Anayasa Hukuku
Haberleşme Hürriyeti
Haberleşme Hürriyeti, herkesin mektup, telefon, telgraf, e-posta, mesajlaşma uygulaması ve diğer iletişim araçlarıyla başkalarıyla özgürce haberleşme ve haberleşmenin gizliliğine tabi tutulma hakkını ifade eden klasik bir koruyucu haktır; 1982 Anayasası m.22 ve AİHS m.8 ile korunur. Haberleşme gizliliği esastır; kanunla belirlenen sebeplere bağlı olarak usulüne uygun hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili merciin emriyle sınırlanabilir.
Haberleşme Hürriyeti terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hafif Kusur
Hafif kusur (sıradan ihmal, simple negligence), gerekli özenin biraz altında kalma şeklindeki en hafif kusur derecesidir. Sorumluluk doğurur ancak ağır kusurun aksine sorumsuzluk anlaşması ile kaldırılması kural olarak mümkündür (TBK m.115/2 sınırları çerçevesinde). Sigorta tarafından kural olarak kapsanır; tazminat indirimi (TBK m.51) hâkim takdiriyle uygulanabilir.
Hafif Kusur terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hafta Tatili (TBK)
Hafta tatili, hizmet sözleşmesinde işçiye haftalık çalışma süresinin sonunda kullanma hakkı tanınan 24 saat kesintisiz dinlenme süresidir (TBK m.421). Kural olarak Pazar gününe denk gelir; ancak işin niteliği gerektiriyorsa alternatif bir gün kararlaştırılabilir. Hafta tatili ücretlidir: işçiye o günde çalışmamasına rağmen bir gündelik tutarında ücret ödenir; çalıştırılırsa İş Kanunu m.46 uyarınca %100 zamlı ücret işler.
Hafta Tatili (TBK) terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Hak Arama Hürriyeti
Hak Arama Hürriyeti, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olmasını ifade eden ve hukuk devletinin en temel anayasal güvencelerinden biri olan aktif statü hakkıdır; 1982 Anayasası m.36 uyarınca hiçbir mahkeme görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz. AİHS m.6 ve m.13 paralel korumayı kurar; diğer tüm hakların kullanılabilirliğinin anahtarıdır.
Hak Arama Hürriyeti terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Hak Dostu Yorum
Hak Dostu Yorum (in dubio pro libertate), temel hak ve özgürlükleri sınırlayan normların yorumunda tereddüt halinde hak lehine ve sınırlama aleyhine yorum yapılmasını öngören anayasa yorumu ilkesidir. İlke hakkı sınırlayan istisna hükümlerinin dar yorumlanmasını ve belirsiz ifadelerin bireyin lehine değerlendirilmesini gerektirir. Türk anayasa hukukunda AY m. 2 hukuk devleti ve m. 13 ölçülülük yorumunda uygulanır; AİHM içtihadında pratik ve etkin koruma anlayışının uzantısıdır.
Hak Dostu Yorum terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hak Düşürücü Süre
Hak düşürücü süre, kanunun belirlediği süre içinde kullanılmadığı takdirde hakkın özünü ortadan kaldıran süredir. Yenilik doğuran hakların kullanımına özgüdür; hâkim re'sen dikkate alır, durmaz, kesilmez. Zamanaşımıyla karıştırılmaması gereken klasik bir ayrımdır — zamanaşımı talep hakkını sona erdirmez, hak düşürücü süre ise hakkı tamamen yok eder. TMK m.158 (evlenmenin iptali), TMK m.733 (önalım) ve TBK m.39 (yanılma iptali) tipik örneklerdir.
Hak Düşürücü Süre terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hak Ehliyeti
Hak ehliyeti, TMK m.8 uyarınca her insanın sahip olduğu, hak ve borç süjesi olabilme kapasitesidir; doğumla kazanılır ve ölümle sona erer. Cinsiyet, din, dil, ırk, milliyet, medeni durum gibi farklar gözetilmeden herkes eşit biçimde hak ehliyetine sahiptir. Hak ehliyeti bir yetenek değil, hukuk düzeninin tanıdığı bir statüdür ve kişiden kişiye değişmez; fiil ehliyetinden farklı olarak kısıtlanamaz ve sınırlanamaz.
Hak Ehliyeti terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hak / Hak Edinme Ehliyeti Ayrımı
Hak / hak edinme ehliyeti ayrımı, sübjektif hakkın özü ile bu hakkı edinme yeteneğini birbirinden ayıran klasik medenî hukuk ayırımıdır. Hak edinme ehliyeti (hak ehliyeti) TMK m.8 ile sağ doğmuş herkese tanınmış genel yetenek iken; sübjektif hak münferit, somut, içerikli yetkidir. Bu ayrım fiil ehliyetiyle birlikte üçlü ehliyet düzleminin temelini oluşturur ve hâkimlik sınavının klasik tuzaklarından biridir.
