Borçlar Hukuku
Edim
Edim, borç ilişkisinden doğan, borçlunun yapmakla veya yapmamakla yükümlü olduğu davranıştır. Pozitif edim (yapma) ve negatif edim (yapmama, kaçınma) olarak ikiye ayrılır. Edim verme, yapma veya yapmamaktan oluşabilir. Asal/asli edim ile yan edim arasında ayrım vardır; asıl edim sözleşmenin temel amacını, yan edim koruyucu/destekleyici hizmetleri ifade eder.
Edim terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Edim Dışı Zenginleşme
Edim dışı zenginleşme, TBK m.77/2 anlamında bir edim aracılığı olmaksızın doğan sebepsiz zenginleşme türüdür; başkasının hakkına müdahale, malını kullanma, harcama veya birleştirme yoluyla gerçekleşir. Modern doktrinde müdahale zenginleşmesi (Eingriffskondiktion) olarak da anılır. İfa eden bir taraf yoktur; zenginleşme davalının kendi tasarrufu veya doğal bir olay sonucu doğmuştur ve haklı sebep yokluğu nedeniyle iadeye konudur.
Edim Dışı Zenginleşme terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Edinilmiş Mal
Edinilmiş mal, eşin evlilik birliği içinde karşılığı verilerek edindiği ve edinilmiş mallara katılma rejimi tasfiyesinde paylaşıma giren mallardır (TMK m.219). Çalışma karşılığı kazançlar, sosyal güvenlik gelirleri, edinilmiş malların ürünleri, maddi tazminat ve edinilmiş mallarla satın alınan mallar bu kategoriye girer. Tasfiyede her eş diğer eşin edinilmiş mallarının yarısı üzerinde katılma alacağı kazanır.
Edinilmiş Mal terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
Edinilmiş mallara katılma rejimi, Türk hukukunda 2002 sonrası yasal mal rejimi olarak uygulanan ve evlilik içinde edinilen malların tasfiyede yarı-yarı paylaşıldığı sistemdir (TMK m.218-241). Eşler kendi mallarına sahiptir; ancak rejim sona erdiğinde her eşin edinilmiş malları üzerinden katılma alacağı doğar. Kişisel mallar paylaşıma girmez; karma yapı evlilik içi dayanışmayı yansıtır.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Egemenlik
Egemenlik, belirli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insan topluluğu üzerinde üstün otoriteye sahip olma ve bu otoriteyi başka bir güce tabi olmaksızın kullanabilme yetkisini ifade eden devletin kurucu unsuru ve anayasa hukukunun temel kavramıdır; 1982 Anayasası m.6 uyarınca egemenlik kayıtsız şartsız Millet'indir, Türk Milleti egemenliğini Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanır, hiçbir organ kaynağını Anayasadan almayan devlet yetkisi kullanamaz.
Egemenlik terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Eğitim ve Öğrenim Hakkı
Eğitim ve Öğrenim Hakkı, bireyin kişiliğini özgürce geliştirmek üzere eğitim görme olanağına erişme hakkını ifade eden temel bir sosyal haktır; 1982 Anayasası m.42 uyarınca kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz, ilköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu ve Devlet okullarında parasızdır, özel okulların bağlı olduğu esaslar kanunla düzenlenir. Hak pozitif statü içinde yer alır ve AİHS 1 No'lu Protokol m.2 ile korunur.
Eğitim ve Öğrenim Hakkı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eklenecek Değerler (Mal Rejimi)
Eklenecek değerler, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi tasfiyesinde edinilmiş mallar değerine eklenmesi gereken belirli değerleri ifade eder. TMK m.229 hükmü uyarınca eşin diğer eşin rızası olmadan tasfiyeden bir yıl önceki dönemde yaptığı karşılıksız kazandırmalar (bağışlamalar) ve mal rejimi sona ermeden önceki son beş yılda yaptığı önemli karşılıksız işlemler edinilmiş mallar değerine eklenir;
Eklenecek Değerler (Mal Rejimi) terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eklenti (Müştemilat)
Eklenti (müştemilat), bir asıl eşyaya ekonomik bir bağ ile bağlı olup onun amacına hizmet eden, ancak fiziki olarak ayrı duran ikincil eşyalardır. TMK m.686 hükmüne dayanan eklenti kavramı, Bütünleyici Parçadan farklı olarak fiziki bütünlük gerektirmez; binaya ait kömür, traktöre ait pulluk, çiftliğe ait alet eklenti örnekleridir ve mülkiyet, satım ve haciz işlemlerinde özel hukuki etki doğururlar.
Eklenti (Müştemilat) terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Ekonomik ve Sosyal Konsey
Ekonomik ve Sosyal Konsey; Anayasa m.166 uyarınca 2010 Anayasa değişikliği ile anayasal statüye kavuşturulan, ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında hükümete ve ilgili kamu kuruluşlarına görüş bildiren istişari bir kuruldur. Kuruluşu, çalışma esasları ve etkinliği kanunla düzenlenir. Sosyal devlet ilkesinin katılımcı boyutunu somutlaştıran danışma organıdır; karar değil, öneri üretir.
Ekonomik ve Sosyal Konsey terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eksik Müteselsil Sorumluluk
Eksik müteselsil sorumluluk, TBK m.62 çerçevesinde aynı zarardan farklı hukuki sebeplerle sorumlu olan kişilerin (örn. biri sözleşmeye aykırılık, diğeri haksız fiil) mağdura karşı müteselsilen sorumlu tutulmasıdır. Sebepler farklı olsa da zarar tek olduğundan mağdur tek tatmin hakkına sahiptir; iç ilişkide paylaşım sebep ağırlığına göre yapılır — hâkimlik rehberi.
