Ceza Hukuku
Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Öldürme
Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, mağdura uzun süreli acı çektirerek veya insan onurunu hiçe sayan acımasızlık ile kasten öldürme suçunun işlenmesidir. TCK m.82/1-b düzenler; ceza ağırlaştırılmış müebbet hapis. İki alternatif unsur: canavarca his (özellikle vahşice saik) veya eziyet çektirme (uzayan acı). İşkenceli infaz, vücut parçalama, yavaş yaşam kayıbı tipik örneklerdir.
Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Öldürme terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Cari Hesap Yenilemesi
TBK m.133/2 uyarınca cari hesap kalemlerinin hesaba geçirilmesi tek başına yenileme yaratmaz; ancak hesap bakiyesinin tasdik edilmesi yenileme oluşturur. Bu özel düzenlemenin sonucu olarak tasdik edilen bakiye yeni ve bağımsız bir borç olarak doğar; bakiye için verilmiş teminatlar ise yenileme genel rejimine istisna teşkil edecek şekilde korunur ve yeni borca taşınır.
Cari Hesap Yenilemesi terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Carl Schmitt
Carl Schmitt (1888-1985); Alman hukuk ve siyaset kuramcısı. "Siyasal Kavramı" (Der Begriff des Politischen, 1932) ve "Anayasa Öğretisi" (Verfassungslehre, 1928) ile modern anayasa teorisinin tartışmalı ancak etkili isimlerinden biridir. Egemeni "olağanüstü durumda karar veren" olarak tanımlamış, siyasal alanı dost-düşman ayrımı üzerinden kurmuştur. Nazi rejimiyle işbirliği yapmış olması teorisini gölgede bırakmakla birlikte liberal anayasacılık eleştirisi kuramsal olarak önemini korur.
Carl Schmitt terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Cayma Akçesi
Cayma akçesi, TBK m.178 uyarınca taraflardan birinin diğerine sözleşmeyi tek taraflı feshetme yetkisi karşılığında verdiği para veya değerli şeydir; akçeyi veren bu bedeli kaybetme pahasına sözleşmeden tek taraflı caymak yetkisini saklı tutar. Cayma yetkisini kullanan taraf akçeyi geri alamaz; karşı taraf da bunu aşan bir tazminat talep edemez. Bu yönüyle pey akçesinden zıt fonksiyon taşır: pey teyit, cayma vazgeçme amacına hizmet eder.
Cayma Akçesi terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Cebir, Şiddet, Korkutma, Tehdit
Cebir, şiddet, korkutma ve tehdit, ceza hukukunda failin başkasının cebir, şiddet veya tehdidi etkisi altında suç işlemesi durumunda kusur sorumluluğunu kaldıran veya azaltan sebepleri ifade eder. 5237 sayılı TCK m.28 düzenler. Direnemeyeceği derecede cebir-tehdit altında suç işleyen kişi cezalandırılmaz; cebri uygulayan ise dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. Modern kusur ilkesinin önemli somutlaşmasıdır.
Cebir, Şiddet, Korkutma, Tehdit terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Cemaat Vakfı
Cemaat vakfı, Türkiye'deki gayrimüslim azınlık topluluklarının (Rum Ortodoks, Ermeni Apostolik, Yahudi vb.) kurmuş olduğu özel statüye sahip vakıflardır. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ve Lozan Antlaşması (1923) m.40-42 hükümleri uyarınca düzenlenen bu vakıflar; ibadet yerleri, eğitim kurumları, sağlık tesisleri ve hayır faaliyetlerini yürütür ve mülkiyet, mal edinme, idari yönetim açısından kendine özgü kurallarla korunur.
Cemaat Vakfı terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Cenaze Giderleri
Cenaze giderleri, TBK m.53/1 b.1 uyarınca haksız fiil sonucu ölen mağdurun defin işlemleri için yapılan masrafların faile yüklenmesidir. Yıkama, kefen, taşıma, defin, mezar yapımı ve mezar taşı kalemleri kapsam içinde olup ölenin sosyal ve kültürel statüsüne uygun ölçüde olmalıdır. Yas-katılım yemeği genelde dahil edilmez; abartılı masraflar ise hâkim tarafından indirilir.
Cenaze Giderleri terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Cenin Mirasçılığı
Cenin mirasçılığı, mirasın açıldığı anda ana rahminde bulunan çocuğun, sağ doğmak koşuluyla mirasçı sayılması kuralıdır. TMK m.582 düzenlemesidir; cenin şarta bağlı mirasçı sıfatı taşır — sağ doğarsa mirasın açıldığı tarihten itibaren mirasçı kabul edilir, ölü doğarsa hiç mirasçı olmamış sayılır. Sağ doğum, birkaç saniye yaşamış olmakla da gerçekleşmiş kabul edilir.
Cenin Mirasçılığı terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Ceza
Ceza, kanunun suç saydığı bir fiili işleyen failin sorumluluğu sabit görüldükten sonra mahkeme kararıyla uygulanan, devletin egemenlik yetkisine dayalı, kişinin temel hak ve özgürlüklerinde belirli kayıplara yol açan adli yaptırımdır. 5237 sayılı TCK m.45 cezaları hapis ve adli para cezası olarak ikiye ayırır. Ceza, suçun karşılığında oranlı, kanunda öngörülen ve yargılama sonucu hükmedilen bir reaksiyondur.