Hak / Hak Edinme Ehliyeti Ayrımı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hâkimin Hukuk Yaratması
Hâkimin hukuk yaratması, TMK m.1/2 uyarınca olaya uygulanacak yazılı kanun hükmü ve örf-âdet hukuku bulunmadığında hâkimin, kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar vermesi demektir. Bu yetki hâkimi kanun koyucu yerine geçirmez; yalnızca açık boşluğu somut olayda doldurma görevi verir. Hâkim karar verirken yargı içtihatlarını ve bilimsel görüşleri dikkate almakla yükümlüdür; böylece kural yaratma keyfîlikten uzak, denetlenebilir bir biçimde işler.
Hâkimin Hukuk Yaratması terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hâkimin Takdir Yetkisi
Hâkimin takdir yetkisi, TMK m.4 gereğince kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini takdir etmeye emrettiği konularda hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vermesini ifade eder. Takdir yetkisi keyfî bir yetki değildir; hukuk içinde kalmak, yasa ve içtihatlara uygun davranmak, gerekçelendirmek ve hakkaniyeti gözetmek sınırlarına tabidir. Tazminat miktarı, nafaka takdiri, boşanma kusur oranı ve benzeri pek çok alanda Yargıtay denetimine konu olur.
Hâkimin Takdir Yetkisi terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Hakimler ve Savcılar Kurulu
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), adli ve idari yargı hakim ve savcılarının mesleğe kabulü, atanması, nakli, yükselmeleri ile disiplin cezası ve meslekten çıkarma ile mahkemelerin yönetimine ilişkin görevleri yerine getiren anayasal yüksek kuruldur; 1982 Anayasası m.159'da düzenlenmiş olup 2017 Anayasa Değişikliği ile HSYK adı HSK'ye, üye sayısı 22'den 13'e, daire sayısı 3'ten 2'ye indirilmiştir. Yargı bağımsızlığı ve hakimlik teminatının kurumsal güvencesidir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Hakimlik ve Savcılık Teminatı
Hakimlik ve Savcılık Teminatı, hakim ve savcıların görevlerini bağımsız ve tarafsız yerine getirebilmeleri için azledilmeleri, emekliliğe sevk edilmeleri, aylık ve ödeneklerinden yoksun bırakılmaları ile sınıflarının değiştirilmesi bakımından anayasal güvence altına alınmasını ifade eden yargı bağımsızlığının kurumsal boyutudur; 1982 Anayasası m.139'da düzenlenmiştir. Hakim ve savcılar kendileri istemedikçe 65 yaşından önce emekliye ayrılamaz; kadrosuzluk hâlinde dahi özlük hakları korunur.
Hakimlik ve Savcılık Teminatı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı
Hakkın kötüye kullanılması yasağı, TMK m.2/2'de düzenlenen ve dürüstlük kuralının somutlaşmış biçimi olan ilkedir; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Hak sahibinin menfaati bulunmaksızın başkasına zarar verme (chicane), menfaatler arasında açık dengesizlik, güvene aykırılık ve çelişki (venire contra factum proprium) bu yasağın tipik görünüm biçimleridir. Tespit edildiğinde hâkim, hak korumasını reddeder ve karşı tarafın menfaatini üstün tutar.
Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Hakkın Kullanılması
Hakkın kullanılması, ceza hukukunda kişinin kanunla tanınmış bir hakkını icra etmesi nedeniyle tipik fiilinin hukuka uygun sayılmasını ifade eden hukuka uygunluk sebebidir. 5237 sayılı TCK m.26/1 düzenler. Mülkiyet hakkı, basın özgürlüğü, ifade hürriyeti, ebeveynlik hakkı, sanat-bilim özgürlüğü tipik kullanımdır. Hak kanunlarla tanınmış olmalı, kullanım kanuni sınırlar içinde kalmalı ve orantılı olmalıdır.
Hakkın Kullanılması terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hakkın Kullanılması
Hakkın kullanılması, bir kimsenin kanun, yargı kararı veya idari işlem ile kendisine tanınmış bir hak ya da yetkiyi kullanması sırasında bir başkasına zarar vermesi hâlinde, bu zararın hukuka uygun sayıldığı sebeptir. TBK m.63/1 uyarınca yasal bir hak ya da yetkinin kullanılması fiili hukuka aykırı sayılmaz; ancak hakkın dürüstlük kuralına aykırı kötüye kullanılması (TMK m.2) hukuka aykırılığı yeniden doğurur.
Hakkın Kullanılması terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Hakkın Özüne Dokunma Yasağı
Hakkın Özüne Dokunma Yasağı, temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasında hakkın fiilen kullanılamaz hâle getirilmesi veya anayasal güvencenin içeriksiz bırakılması sonucunu doğuracak sınırlamalara izin verilmemesini ifade eden sınırlama rejiminin mutlak sınırıdır; 1982 Anayasası m.13 uyarınca temel hak ve hürriyetler özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Öz, her hakkın asgari kullanılabilirlik eşiğidir.
Hakkın Özüne Dokunma Yasağı terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Haklı Fesih (Hizmet Sözleşmesi)
Haklı fesih, hizmet sözleşmesinde taraflardan birinin diğer tarafın ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle bildirim sürelerine uymaksızın sözleşmeyi derhal sona erdirmesidir (TBK m.435-436). İşçi yönünden m.435, işveren yönünden m.436 düzenler. Haklı fesih için ağır sebep aranır; sıradan ihlaller değil, sözleşmenin sürdürülmesini imkânsız kılan davranışlar geçerli sayılır. İşgünü bildirim süresi 6 gündür (İş K. m.26/3 paraleli).