Eksik Müteselsil Sorumluluk terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Ek Süre Verme (Münasip Mehil)
Ek süre verme (münasip mehil), karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlu temerrüde düştüğünde alacaklının seçimlik haklarını (TBK m.125) kullanabilmesi için borçluya aynen ifa amacıyla uygun bir süre tanımasıdır. TBK m.123 uyarınca alacaklı, mehil sonunda hâlâ ifa gerçekleşmemişse aynen ifa+gecikme tazminatı, aynen ifadan vazgeçip müspet zarar veya sözleşmeden dönüp menfi zarar yollarından birini tercih eder; mehil verme bir borç değil, alacaklının yüküdür.
Ek Süre Verme (Münasip Mehil) terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Elatmanın Önlenmesi Davası
Elatmanın önlenmesi davası, Müdahalenin Meni Davası'nın Yargıtay terminolojisinde sıkça kullanılan eşanlamlısıdır. TMK m.683/2 cümle 2'ye dayanan bu dava, mülkiyet hakkına yönelik vuku bulmuş veya bulacak saldırıların durdurulmasını ve önlenmesini sağlar; eski Medeni Kanun döneminden gelen terim modern hukukta da yaygın kullanımdadır.
Elatmanın Önlenmesi Davası terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Elbirliği Mülkiyet
Elbirliği mülkiyet, TMK m.701-703'te düzenlenen, bir malvarlığı topluluğu veya kanundan kaynaklanan ilişki temelinde kurulan birlikte mülkiyet türüdür. Paydaşların pay oranı yoktur; eşyanın tamamı üzerinde birlikte hak sahibidirler. Her türlü tasarruf ve önemli yönetim kararı oybirliği gerektirir. Miras şirketi, mal ortaklığı rejimi ve adi ortaklık malları tipik elbirliği hallerdir.
Elbirliği Mülkiyet terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Elden Bağışlama
Elden bağışlama, taşınır malın bağışlayan tarafından bağışlanana derhal teslim edilmesi suretiyle yapılan ve şekle tabi olmayan bağışlama türüdür (TBK m.288/1). Mülkiyet teslim ile geçer; ayrı bir yazılı belgeye gerek yoktur. Yalnızca taşınırlarda mümkündür; taşınmazda elden bağışlama olmaz çünkü mülkiyetin geçişi tescile bağlıdır (TMK m.705). Bağış kastı (animus donandi) ve teslim eylemi temel unsurlardır. Genel bağışlama hükümleri (dönme sebepleri, tenkis) elden bağışlamaya da uygulanır.
Elden Bağışlama terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Elverişli Hareket
Elverişli hareket, somut olayda suç tipinin neticeyi meydana getirmesine elverişli olan davranıştır. TCK m.35 teşebbüsün ön şartı olarak elverişlilik aranır; vasıta, konu ve failin nesnel kapasitesi birlikte değerlendirilir. Mutlak elverişsizlik (boş tabanca, ölmüş kişiye zehir) işlenemez suç sonucu doğurur ve cezasızlık verir; nispi elverişsizlik ise belirli koşullarda elverişsiz olan ancak başka koşullarda neticeyi doğurabilen davranıştır ve teşebbüsü ortadan kaldırmaz.
Elverişli Hareket terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Elverişlilik İlkesi
Elverişlilik ilkesi, temel hakka yapılan bir müdahalede kullanılan aracın, hedeflenen meşru amaca ulaşmaya objektif olarak uygun olmasını gerektiren anayasal kriterdir. Ölçülülük ilkesinin üç alt unsurundan ilkidir; elverişlilik testini geçemeyen bir müdahale gereklilik ve orantılılık denetimine tabi tutulmaksızın anayasaya aykırı kabul edilir. Araç ile amaç arasındaki nedensellik bağı sorgulanır.
Elverişlilik İlkesi terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
El Yazılı Vasiyetname
El yazılı vasiyetname, mirasbırakanın bizzat baştan sona kendi el yazısıyla yazıp tarih ve imza eklediği vasiyettir (TMK m.538). Tanık ve memur gerektirmeyen tek vasiyet türüdür; gizlilik avantajı sunar ancak kaybolma, tahrip ve sahtecilik riskleri yüksektir. Daktilo, bilgisayar veya başkasının yazısı ile düzenlenmiş vasiyet geçersizdir; tarih ve imza eksikse hükümsüz sayılır.
El Yazılı Vasiyetname terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Emredici - Tamamlayıcı Hüküm
Emredici-Tamamlayıcı Hüküm, kanun hükümlerinin tarafların iradesi ile değiştirilip değiştirilemeyeceğine göre yapılan ayrımdır. Emredici (jus cogens) hükümler taraflar arasında değiştirilemez ve aksine sözleşme geçersizdir; tamamlayıcı (jus dispositivum) hükümler ise tarafların aksini kararlaştırmadığı hâllerde uygulanır. Bu ayrım, sözleşme özgürlüğünün sınırlarını çizen temel metodolojidir.
Emredici - Tamamlayıcı Hüküm terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Engellilerin Korunması
Engellilerin korunması, 1982 Anayasası'nın 61. maddesinde düzenlenen ve devlete, toplum içinde ayrımcılığa uğramaksızın yaşamaları için engellilerin korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirler alma ödevi yükleyen ikinci kuşak sosyal haktır. 2010 anayasa değişikliğiyle m.10'a eklenen pozitif ayrımcılık hükmü ile engellilere yönelik koruyucu tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı açıkça düzenlenmiştir.
