Haberleşme Hürriyeti
Herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğu ve haberleşmenin gizliliğinin esas olduğu haktır (AY m.22). Milli güvenlik ve kamu düzeni gibi nedenlerle hakim kararıyla sınırlanabilir.
Herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğu ve haberleşmenin gizliliğinin esas olduğu haktır (AY m.22). Milli güvenlik ve kamu düzeni gibi nedenlerle hakim kararıyla sınırlanabilir.
Herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olmasıdır (AY m.36).
Hakim ve savcıların mesleğe kabulü, atanması, nakli, terfi, disiplin işlemleri gibi özlük işlerini yürüten anayasal kuruluştur (AY m.159). On üç üyeden oluşur.
Hakim ve savcıların azlolunamaması, kendileri istemedikçe 65 yaşından önce emekliye ayrılamaması ve özlük haklarından yoksun bırakılamaması güvencesidir (AY m.139). Yargı bağımsızlığının bireysel boyutudur.
Temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması halinde bile hakkın kullanılmasını imkansız kılacak ölçüde özüne dokunulamaması yasağıdır (AY m.13). Sınırlamanın mutlak sınırını oluşturur.
Anayasa değişikliklerinin halkın onayına sunulmasıdır (AY m.175). TBMM üye tamsayısının beşte üçü ile üçte ikisi arasında kabul edilen değişiklikler zorunlu olarak halkoylamasına sunulur.
Genel seçimlerde geçerli oyların en az yüzde üçünü alan siyasi partilere devlet bütçesinden yapılan mali yardımdır. Siyasi partilerin mali bağımsızlığını ve fırsat eşitliğini destekler.
Merkezi idare teşkilatı içinde ast-üst ilişkisine dayalı düzendir. Üst makamlar alt makamlara emir ve talimat verebilir, kararlarını denetleyebilir ve gerektiğinde değiştirebilir.
Devletin tüm eylem ve işlemlerinin hukuka uygun olması, yargısal denetime tabi tutulması ve bireylerin hukuki güvenliğinin sağlanması ilkesidir (AY m.2). Anayasa Mahkemesi kararlarında temel referans noktasıdır.
Yargılama sürecinde tarafların iddia ve savunmalarını mahkeme önünde etkili biçimde ileri sürebilmesini, delilleri sunabilmesini ve mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını güvence altına alan adil yargılanma hakkının temel bileşenidir.
Bireylerin hukuk düzenine güven duyabilmesini, kazanılmış haklarının korunmasını, hukuki belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanmasını gerektiren hukuk devletinin temel ilkesidir.