Haklı Fesih (Hizmet Sözleşmesi) terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Haksız Fiil
Haksız fiil, TBK m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir davranışla başkasına zarar veren kimsenin bu zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu sözleşme dışı sorumluluk kaynağıdır. Dört zorunlu unsuru vardır: hukuka aykırılık, kusur (kasıt veya ihmal), zarar ve illiyet bağı. Sözleşme ilişkisinden bağımsız olarak doğan genel bir borç kaynağı niteliğindedir; zamanaşımı TBK m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıldır.
Haksız Fiil terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Haksız Fiilde Zamanaşımı
Haksız fiilde zamanaşımı, TBK m.72 uyarınca tazminat isteminin belirli sürelerin geçmesiyle dava edilemez hâle gelmesidir. Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Aynı fiil suç oluşturuyorsa ceza yasalarındaki daha uzun zamanaşımı uygulanır; süre defi olarak ileri sürülmelidir.
Haksız Fiilde Zamanaşımı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Haksız İnşaat
Haksız İnşaat, bir kişinin başkasına ait taşınmaz üzerine kendi malzemesiyle inşaat yapması olgusudur; TMK m.722-724 hükümleri inşa edenin ve arazi sahibinin haklarını iyiniyet/kötüniyet ayrımına göre düzenler. Kural olarak yapı arazi sahibinin mülkiyetine tabi olur (TMK m.722); ancak iyiniyetli inşa eden TMK m.724 koşullarında Mülkiyet devrini talep edebilir. Taşkın Yapından farklı olarak yapı tamamen başkasının arazisindedir.
Haksız İnşaat terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Haksız Tahrik
Haksız tahrik, ceza hukukunda failin haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle suç işlemesi durumunda cezada belirli oranlarda indirim uygulanmasını ifade eder. 5237 sayılı TCK m.29 düzenler. Tahrik haksız bir fiilden kaynaklanmalı, hiddet veya şiddetli elem doğurmalı, fail bu duygusal etki altında suç işlemelidir. Ağır haksız tahrik durumunda indirim oranı artar; ağırlaştırılmış müebbet 18-24 yıla, müebbet 12-18 yıla iner.
Haksız Tahrik terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Hak Yoksunlukları
Hak yoksunlukları, ceza hukukunda kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olan kişinin belirli kamu hak ve görevlerini cezasının infazı tamamlanıncaya kadar veya belirli süre boyunca kullanmasının yasaklanmasını ifade eden güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlardır. 5237 sayılı TCK m.53 düzenler. Memurluk, milletvekili seçilme hakkı, vesayet, velayet ve kamuya yararlı dernek-vakıf yönetimi gibi haklar mahkûmiyetin doğal sonucu olarak kısıtlanır.
Hak Yoksunlukları terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Halk Egemenliği
Halk egemenliği, devlet iktidarının kaynağının soyut bir ulus ya da devlet değil, somut bireylerden oluşan halk olduğunu ileri süren egemenlik kuramıdır. Rousseau'nun toplumsal sözleşme anlayışıyla özdeşleşmiştir. Her bireyin egemenliğin bir parçasına sahip olduğu, doğrudan ve bireysel katılımı öne çıkaran yaklaşımdır. Milli egemenlikten farklı olarak temsil ve doğrudan demokrasi unsurlarını birlikte barındırır.
Halk Egemenliği terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Halkoylaması (Referandum)
Halkoylaması (Referandum), belirli bir anayasa değişikliği, kanun veya kamu politikası kararının doğrudan seçmen kitlesine sorulması ve sandık sonucunun bağlayıcı olarak uygulanması demokratik karar alma aracıdır; 1982 Anayasası m.175 uyarınca anayasa değişikliklerinde nitelikli çoğunluk sağlanamaması veya Cumhurbaşkanı tercihi durumunda zorunlu veya ihtiyari olarak öngörülür. Türkiye'de 1961 ve 1982 anayasaları ile 1987, 2007, 2010, 2017 değişiklikleri halkoylamasıyla onaylanmıştır.
Halkoylaması (Referandum) terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Hans Kelsen
Hans Kelsen (1881-1973); Avusturya asıllı hukuk filozofu ve anayasa hukukçusu. Başyapıtı "Saf Hukuk Kuramı" (Reine Rechtslehre, 1934) ile hukuku siyaset ve ahlaktan ayırarak sistemli biçimde incelemiştir. Normlar hiyerarşisi kuramının kurucusu; tüm hukuk düzeninin meşruiyetini "temel norm"a (Grundnorm) bağlar. Anayasa yargısı kurumunun kurucusu olarak 1920 Avusturya Anayasa Mahkemesini tasarlamıştır ve Türkiye dahil tüm çağdaş anayasa yargılarının atasıdır.