Engellilerin Korunması terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Engel Sebep
Engel sebep, suç teşebbüsünün tamamlanmamasına yol açan, failin iradesi dışında gelişen olgudur. TCK m.35'in "elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz" ifadesi engel sebebi şart koşar. Mağdurun direnci, kolluk müdahalesi, üçüncü kişinin araya girmesi, doğa olayı, teknik aksaklık tipik örneklerdir. İradi engel hâlinde teşebbüs değil gönüllü vazgeçme uygulanır ve TCK m.36 devreye girer; bu yüzden iradilik kriteri belirleyici niteliktedir ve hâkim tarafından somut delillerle incelenir.
Engel Sebep terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Erga Omnes
Erga omnes (Latince "herkese karşı"), bir hakkın ya da hukuki durumun belirli bir kişiye değil tüm üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirliğini ifade eden klasik Roma hukuku maksimidir. Mutlak hakların ayırt edici özelliğidir — mülkiyet, kişilik hakları, sınırlı ayni haklar herkese karşı korunur. Inter partes (yalnız taraflar arası) etkisinin karşıtıdır ve mutlak/nispi hak ayrımının temel ayrımlarındandır.
Erga Omnes terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Ergin (Erginlik)
Ergin, TMK m.11 uyarınca onsekiz yaşını doldurmuş kişidir; erginlik tam fiil ehliyetinin temel ön şartıdır. Üç yolla kazanılır: (i) onsekiz yaşın doldurulması, (ii) onaltı yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücü bulunan kişinin mahkeme izniyle evlenmesi (TMK m.11/2, 124), (iii) onbeş yaşını dolduran küçüğün veli ve vasısının rızasıyla mahkemece ergin kılınması (TMK m.12). Evliliğin sona ermesi erginliği ortadan kaldırmaz.
Ergin (Erginlik) terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Ergin Kılınma
Ergin Kılınma, 15 yaşını dolduran küçüğün haklı sebep göstererek mahkeme kararıyla ergin kılınmasıdır; TMK m.12 hükmüne dayanır. Bu kurum, küçüğün velayetin sona ermesi öncesinde Tam Ehliyetli statüsüne geçmesini sağlar. Karar verilebilmesi için küçük + anne-baba veya Vasinin rızası ile vesayet makamı izninin bulunması ve haklı bir sebebin varlığı şarttır.
Ergin Kılınma terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Erginlerin Evlat Edinilmesi
Erginlerin evlat edinilmesi, on sekiz yaşını doldurmuş bir kişinin başka bir gerçek kişi tarafından evlat edinilmesini ifade eden, küçüklerin evlat edinilmesinden farklı koşullara tabi özel bir kurumdur. TMK m.313 hükmü ile düzenlenen bu yöntem, evlat edinilenle evlat edinen arasında en az otuz yıl yaş farkı, en az beş yıl birlikte yaşama gibi katı şartlar gerektirir; karar mahkemece verilir ve evlat edinilenin rızası mutlaktır.
Erginlerin Evlat Edinilmesi terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Erken İfa
Erken ifa, borçlunun vadeden önce edimi yerine getirme yetkisidir. TBK m.86; sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ya da işin niteliğinden anlaşılmadıkça vadenin borçlu yararına konulduğu varsayılır ve borçlu, alacaklının rızasına gerek olmadan erken ifa edebilir. Alacaklı, kural olarak erken sunulan ifayı reddedemez; reddederse alacaklı temerrüdü gündeme gelir.
Erken İfa terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Erteleme Denetim Süresi
Erteleme denetim süresi, hapis cezasının ertelenmesi durumunda failin denetim altında bulundurulduğu zaman dilimidir. TCK m.51/3-4'te düzenlenmiştir. Süre 1-3 yıl arasında hâkim takdiri ile belirlenir. Bu süre içinde fail tekrar kasıtlı suç işlemediği takdirde cezası infaz edilmemiş sayılır; tekrar suç işlerse erteleme kalkar ve ceza infazı başlar. Hâkim denetim yükümlülükleri de getirebilir.
Erteleme Denetim Süresi terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Erteleme Şartları
Erteleme şartları, TCK m.51/1'de düzenlenen ve hapis cezasının ertelenmesi için sağlanması gereken kümülatif koşullardır. Dört temel şart aranır: ceza miktarının 2 yıl ve altı (çocuk-yaşlı 3 yıl) olması, failin sicilinin temiz olması veya 5 yıl içinde kasıtlı hapis cezası almamış olması, mağdur veya kamu zararının giderilmesi, failin sosyal hayatla uyumlu davranış sergilemesi. Şartlar sağlansa dahi hâkim ertelemeyi takdire göre reddedebilir.
Erteleme Şartları terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Erteleyici (Geciktirici) Koşul
Erteleyici (geciktirici) koşul, sözleşme kurulduğu anda hukuken meydana gelmekle birlikte hüküm ve sonuçlarının doğumunun gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsiz olan bir olguya bağlandığı koşul türüdür ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.170-172 hükümlerinde düzenlenmiştir; koşulun gerçekleşmesi anına kadar borç doğmaz, alacaklı muacceliyet ileri süremez ve borçlu temerrüde düşmez, ancak alacaklı haklarını koruyucu önlemler talep edebilir.
Erteleyici (Geciktirici) Koşul terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Esas Alınan Vasıfta Yanılma
Esas alınan vasıfta yanılma (TBK m.32), saikte yanılmanın iptal sebebi sayılan özel halidir; tarafın yanılması sözleşmenin esaslı şartı olarak kabul edilen bir vasıf üzerine düşmektedir. Karşı tarafın da bu vasıfı esaslı saymış olması veya dürüstlük kurallarına göre saymış sayılması gerekir. Antika değerli sandığı tablonun kopya çıkması klasik örnektir.
Esas Alınan Vasıfta Yanılma terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Esaslı Yanılma
Esaslı yanılma, sözleşmenin esaslı bir noktasında yanılma yapılmasıdır; yanılan taraf sözleşmeyle bağlı olmaz (TBK m.30). Esaslılık iki yönlüdür: yanılan o noktayı bilmeseydi sözleşmeyi yapmazdı (sübjektif unsur) ve dürüstlük kurallarına göre o nokta sözleşmenin esaslı şartı sayılırdı (objektif unsur). TBK m.31 yedi tipik hâli sayar. Yanılan taraf, yanıldığını öğrendiği günden itibaren bir yıl içinde sözleşmeyi iptal etmelidir (TBK m.39).
Esaslı Yanılma terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eser Bedelinin Belirlenmesi
Eser bedelinin belirlenmesi (TBK m.479-481), eser sözleşmesinde yüklenicinin alacağı bedelin nasıl tespit edileceğini düzenler. Bedel götürü (sabit), değere göre (birim fiyat), yaklaşık (öngörülen) veya değişken olarak kararlaştırılabilir. Bedel sözleşmede belirtilmemişse hâkim eserin değeri, harcanan emek ve masraflara göre belirler. Bu rejim eser sözleşmesinin ekonomik temelini oluşturur.
Eser Bedelinin Belirlenmesi terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eserde Açık Ayıp
Eserde açık ayıp, eserin teslimi sırasında olağan inceleme ile fark edilebilen kusurdur. İş sahibi gözden geçirme yükümlülüğü altındadır (TBK m.477); açık ayıbı tespit ettiği anda derhal yüklenicye ihbar etmek zorundadır. İhbar etmemesi halinde zımni kabul karinesi doğar; eseri o ayıpla kabul etmiş sayılır ve tekeffül haklarını kaybeder. Bu rejim gizli ayıbın aksine kabulden önceki gözden geçirme süreciyle sıkı bağlıdır.
Eserde Açık Ayıp terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eserde Gizli Ayıp
Eserde gizli ayıp, eserin kabulü sırasında olağan inceleme ile fark edilemeyen, sonradan kullanım veya kontrol esnasında ortaya çıkan kusurdur. Açık ayıbın aksine kabul karinesi gizli ayıbı sona erdirmez; iş sahibi gizli ayıbı ortaya çıktığı anda derhal ihbar etmek zorundadır. TBK m.478 zamanaşımı süreleri (taşınırda 2, taşınmaz yapıda 5, ağır kusurda 20 yıl) bu ayıplara da uygulanır.
Eserde Gizli Ayıp terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eserin Ayıplı Olması
Eserin ayıplı olması (TBK m.475), yüklenicinin teslim ettiği eserin sözleşmede vaat edilen niteliklere veya olağan kullanım amacına uygun olmamasıdır. Ayıp maddi (fiziksel kusur) veya hukuki (üçüncü kişi hakkı, izinsizlik) olabilir. İş sahibinin beş seçimlik hakkı vardır: sökme, sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım, tazminat. Bu rejim eser-sozlesmesi'nin yüklenici sorumluluğu cephesini düzenler.
Eserin Ayıplı Olması terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eserin Kabulü
Eserin kabulü (TBK m.477), iş sahibinin yüklenici tarafından teslim edilen eseri sözleşmeye uygun bulduğunu açık veya zımni olarak beyan etmesidir. Açık kabulde gözden geçirme sonucunda uygun bulma açıklanır; zımni kabulde süresinde ihbar etmeme nedeniyle kabul karinesi doğar. Kabul ile yüklenicinin ayıba karşı tekeffül borcu açık ayıplardan sona erer; gizli ayıplar TBK m.478 zamanaşımı süreleri içinde ileri sürülebilir.
Eserin Kabulü terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eserin Taşınmaz Yapı Niteliği
Eserin taşınmaz yapı niteliği (TBK m.478/II), eser sözleşmesinde 5 yıllık zamanaşımı rejiminin uygulanması için aranan şartı tanımlar. Yapı eseri, taşınmaz mal üzerine eklenmiş; bina, köprü, baraj, tünel, yol gibi nitelikteki eseri ifade eder. Sadece taşınmaz olması yetmez; yapı niteliği zorunludur. Bu nitelendirme zamanaşımı, kabul rejimi ve seçimlik hakların kapsamı bakımından eserin niteliğini belirler.
Eserin Taşınmaz Yapı Niteliği terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eserin Umulmayan Halle Yok Olması
Eserin umulmayan halle yok olması (TBK m.486), yüklenicinin yapım sırasında veya teslim öncesi eserin tarafların kusuru olmaksızın yok olmasıdır. Hasar dağılımı kuralı: teslimden önce risk yüklenicinin (kendi emek ve malzemesi yıkılır), teslimden sonra iş sahibinin üzerindedir. Bu rejim mücbir sebep, doğal afet veya öngörülemez olaylarda uygulanır. Yüklenicinin başlangıç emek bedeli iadesi ve diğer hakları sınırlıdır.
Eserin Umulmayan Halle Yok Olması terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eserin Yapımında Gecikme
Eserin yapımında gecikme (TBK m.473), yüklenicinin işe başlamada veya işin yürütülmesinde önemli ölçüde gecikmesi nedeniyle eserin sözleşmede öngörülen sürede tamamlanamayacağının açıkça anlaşılmasıdır. İş sahibi bu halde teslim süresi gelmeden ve süre vermeksizin sözleşmeden dönebilir; klasik borçlu temerrüdü kurallarına göre ek süre vermek zorunda değildir. Bu koruma eser-sozlesmesi'nde iş sahibinin önemli güvencesidir.