Hans Kelsen terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Hapis Cezası
Hapis cezası, suç işleyen kişinin ceza infaz kurumunda bulundurulması yoluyla uygulanan ana ceza türüdür. TCK m.46'da düzenlenmiştir. Üç çeşidi vardır: ağırlaştırılmış müebbet hapis (TCK m.47), müebbet hapis (TCK m.48) ve süreli hapis (TCK m.49). Süreli hapis 1 ay-20 yıl arası, müebbet ömür boyu, ağırlaştırılmış müebbet ise ömür boyu ve daha sıkı infaz koşullarıyla uygulanır.
Hapis Cezası terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Hapis Cezasının Ertelenmesi
Hapis cezasının ertelenmesi, hükümlünün cezasının belirli bir süre infaz edilmemesi ve denetim süresi içinde tekrar suç işlemediği takdirde cezasının infaz edilmemiş sayılması kurumudur. TCK m.51'de düzenlenmiştir. 2 yıla kadar süreli hapis cezalarına (çocuklar için 3 yıl) uygulanabilir. Failin sicilinin temiz olması, mağdur zararının giderilmesi ve sosyal hayatla uyumlu olması şartları aranır.
Hapis Cezasının Ertelenmesi terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hapis Hakkı
Hapis hakkı, alacaklının zilyetliğindeki taşınır veya kıymetli evrakı, vade gelmiş ve bağlantılı bir alacağı için alıkoyma yetkisi veren kanuni rehin hakkıdır. Türk Medeni Kanunu m.950-953'te düzenlenmiştir. Sözleşme gerektirmeden kanun gereği doğar; üç şart aranır: alacaklının dürüst zilyetliği, alacağın muaccel olması ve eşya ile alacak arasında doğal bağlantı. Borç ödenmezse alacaklı paraya çevirme talep edebilir. Tüccarlar arasında bağlantı şartı esnek yorumlanır.
Hapis Hakkı terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hasarın Geçişi (Satışta)
Hasarın geçişi, satılanın umulmadık nedenle (mücbir sebep, kaza) zarar görmesi veya yok olması rizikosunun satıcıdan alıcıya intikal etme anıdır. TBK m.208/1 yarar ve hasarı kural olarak sözleşmenin kurulduğu ana bağlar; teslim aranmaz. Bu, eski 818 sayılı BK'dan ve uluslararası eğilimden farklı önemli bir kuraldır. İki istisna mevcuttur: cinsi belirtilmiş satışta ifraza kadar, gönderme satışında taşıyıcıya teslime kadar hasar satıcıdadır; sözleşme ile aksi kararlaştırılabilir.
Hasarın Geçişi (Satışta) terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Hata
Hata, ceza hukukunda failin suçun maddi unsurları, nitelikli halleri, hukuka uygunluk sebepleri veya fiilin haksızlık niteliği hakkında yanılgıya düşmesini ifade eden ve manevi unsuru etkileyen şemsiye kavramdır. 5237 sayılı TCK m.30 düzenler. Dört türü vardır: maddi olgu hatası (m.30/1), nitelikli unsurlarda hata (m.30/2), hukuka uygunluk sebeplerinde hata (m.30/3), kaçınılmaz hukuki hata (m.30/4). Hata türüne göre kasıt kalkar veya cezada indirim uygulanır.
Hata terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hatalı Tescil Sorumluluğu
Hatalı Tescil Sorumluluğu, Tapu Sicili işlemlerinde memurun ya da devletin hatasıyla doğan zararlardan kim ve hangi esasta sorumlu tutulacağını düzenleyen genel çerçevedir. Memurun kişisel sorumluluğu, Devletin Tapu Sicili Sorumluluğu (TMK m.1007) ve Tapu Siciline Güven İlkesi ile iyiniyetli üçüncü kişi koruması üç ayağı oluşturur.
Hatalı Tescil Sorumluluğu terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Havale
Havale (TBK m.555-560), bir kişinin (havale eden), başkasına (havale ödeyicisi) kendi adına ödeme yapma yetkisi vererek, üçüncü bir kişiyi (havale alıcısı) bu ödemeyi alma yetkisiyle donatmasıdır. Üçlü ilişki yapısı: havale eden ↔ ödeyici (asıl borç) ve havale eden ↔ alıcı (kendi borcu) ilişkileri ödemeyle çift ifa olur. Havale soyut/mücerret işlemdir; kabul beyanı ödeyiciyi bağımsız olarak borçlandırır (m.556). Banka havalesi, ticari ödeme aracı, çek alt yapısının temelidir.
Havale terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Havalede Borçlular Arası İlişki
Havalede borçlular arası ilişki (TBK m.555/2-558), havale eden, ödeyici ve alıcı arasındaki üç ayrı ilişki katmanıdır: (1) Havale eden ↔ ödeyici (vekalet/yetki ilişkisi, genelde altyapı borç), (2) Havale eden ↔ alıcı (asıl alacak/borç ilişkisi, ifa aracı), (3) Ödeyici ↔ alıcı (kabul ile doğan soyut borç). Ödeme ile birinci ve ikinci ilişkiler çift ifa olur; üçüncü ilişki de borcu sona erdirir.