Eserin Yapımında Gecikme terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eser Sözleşmesi
Eser sözleşmesi (TBK m.470), yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Karakteristik edim sonuç edimidir: yüklenici sadece çalışmayı değil, kararlaştırılan eseri başarıyla teslim etmeyi taahhüt eder. Bu özellik onu, özen edimi içeren vekaletten ve yarar edimi içeren hizmet sözleşmesinden ayırır.
Eser Sözleşmesi terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eser Sözleşmesi vs Hizmet Sözleşmesi vs Vekalet
Eser sözleşmesi, hizmet sözleşmesi ve vekalet üç ayrı edim türü içerir: eser sözleşmesi sonuç edimi, hizmet sözleşmesi yarar edimi, vekalet ise özen edimi temelinde kurulur. Yüklenici eserin başarılı tamamlanmasını, işçi belirli süre çalışmayı, vekil ise dikkat ve özen göstermeyi borçlanır. Bu üç sözleşme tipinin doğru tasnifi hâkimlik sınavının klasik tuzaklarındandır.
Eser Sözleşmesi vs Hizmet Sözleşmesi vs Vekalet terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eşin Çalışma Hakkı
Eşin çalışma hakkı, evli kadın veya erkeğin diğer eşin onayı olmaksızın bir meslek ve sanatla uğraşma özgürlüğüdür (TMK m.192). 2002 medeni kanun reformu ile eski "kadının çalışması için kocanın izni" kuralı tamamen kaldırılmıştır. Eşler arası eşitlik ilkesinin yansımasıdır; her iki eş de meslek seçim, çalışma yer ve süresi konusunda bağımsız karar verir.
Eşin Çalışma Hakkı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eşin Katkı Payı Alacağı
Eşin katkı payı alacağı, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi tasfiyesinde, bir eşin diğer eşin kişisel mal ya da edinilmiş malına katkı yapmış olması durumunda, bu katkının değerini parasal olarak talep etme hakkıdır. TMK m.227 hükmü uyarınca düzenlenen bu alacak, mal rejimi tasfiyesi sırasında ortaya çıkar; emek, para veya diğer değerli katkıları kapsar ve Değer Artış Payı ile bağlantılıdır.
Eşin Katkı Payı Alacağı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eşin Miras Payı
Eşin miras payı, sağ kalan eşin yasal mirasçı sıfatıyla terekeden alacağı kademeli paydır (TMK m.499). Eş hiçbir zümreye dahil olmamakla birlikte birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişen pay alır: altsoyla ¼, ana-baba zümresiyle ½, büyükana-büyükbaba zümresiyle ¾, hiçbir zümre yoksa terekenin tamamı. Eşin miras payı, mal rejimi tasfiyesinden ayrı ve bağımsız doğan bir haktır.
Eşin Miras Payı terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eşin Onayı Kefalet İstisnaları
Eşin onayı kefalet istisnaları, TBK m.584/3'te düzenlenen ve eşin yazılı onayı aranmadan kefalet kurulmasına izin veren üç durumdur: (1) ticaret siciline kayıtlı tacirin ticari işletmesiyle ilgili kefaleti, (2) meslek veya sanat sahibinin meslek icrasıyla ilgili kefaleti, (3) kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili kefaleti. Hâkimlik klasik tuzağı — istisna kapsamı sınırı sınanır.
Eşin Onayı Kefalet İstisnaları terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eşin Saklı Pay Oranı
Eşin saklı pay oranı, sağ kalan eşin yasal pay üzerinden korunan asgari miras hakkıdır (TMK m.506). Eş, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı ise yasal payının tamamı saklı paydır; tek başına yasal mirasçı (3. zümre yokluğunda) ise yasal payın ¾'ü korunur. Bu oranlar, evlilik birliğinin korunması ilkesinin miras hukukundaki en güçlü yansımalarından biridir.
Eşin Saklı Pay Oranı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eşin Soyadı
Eşin soyadı, evlenme sonrası kadının kullanacağı soyadına ilişkin TMK m.187 ve sonraki içtihat kararlarıyla şekillenen kuraldır. Geleneksel kural eşin koca soyadını alması iken; AİHM Tekeli kararı (2004) ve AYM 2011 kararı sonrası kadın evlenme sırasında bekarlık soyadını da kullanma seçeneğine kavuşmuştur. Boşanma sonrası eski soyadına dönülebilir.
Eşin Soyadı terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Eşin Yazılı Onayı (Kefalet)
Eşin yazılı onayı, evli kefilin kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartı olarak eşinden yazılı izin almasıdır (TBK m.584). Onay sözleşme kuruluşundan önce veya kuruluş anında verilmelidir; sonradan onay doktrinde tartışmalıdır. Sözleşmede kefalet miktarı veya türünde değişiklik yapılırsa yeniden onay alınmalıdır. m.584/3 üç istisna tanır: ticari kefalet (sicile kayıtlı tacir), meslek/sanat icracısı, kamu görevlisi.
Eşin Yazılı Onayı (Kefalet) terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eşler Arası Mal Rejimi
Eşler arası mal rejimi, Türk Medeni Kanunu m.202-281 arasında düzenlenen ve eşlerin evlilik süresince mal varlıkları üzerindeki hak ve yükümlülüklerini, evliliğin sona ermesi halinde bu malların tasfiyesini düzenleyen sistemdir. Yasal rejim edinilmiş mallara katılmadır (TMK m.218). Eşler sözleşmeyle mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerini seçebilir. Her rejim mal tasnifi, yönetim, sorumluluk ve tasfiye kurallarını ayrı biçimde düzenler.