Havalede Borçlular Arası İlişki terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Havalenin Geri Alınması
Havalenin geri alınması (TBK m.559), havale edenin, ödeme yapılmadan ve havale alıcısı kabul beyanına güvenmedikçe havaleyi tek taraflı feshetme hakkıdır. Geri alma: ödeyici ve alıcıya bildirimle yapılır; iflas durumunda otomatik gerçekleşebilir (m.559/3). Kabul edilmiş ve alıcının güvenmediği havalede geri alma sınırlıdır — soyut borç doğmuş olduğundan ödeyici borcu sürdürür. Ticari güven dengesinin yansımasıdır.
Havalenin Geri Alınması terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Havalenin Kabulü
Havalenin kabulü (TBK m.556-557), havale ödeyicisinin, havale alıcısının ödeme talebini kabul etmesidir. Kabul beyanıyla ödeyici, bağımsız ve soyut bir borç üstlenir; altyapı ilişkilerden kaynaklanan def'iler ileri sürülemez. m.557 def'i rejimi: sadece havale ilişkisinden doğan def'iler caizdir (kabul beyanının geçersizliği, sahtecilik vb.). Bu yapı, havalenin mücerret işlem niteliğinin temel ifadesidir; çek ve poliçenin de altyapısıdır.
Havalenin Kabulü terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Havale vs Alacağın Temliki vs Borcun Üstlenilmesi
Havale (TBK m.555-560), alacağın devri (m.183-194) ve borcun üstlenilmesi (m.195-204) — borç ilişkilerinde üçüncü kişi katılımının üç farklı yoludur. Havale: yetki + soyut borç (kabul ile); mevcut alacaklar değişmez. Alacağın temliki: alacak transferi; eski alacaklı silinir. Borcun üstlenilmesi: borç transferi; eski borçlu silinir. Hâkimlik klasik karşılaştırma; soyutluk, def'i rejimi farklılaşır.
Havale vs Alacağın Temliki vs Borcun Üstlenilmesi terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Hayali Suç
Hayali suç (putatif suç), failin yanılarak suç olmayan bir fiili suç sandığı durumdur. Failin sübjektif algısında tipiklik bulunmasına rağmen objektif olarak suç tipi mevcut değildir. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği tipikliği bulunmayan fiil cezalandırılamaz; failin yanılgısı sonucu değiştirmez. İşlenemez suçtan farklı olarak burada hiç tipiklik yoktur, işlenemez suçta tipiklik vardır ama elverişlilik yoktur.
Hayali Suç terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, Türk Medeni Kanunu m.162'de düzenlenen ve eşlerden birinin diğerinin yaşamına kastetmesi, ona pek kötü davranması veya ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunması hâlinde diğer eşe boşanma davası açma hakkı veren mutlak ve özel boşanma sebebidir. Üç alt hâli kapsar. Dava hakkı öğrenmeden 6 ay, her hâlde 5 yıl içinde kullanılır. Af hâlinde dava hakkı düşer; zinadan sonra af kurumunun uygulandığı ikinci sebep budur.
Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu
Hayvan bulunduranın sorumluluğu, TBK m.69 uyarınca bir hayvanı fiilî hâkimiyeti altında bulunduran kişinin, hayvanın üçüncü kişilere verdiği zarardan kusura bakılmaksızın sorumlu tutulduğu özen sorumluluğu rejimidir. Bulunduran, hayvanın bakımı ve gözetiminde durumun gerektirdiği bütün özeni gösterdiğini ispatlayarak kurtulabilir; ancak yabani veya tehlikeli hayvanlarda kurtuluş kanıtı pratikte çok dardır.
Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hazine Adına Tescil
Hazine adına tescil, sahibi tespit edilemeyen veya kanun gereği özel mülkiyete konu olamayan taşınmazların Hazine adına tapuya kaydedilmesi işlemidir. TMK m.715 ve m.997 uyarınca düzenlenmiş bu kurum, Anayasa m.43 ve m.169 dayanaklı kamu mülkiyeti ilkesinin tescil sicili boyutunu oluşturur; sahipsiz, terkin edilmiş ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer kategorilerinde uygulanır.
Hazine Adına Tescil terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Hazine Yardımı
Hazine Yardımı, siyasi partilerin genel seçimlerdeki oy oranlarına göre merkezi yönetim bütçesinden aldıkları yasal devlet yardımını ifade eden, mali alt yapının eşitlenmesi ve bağımsızlığın güçlendirilmesi amacıyla öngörülen bir kamusal finansman mekanizmasıdır; 1982 Anayasası m.69 ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu Ek m.1'de düzenlenir, Sayıştay yardımıyla Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenir. Genel seçimde %3'ü aşan veya meclis grubu kuran partiler yararlanır.
Hazine Yardımı terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Hazırlık Hareketleri
Hazırlık hareketleri, suç işleme niyetini gerçekleştirmek üzere yapılan ancak henüz icra aşamasına geçmemiş, suç tipiyle uzak ilişkili davranışlardır. Türk Ceza Kanunu hazırlık hareketlerini kural olarak cezalandırmaz; bu yaklaşım suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile düşünce cezasızlığının sonucudur. İstisnaen bağımsız suç tipi olarak düzenlenmiş hâllerde (silah edinme, suç işlemek için örgüt kurma, casusluğa hazırlık) tipiklik kendi başına oluşur ve fail bu suç tipinden cezalandırılır.