Eşler Arası Mal Rejimi terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eşler Arası Tasarruf Yasağı
Eşler Arası Tasarruf Yasağı, evlilik birliğini koruma sürecinde mahkeme kararıyla bir eşin belirli mal varlığı işlemleri üzerine konulan kısıtlamadır; TMK m.199 hükmüne dayanır. Yasak, eşin diğer eşin haklarını veya birliğin mali güvenliğini tehdit eden işlemler yapmasını önlemeye yöneliktir. Sicile yansıtılan yasaklar üçüncü kişiler için de bağlayıcılık kazanır.
Eşler Arası Tasarruf Yasağı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eşlerin Sadakat Yükümlülüğü
Eşlerin sadakat yükümlülüğü, evlilik birliğinin temel unsuru olarak eşlerin birbirine fiziksel ve manevi sadakatle bağlı kalması zorunluluğudur (TMK m.185/3). Sadakat ihlali zina (TMK m.161), pek kötü davranış veya suç işleme şeklinde kendini gösterebilir; bu hâllerde diğer eş özel boşanma sebebiyle dava açabilir. Sadakat tek taraflı değil, karşılıklı yükümlülüktür.
Eşlerin Sadakat Yükümlülüğü terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eşlerin Temsil Yetkisi
Eşlerin Temsil Yetkisi, evlilik birliği boyunca eşlerin birliğin günlük gereksinimleri için diğerini temsil etme ve birliği bağlayan işlemler yapma yetkisidir; TMK m.188-191 hükümlerine dayanır. Olağan ihtiyaçlar için her iki eş tek başına temsil yetkilidir; olağanüstü işlemler ise diğer eşin onayını gerektirir. Birlik temsilinin sınırları aşıldığında üçüncü kişilerin korunması özel düzenlemelere bağlanmıştır.
Eşlerin Temsil Yetkisi terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Eşlerin Yardım Yükümlülüğü
Eşlerin Yardım Yükümlülüğü, evlilik birliği boyunca eşlerin birbirlerine maddi ve manevi destek olma, evlilik giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülüğüdür; TMK m.185-186 hükümlerine dayanır. Eşler ortak yaşam, sadakat ve yardım üçlüsü ile bağlanır; bu yükümlülük Aile Birliğinin temelidir. İhlal hâlinde Boşanma Sebepleri içinde "evlilik birliğinin sarsılması" niteliği kazanabilir.
Eşlerin Yardım Yükümlülüğü terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Eşya Müsaderesi
Eşya müsaderesi, suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun konusunu oluşturan eşyanın devletin mülkiyetine geçirilmesidir. TCK m.54'te düzenlenmiştir. Suçta kullanılan, kullanılmak üzere hazırlanan, suçun konusunu oluşturan veya suçtan elde edilen eşyalar müsadere kapsamına girer. İyiniyetli üçüncü kişilerin malları müsadere edilemez. Müsadere ek bir güvenlik tedbiridir; cezalandırmanın yanında uygulanır.
Eşya Müsaderesi terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Etkililik İlkesi (AİHM)
Etkililik İlkesi (AİHM), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin AİHS yorumunda benimsediği temel ilkelerden biridir; Sözleşme'de tanınan hakların "teorik ya da illüzyonist değil, pratik ve etkili" biçimde güvence altına alınması gerektiğini öngörür. İlke Airey v. Ireland (1979) kararında sistemleştirilmiştir; devletlere sadece hakkı kabul etmemelerini değil, kullanılmasını mümkün kılacak pozitif yükümlülükler üstlenmelerini dayatır. AİHM yorum metodolojisinin temel ilkesidir.
Etkililik İlkesi (AİHM) terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Etkin Pişmanlık
Etkin pişmanlık, suçun tamamlanmasından sonra failin pişmanlık göstererek zararı gidermesi, mağdurun rızasını alması veya soruşturmaya yardımcı olması durumudur. TCK'da gönüllü vazgeçmeden farklı bir kurumdur; tipiklik tamamlandıktan sonra devreye girer ve cezada indirim sağlar. Özellikle hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, rüşvet gibi suçlarda özel hükümlerle (TCK m.93, 168, 192, 254 vb.) düzenlenmiştir.
Etkin Pişmanlık terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Etkin Pişmanlık — Organ Ticareti
Etkin pişmanlık — organ ticareti (TCK m.93), organ veya dokularını satan kişinin resmi makamlar haberdar olmadan önce durumu bildirerek suçluların yakalanmasına yardım etmesi halinde tam cezasızlığa, suç ortaya çıktıktan sonra yardım etmesi halinde dörtte birden yarısına kadar indirime yol açan özel etkin pişmanlık hükmüdür. Genel m.168 etkin pişmanlığından farklı olarak yalnızca satıcıyı kapsar.
Etkin Pişmanlık — Organ Ticareti terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlat Edinme
Evlat edinme, evlat edinen ile evlat edinilen arasında doğum benzeri soybağı ilişkisi kurulmasını sağlayan mahkeme kararlı özel hukuk işlemidir. Türk Medeni Kanunu m.305-320 arasında düzenlenir; küçüklerin ve erginlerin evlat edinilmesi farklı şartlara tabidir. Asgari yaş farkı 18, çocuk üstün yararı, bakım + eğitim süresi şartı temel unsurlardır ve sulh hukuk mahkemesi karar verir.