Hazırlık Hareketleri terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Hedef Sapması
Hedef sapması (aberratio ictus), ceza hukukunda failin kastını belirli bir kişiye yöneltmesine rağmen hareketinin yan etkisi olarak başka bir kişinin zarar görmesi durumunda manevi unsurun kasıt-taksir karışımı yapısına dönüşmesini ifade eden doktrinel kavramdır. Hedeflenen kişiye yönelik teşebbüs ile gerçek mağdura yönelik taksirli suç birlikte oluşur; her iki suç ayrı ayrı değerlendirilir. Şahısta hatadan farklıdır.
Hedef Sapması terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hediyelerin Geri Verilmesi (Nişan)
Hediyelerin geri verilmesi, nişanın bozulması halinde nişanlıların ve aile bireylerinin nişanlanma sebebiyle birbirlerine verdiği değerli hediyelerin iadesini öngören TMK m.122 dayanaklı kuraldır. Olağan ve değer açısından önemsiz hediyeler iade edilmez; ancak yüzük, mücevher, değerli eşyalar gibi nişanlanma vesilesiyle verilen hediyeler kural olarak ayni veya bedeli ile iade edilir. Nişanın hangi tarafça bozulduğu kural gereğince iade yükümünü etkilemez.
Hediyelerin Geri Verilmesi (Nişan) terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hesap Hatası
Hesap hatası, sözleşme görüşmelerinde sayısal verilerin matematiksel hesabında yapılan yanlışlıktır. TBK m.31/3 uyarınca hesap hataları sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; düzeltme yapılır. Tarafların kullandığı sayısal verilerin (fiyat, miktar, faiz oranı) matematiksel işlemden geçirilmesinde hata yapılmışsa hâkim hesabı yeniden yapar ve sözleşmeyi düzeltir, iptal etmez.
Hesap Hatası terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hile
Hile (aldatma), bir tarafın diğer tarafı kasıtlı olarak yanlış bilgi vererek veya gerçeği saklayarak sözleşme yapmaya yöneltmesidir. TBK m.36 uyarınca aldatılan taraf esaslı yanılmaya düşmemiş olsa bile sözleşmeyle bağlı olmaz. Aldatılan iptal hakkı + menfi zarar tazminatı + haksız fiil sorumluluğu (TBK m.49) çerçevesinde tam müsbet zararı talep edebilir.
Hile terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hile ile Gizlenen Ayıp
Hile ile gizlenen ayıp, satıcının ayıbın varlığını bilerek alıcıdan saklayıp ya da yanıltıcı beyan ile gizleyerek satılanı sattığı durumdur (TBK m.221/3, m.231/2). Türk Borçlar Kanunu'nda bu hâlde tekeffül kuralları en sıkı uygulanır: zamanaşımı işlemez, sözleşmesel feragat geçersizdir, ayıp ihbarı yapılmamış olsa bile tekeffül hakları korunur. Hile ispatı alıcıdadır; ancak satıcının açıkça gizlemeye yönelik davranışı somut belge ve tanıklarla kanıtlanabilir.
Hile ile Gizlenen Ayıp terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Hiyerarşi
Hiyerarşi, idari teşkilatın üst kademelerindeki makam ve kişilerin alt kademelerdeki makam ve kişilere emir ve talimat verme, kararlarını denetleme, değiştirme veya iptal etme yetkisini ifade eden kamu idaresinin temel yapılanma ilkesidir; 1982 Anayasası m.8 yürütme yetkisi ile m.123'teki idarenin bütünlüğü ilkesinin kurumsal yansıması olarak merkezden yönetim içinde her türlü idari işleyişin dayanağıdır. Genelge ve hiyerarşik amirin gözetim-denetim yetkisi somut araçlarıdır.
Hiyerarşi terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hizmet Belgesi
Hizmet belgesi (bonservis), hizmet sözleşmesinin sona ermesinde veya talep üzerine işverenin işçiye düzenlemekle yükümlü olduğu, çalışma süresi ve iş niteliğini gösteren resmi belgedir (TBK m.426). Belge yazılı şekilde düzenlenir; işçinin talebi halinde işverenin iyi belge (işin niteliği ve çalışkanlığı hakkında değerlendirme) düzenleme yükümlülüğü de doğar. İş Kanunu m.28 paralel düzenlemesinde benzer haklar verilir.
Hizmet Belgesi terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hizmet Sözleşmesi
Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli ya da belirsiz süreyle iş görmeyi, işverenin de işçiye zaman birimi veya parça başı ücret ödemeyi üstlendiği sürekli edimli sözleşmedir (TBK m.393). Türk Borçlar Kanunu m.393-447 arasında düzenlenen bu özel sözleşme tipi, İş Kanunu kapsamı dışındaki çalışma ilişkileri (gemi adamları, tarım işçileri, ev hizmetleri, sporcular) için temel hukuki çerçeveyi oluşturur ve İş Kanunu ile birlikte hâkimlik sınavının en yoğun konusudur.