Evlat Edinme terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlat Edinmede Üstün Yarar
Evlat edinmede üstün yarar, evlat edinme kararının verilmesinde mahkemenin temel ilke olarak çocuğun üstün yararını gözetmesini ifade eden mutlak ölçüttür. TMK m.305/2 hükmü ve BM Çocuk Hakları Sözleşmesi m.21 dayanaklı bu ilke, mahkemeye sosyal inceleme raporları, çocuğun fikri, evlat edinen ailenin koşulları gibi tüm faktörleri değerlendirme zorunluluğunu yükler.
Evlat Edinmede Üstün Yarar terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlat Edinmenin İptali
Evlat Edinmenin İptali, Evlat Edinme işleminin esaslı bir noksanlık veya hukuki sebep nedeniyle mahkeme kararıyla geçersiz sayılmasıdır; TMK m.317-319 hükümlerine dayanır. İptal sebepleri Çocuğun Üstün Yararı ihlali, ehliyetsizlik, esaslı unsurlardaki noksanlık. Evlatlık İlişkisinin Kaldırılmasından farklı olarak iptal geriye etkili sonuç doğurur.
Evlat Edinmenin İptali terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlat Edinmenin Sonuçları
Evlat edinmenin sonuçları, Türk Medeni Kanunu m.314-315'te düzenlenen kapsamlı hukuki etkilerdir. Evlat edinilen çocuk evlat edinenin altsoyu olur; velayet evlat edinene geçer, soyadı zorunlu olarak değişir, ön ad talebe bağlı değişebilir, nüfus kütüğüne işlenir ve yasal mirasçılık hakkı doğar. Biyolojik aile ile soybağı, evlenme yasakları ve kişiye sıkı bağlı haklar hariç sona erer.
Evlat Edinmenin Sonuçları terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlat Edinme Sözleşmesi
Evlat edinme sözleşmesi terimi, eski TMK döneminde kullanılan ve evlat edinmenin sözleşmesel temele dayalı olduğu fikrini yansıtan kavramdır. 4721 sayılı yeni Medeni Kanunda evlat edinme sözleşme değil, mahkeme kararına dayalı kurumsal bir işlem olarak düzenlenmiştir; bu nedenle "evlat edinme sözleşmesi" terimi sıkça karşılaşılsa da hukuken yanıltıcıdır ve doğru kullanımı evlat edinme kararı veya evlat edinme süreci olmalıdır.
Evlat Edinme Sözleşmesi terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlat Edinme Yaşı
Evlat edinme yaşı, evlat edinen ile evlatlık arasındaki yaş farkına ilişkin kuraldır; Türk Medeni Kanunu m.308 uyarınca evlat edinen, evlatlıktan en az 18 yaş büyük olmalıdır. Evlat edinen 30 yaşını doldurmuş olmalıdır (m.305). Eşler birlikte evlat edinmeye karar vermişse en az birinin 30 yaşı doldurması yeterlidir. Yaş kuralı çocuğun yararını korumayı amaçlar.
Evlat Edinme Yaşı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlatlık Hısımlığı
Evlatlık hısımlığı, evlat edinme yoluyla kurulan ve hukukî olarak kan hısımlığı niteliği kazandırılan akrabalık ilişkisidir. TMK m.282 hükmü uyarınca düzenlenen bu hısımlık türü, evlat edinen ile evlatlık arasında soybağı doğurur ve evlatlığa biyolojik çocuğun haklarına eşdeğer haklar tanır; mirasçılık, nafaka yükümlülüğü ve evlenme engelleri açısından kan hısımlığı ile aynı sonuçları doğurur.
Evlatlık Hısımlığı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması
Evlatlık ilişkisinin kaldırılması, evlat edinme hükümlerinin sonradan ortaya çıkan haklı sebeplerle mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir (TMK m.317-319). Sebepler: evlat edinmenin koşullarının başlangıçtan itibaren bulunmaması, evlat edinen veya evlatlığın ağır kusurlu davranışları, evlatlığın çıkar çatışmasına neden olması. Kaldırma kararı tarihinde itibaren evlatlık aile ilişkileri sona erer.
Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlenme
Evlenme, bir erkek ile bir kadının evlenme iradelerini yetkili evlendirme memuru önünde karşılıklı açıklamasıyla kurulan ve TMK m.124-160 arasında düzenlenen aile hukuku sözleşmesidir. Ehliyet, evlenme engellerinin bulunmaması, yetkili memur önünde resmî tören ve iki tanığın hazır bulunması zorunlu unsurlarıdır. Evlenme eşler arasında sadakat, destek, ortak konut yükümlülükleri; çocuklar ile soybağı; mal rejimi, miras hakları ve evlilik birliğinin temsil yetkisi doğurur.
Evlenme terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlenme Ehliyeti
Evlenme ehliyeti, bir kişinin geçerli evlenme sözleşmesi yapma yeteneği olup Türk Medeni Kanunu m.124-128 arasında düzenlenir. Üç temel unsuru vardır: ayırt etme gücüne sahip olma, evlenme yaşını doldurmuş olma (normal 17, olağanüstü 16 mahkeme izniyle) ve gerekiyorsa yasal temsilcinin rızası. Kısıtlılar yasal temsilci rızası ve mahkeme izniyle evlenebilir. Evlenme ehliyeti fiil ehliyetinin özel bir türü olup eksikliği mutlak veya nisbî butlan sebebidir.
Evlenme Ehliyeti terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlenme Engelleri
Evlenme engelleri, TMK m.129-134 arasında düzenlenen ve belirli hâllerde evlenmeyi yasaklayan ya da erteleyen hukuki sebeplerdir. Kesin engeller: üstsoy-altsoy, kardeş, amca-teyze-hala-dayı ile yeğen hısımlığı; kayın hısımlığı; evlatlık ilişkisi; mevcut evlilik (tek eşlilik) ve ağır bulaşıcı hastalık. Kesin olmayan engeller: kadının 300 günlük bekleme süresi ve akıl hastalığı sağlık raporu koşulu. Kesin engellere rağmen yapılan evlenme mutlak butlanla geçersizdir.
Evlenme Engelleri terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlenmenin Butlanı
Evlenmenin butlanı, TMK m.145-160 arasında düzenlenen ve bir evlenmenin geçersizliğini mahkeme kararıyla tespit eden müessesedir. Mutlak butlan (TMK m.145) ayırt etme gücü yokluğu, mevcut evlilik, hısımlık ve akıl hastalığında uygulanır; dava herkese açıktır. Nisbî butlan (TMK m.149-151) rıza bozukluğu (hata, hile, tehdit) ve yasal temsilci rızası eksikliğinde mağdur eşe 6 ay dava süresi verir. Butlan kararı ileriye yöneliktir; çocukların soybağı korunur.
Evlenmenin Butlanı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlenme Törenleri
Evlenme töreni, TMK m.134-142 hükümleri uyarınca yetkili evlendirme memuru önünde ve iki tanığın huzurunda yapılması zorunlu olan, evlenmenin kurucu şekil unsurunu oluşturan aleni merasimdir. Tören başvuru, inceleme, icra ve tescil aşamalarından oluşur; memur iradeleri sorar, tarafların evet cevapları üzerine evlenmeyi kurar ve evlenme cüzdanı düzenleyip nüfus kaydına işler. Törensiz veya yetkisiz memur önünde yapılan evlenme yokluk hükmündedir ve hukuki sonuç doğurmaz.
Evlenme Törenleri terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evliliğin Genel Hükümleri
Evliliğin genel hükümleri, Türk Medeni Kanunu m.185-201 arasında düzenlenen ve evlenme ile kurulan hayat birliğinin hukuki çerçevesini çizen kurallardır. Eşlerin sadakat, destek ve saygı yükümlülükleri, ortak konut seçimi, birliğin temsili, aile hukukuna ilişkin işlemlerde karşılıklı rıza, meslek serbestliği, ayrı yaşama hakkı ve birliğin korunması için mahkeme önlemleri bu kapsamdadır. Hükümler kamu düzenindendir; eşler sözleşmeyle değiştiremez.
Evliliğin Genel Hükümleri terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlilik Birliğini Koruma Tedbiri
Evlilik Birliğini Koruma Tedbiri, eşlerden birinin diğerinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya birliğin tehlikeye girmesi hâlinde Aile Mahkemesi tarafından alınan geçici tedbirlerdir; TMK m.195-199 hükümlerine dayanır. Birliğin yönetiminden kazanç paylaşımına, eşlerin temsilinden konut tahsisine kadar geniş yelpazede tedbir alınabilir; boşanmadan farklı olarak evlilik korunur.
Evlilik Birliğini Koruma Tedbiri terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Evlilik Birliğinin Sarsılması
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, Türk Medeni Kanunu m.166'da düzenlenen ve özel boşanma sebepleri dışında kalan olaylarla da boşanmaya imkân veren genel boşanma sebebidir. Hüküm, 1988 yılında 3444 sayılı Kanunla genişletilerek evlilik birliğinin ortak hayatı çekilmez kılan her türlü sarsılmasını kapsar hâle getirilmiştir. Uygulamada çekişmeli boşanma (m.166/1-2), anlaşmalı boşanma (m.166/3) ve üç yıllık fiilî ayrılık hâli (m.166/4) olmak üzere üç alt düzenleme üzerinden işler.
Evlilik Birliğinin Sarsılması terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Evrensellik İlkesi
Evrensellik ilkesi, ceza hukukunda uluslararası toplumun ortak çıkarına yönelik belirli ağır suçların, fail ve mağdurun vatandaşlığı ile suçun işlendiği yer fark etmeksizin Türk kanunlarına göre cezalandırılmasını öngören ilkedir. 5237 sayılı TCK m.13 düzenler. Soykırım, insanlığa karşı suçlar, sahte para, uyuşturucu, müstehcenlik, fuhuş, deniz korsanlığı ve uçak/gemi kaçırma gibi suçları kapsar; mülkilik ve şahsilik ilkelerinden bağımsız uygulanır.
Evrensellik İlkesi terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Ex Aequo et Bono
Ex aequo et bono (Latince "hakkaniyet ve iyilikle"), bir yargıcın tarafların talebi üzerine katı pozitif hukuk yerine hakkaniyet ve iyilik kurallarıyla karar vermesini ifade eden klasik maksimdir. Uluslararası hukukta UAD Statüsü m.38/2 hükmünce uygulanan bu yetki, milli hukukta hakem heyetlerinin tarafların izniyle hakkaniyet hükümlerine başvurmasını sağlar. Aequitas'ın somut prosedürel yansıması olarak modern uyuşmazlık çözüm metodolojisinde yer bulur.
Ex Aequo et Bono terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Eziyet
Eziyet, TCK m.96''da düzenlenen ve bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirme suçudur. Temel hâli (m.96/1) iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir; mağdur çocuk, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişi, üstsoy, altsoy, eş ya da kardeş ise (m.96/2) ceza üç yıldan sekiz yıla yükselir. İşkenceden (m.94) farklı olarak failin kamu görevlisi sıfatına bağlı değildir; sıradan kişiler arasındaki sürekli ve sistematik kötü muameleyi cezalandırır.
Eziyet terimi hakkında Detayları gör