Hizmet Sözleşmesi terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hizmet Sözleşmesinin Sona Ermesi
Hizmet sözleşmesinin sona ermesi, sözleşmenin sürenin dolması, fesih bildirimi, haklı sebeple derhal fesih, taraflardan birinin ölümü, işletme devri veya başka kanuni sebeplerle son bulmasıdır (TBK m.430-447). Belirli süreli sözleşmede sürenin dolması, belirsiz süreli sözleşmede ise fesih bildirim süreleri (m.432) veya haklı sebeple derhal fesih (m.435-436) temel sona erme yollarıdır.
Hizmet Sözleşmesinin Sona Ermesi terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hısımlığın Derecesi
Hısımlığın derecesi, Kan Hısımlığı ve Sıhri Hısımlıkta hısımlar arası uzaklığın doğum sayısıyla belirlenmesidir. TMK m.17 hükmü uyarınca düzenlenen bu hesaplama, evlenme engelleri (TMK m.129), nafaka yükümlülüğü (TMK m.364), mirasta zümre sistemi (TMK m.495-501) gibi pek çok hukuki sonucu etkileyen temel kavramdır.
Hısımlığın Derecesi terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hısımlık
Hısımlık, kişiler arasındaki kan veya evlilik kaynaklı hukukî ilişkidir; kan hısımlığı (TMK m.17), sıhri hısımlık (TMK m.18) ve evlat edinme hısımlığı (TMK m.282) olarak üçe ayrılır. Hısımlık derecesi soybağındaki kuşak sayısına göre hesaplanır; üst-alt soy ve yan soy ayrımıyla mirasçılığı, evlilik engellerini, vesayet ve aile içi görev-yükümlülükleri belirler.
Hısımlık terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hukuka Aykırılık
Hukuka aykırılık, TBK m.49 anlamında haksız fiilin objektif unsurudur ve davranışın hukuk düzeninin koruduğu bir normu ya da menfaati ihlal etmesi anlamına gelir. Yazılı kanun hükmüne aykırılık (norm teorisi) veya koruma normunun ihlali biçiminde tezahür eder. Mağdurun rızası, meşru savunma, zorunluluk hali gibi hukuka uygunluk sebepleri bu unsuru ortadan kaldırır.
Hukuka Aykırılık terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Hukuka Uygunluk Sebepleri
Hukuka uygunluk sebepleri, ceza hukukunda tipik fiili işleyen failin hareketinin hukuk düzeni tarafından genel olarak istisnai biçimde caiz görüldüğü ve dolayısıyla suç teşkil etmediği halleri ifade eden şemsiye kavramdır. 5237 sayılı TCK m.24-26 düzenler. Kanunun hükmü, yetkili merciin emri, meşru müdafaa, zorunluluk hali, hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası temel hukuka uygunluk sebepleridir.
Hukuka Uygunluk Sebepleri terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Hukuka Uygunluk Sebeplerinde Hata
Hukuka uygunluk sebeplerinde hata, ceza hukukunda failin meşru müdafaa, zorunluluk hali, hakkın kullanılması gibi ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz hataya düşmesi durumunda lehe yorum uygulanmasını ifade eder. 5237 sayılı TCK m.30/3 düzenler. Kaçınılmaz hata cezayı kaldırır; kaçınılabilir hata sorumluluğu azaltır.
Hukuka Uygunluk Sebeplerinde Hata terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hukuka ve Ahlâka Aykırılık (Kişilik Hakkı Sınırı)
Hukuka ve ahlâka aykırılık (kişilik hakkı sınırı), kişilik hakkına yönelik müdahalenin meşruluğunu belirleyen TMK m.23-24 sistematiğinin temel ölçüsüdür. Buna göre kimse hak ve fiil ehliyetlerinden tamamen veya kısmen vazgeçemez; özgürlüklerini hukuka ve ahlâka aykırı sınırlayan sözleşmeler geçersizdir. Müdahale ancak rıza, üstün özel-kamusal yarar veya kanunun yetkisi ile hukuka uygun hâle gelir; aksi halde kişilik hakkı ihlali doğar.
Hukuka ve Ahlâka Aykırılık (Kişilik Hakkı Sınırı) terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hukuk Boşluğu
Hukuk boşluğu, somut olaya uygulanabilecek bir hukuk kuralının yürürlükteki kaynaklarda bulunmamasıdır. Üç tür ayırt edilir: açık boşluk (kanunun düzenlemediği konu), kural içi boşluk (kanunun düzenlediği ama genel ifadelerle bıraktığı hal) ve örtülü boşluk (kanunun lafzının amacıyla karşılanamadığı durum). Açık boşluk TMK m.1/2 uyarınca önce örf-âdet sonra hâkimin hukuk yaratmasıyla, kural içi boşluk ise TMK m.4 hâkimin takdir yetkisiyle giderilir.
Hukuk Boşluğu terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hukuk-Ceza Yargılaması İlişkisi
Hukuk-ceza yargılaması ilişkisi, TBK m.74'te düzenlenen, hukuk hâkiminin ceza mahkemesi kararıyla ne ölçüde bağlı olacağını belirleyen ilkedir. Hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı değildir; manevî unsur eksikliği veya delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Ancak ceza mahkemesinin sabit gördüğü maddi vakalar (eylemin işlenip işlenmediği) hukuk hâkimini bağlar.
Hukuk-Ceza Yargılaması İlişkisi terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Hukuk Devleti
Hukuk Devleti, devletin tüm organ ve işlemlerinin hukuka bağlı olduğu, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin keyfi müdahaleye karşı anayasal güvence altında olduğu ve idarenin eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olduğu anayasal devlet modelidir; 1982 Anayasası m.2 Türkiye Cumhuriyetinin nitelikleri arasında sayar ve m.4 ile değiştirilemez kapsamındadır. Anayasanın üstünlüğü, temel hakların güvencesi ve yargısal denetim temel unsurlarıdır.
Hukuk Devleti terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Hukuki Ayıp
Hukuki ayıp, satılanın fiziksel yapısında değil hukuki durumunda bulunan; sözleşmede vaat edilen veya objektif olarak beklenen niteliğin yokluğu, sınırlı ayni hakla yüklü olma, izin/ruhsat eksikliği gibi durumlardır (TBK m.219). Türk Borçlar Kanunu'nda hukuki ayıp; satılanın hukuki niteliklerinde sapma olarak ortaya çıkar ve ayıba karşı tekeffül kapsamındadır. Kullanım izni alınmamış inşaat, ipotekli taşınmaz, izinli olduğu söylenen aracın izinsiz çıkması tipik örneklerdir.
Hukuki Ayıp terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Hukuki Dinlenilme Hakkı
Hukuki Dinlenilme Hakkı, yargısal veya idari bir sürecin taraflarının uyuşmazlık konusunda bilgilendirilme, açıklama ve ispat hakkının kullandırılması ile karşı tarafın iddia ve delillerine karşı savunma fırsatı bulma hakkını ifade eden adil yargılanma hakkının çekirdek unsurlarından biridir; 1982 Anayasası m.36 hak arama hürriyeti kapsamında güvence altındadır ve AİHS m.6 ile paralel korunur. Bilgilendirme, açıklama ve ispat hakkı üç alt boyutunu oluşturur.
Hukuki Dinlenilme Hakkı terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hukuki Fiil
Hukuki fiil, hukuk düzeninin kendisine sonuç bağladığı insan iradesine dayanan davranışlardır. Hukuki olayın iradî davranış türü olarak hukuka uygun fiiller (sözleşme, vasiyet, ifa, ihbar) ile hukuka aykırı fiiller (haksız fiil, suç, akit ihlali) ayrımıyla sınıflandırılır. İrade beyanına dayanan özel türü hukuki işlemdir; ehliyetsiz kişinin yaptığı fiil hukuki sonuç doğurmaz, ehliyetli kişinin fiili ise türüne göre kazandırıcı/borçlandırıcı/koruyucu sonuçlar üretir.
Hukuki Fiil terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Hukuki Güvenlik İlkesi
Hukuki Güvenlik İlkesi, hukukun bireyler için öngörülebilir, açık ve istikrarlı olması, kişilerin hukuki işlemlerinde mevcut hukuk düzenine güvenerek hareket edebilmelerini sağlayan güvencelerin anayasal olarak korunmasını ifade eden hukuk devletinin temel alt ilkelerinden biridir; 1982 Anayasası m.2'deki hukuk devleti ilkesinin zorunlu sonucu olarak Anayasa Mahkemesi içtihadında sıkça uygulanır. Belirlilik, geriye yürümezlik ve kazanılmış haklar doktrini somut araçlarıdır.
Hukuki Güvenlik İlkesi terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hukuki İşlem
Hukuki işlem (Almanca Rechtsgeschäft), bir veya birden çok kişinin hukuki sonuç doğurma amacıyla irade beyanlarına denir. Sözleşme, vasiyet, vekâletten azil, fesih bildirimi tipik örneklerdir. Hukuki fiilin özel alt türü olarak doktrin tarafından üçlü düzlemde sınıflandırılır: tek/iki/çok taraflı işlem; kazandırıcı/koruyucu işlem; taahhüt/tasarruf işlemi. Geçerliliği için ehliyet, irade sağlığı, konu uygunluğu ve şekil şartları aranır.
Hukuki İşlem terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hukuki Olay
Hukuki olay (Almanca Rechtstatsache), hukuk düzeninin kendisine sonuç bağladığı ister insan iradesinden bağımsız ister insanın iradi davranışından kaynaklanan her türlü maddî vakıadır. Doğum, ölüm, mücbir sebep gibi iradesiz olaylar ile sözleşme imzası gibi iradi davranışları kapsayan en geniş kavramdır; hukuki fiil ve hukuki işlem üst kavramı olarak doktrinde Oğuzman/Barlas ve von Tuhr çizgisinde sınıflandırılır.
Hukuki Olay terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Hukuki Semere
Hukuki semere, bir eşyadan hukuki bir işlem (kira, faiz, intifa bedeli vb.) aracılığıyla elde edilen ürün veya gelirlerdir. Daireden alınan kira, paradan elde edilen faiz, hisse senedinden alınan temettü hukuki semere örnekleridir. TMK m.685 hükmü kapsamında değerlendirilen hukuki semere, Doğal Semereden farklı olarak hukuki işlem sonucu doğar ve sözleşmesel haklar çerçevesinde hak sahibinin belirlenmesi gerekir.
Hukuki Semere terimi hakkında Detayları gör