Ceza terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Cezada Akıl Hastalığı
Cezada akıl hastalığı, ceza hukukunda failin akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olması durumunda ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan kusur durumudur. 5237 sayılı TCK m.32 düzenler. Tam akıl hastalığında ceza yok, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanır; kısmi akıl hastalığında ceza indirilir.
Cezada Akıl Hastalığı terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Cezadan Mahsup
Cezadan mahsup, ceza hukukunda failin yargılama sürecinde tutuklu, gözaltına alınmış veya zorunlu yurt dışı tedavisinde geçirdiği sürelerin hükmedilen hapis veya adli para cezasından düşülmesini ifade eden ve kişi özgürlüğünü koruyan kuruma denir. 5237 sayılı TCK m.16 düzenler. Mahsup nereden işlenmiş olursa olsun yabancı ülke tutukluluk süreleri için de geçerlidir; mahkemece kararda gösterilir ve infaz savcılığı tarafından uygulanır.
Cezadan Mahsup terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Cezada Şikâyet
Cezada şikâyet, belirli suçlar için kovuşturmanın başlatılabilmesi için mağdurun şikâyette bulunmasının zorunlu olduğu kurumdur. TCK m.73'te düzenlenmiştir. Şikâyete tabi suçlarda mağdur 6 ay içinde şikâyetini iletmek zorundadır; aksi hâlde kovuşturma yapılmaz. Hakaret, hafif yaralama, mala zarar verme gibi suçlar şikâyete tabidir. Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi durumunda dava düşer.
Cezada Şikâyet terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Cezada Tutukluluk Mahsubu
Cezada tutukluluk mahsubu, suçun işlenmesinden hüküm tarihine kadar geçen süre içinde tutukluluk altında geçirilen sürelerin nihai ceza süresinden düşülmesidir. TCK m.63'te düzenlenmiştir. Tutukluluk süresi, gözaltı süresi, denetimli serbestlik tedbiri kapsamında geçen süreler mahsup edilir. Bu uygulama failin lehine işler ve toplam ceza süresinin orantılı kalmasını sağlar. Hâkim hüküm sırasında bu süreyi hesaplar.
Cezada Tutukluluk Mahsubu terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Cezada Zorunluluk Hali
Cezada zorunluluk hali, ceza hukukunda kişinin kendisine veya başkasına yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeden korunmak amacıyla başka çözüm bulunmadığı için tehlikeyle orantılı biçimde başka birine zarar veren fiilini hukuka uygun sayan sebeptir. 5237 sayılı TCK m.25/2 düzenler. Borçlar hukukundaki haksız fiil zorunluluk halinden ayrı kavramdır; ceza hukukunda hukuka uygunluk doğurur ve ceza yok.
Cezada Zorunluluk Hali terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Ceza Hukukunda Af
Ceza hukukunda af, devletin egemenlik hakkına dayanarak suç işleyen kişilerin cezalarını kısmen veya tamamen ortadan kaldırması veya azaltmasıdır. TCK m.65'te düzenlenmiştir. İki temel türü vardır: genel af (kamu davasını ve cezayı düşürür, kovuşturma yapılmaz) ve özel af (cezayı azaltır veya türünü değiştirir). Anayasa m.87 ve 104 hükümleri af yetkisini düzenler. TBMM ve Cumhurbaşkanı af yetkisine sahiptir.
Ceza Hukukunda Af terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Ceza Hukukunda İlliyet Bağı
Ceza hukukunda illiyet bağı (nedensellik), failin hareketi ile suçun kanuni tanımındaki sonuç arasında bulunması gereken doğal ve hukuki bağlantıyı ifade eder. Suçun maddi unsurunun bir parçasıdır. Modern ceza hukukunda şart teorisi (conditio sine qua non) ve uygun sebep teorisi birlikte uygulanır. İlliyet bağı yoksa fail sonuçtan sorumlu tutulamaz; mücbir sebep ya da üçüncü kişi davranışı bağı kesebilir.
Ceza Hukukunda İlliyet Bağı terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Cezai Şart
Cezai şart, taraflarca sözleşmede önceden kararlaştırılan ve borçlunun asıl edimini hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi durumunda alacaklıya ödemekle yükümlü olduğu, fer'i nitelikte bir edimdir. Türk Borçlar Kanunu m.179-182 arasında düzenlenen bu kurum hem borçluyu ifaya zorlama (presyon) hem alacaklının zararını ispatlamaksızın götürü tazminat alma hem de sözleşmesel düzeni güçlendirme işlevi görür ve fer'i niteliği nedeniyle asıl borç sona erince kendiliğinden hükümsüz kalır.
Cezai Şart terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Cezai Şart ile Götürü Tazminat Farkı
Cezai şart ile götürü tazminat aynı kurum değildir; her ikisi de zarar miktarının önceden belirlenmesi işlevi görmekle birlikte hukuki nitelik, fonksiyon ve denetim mekanizmaları farklıdır. Cezai şartın presyon (cebren ifaya zorlama) işlevi varken götürü tazminat yalnızca tazminat işlevi taşır. TBK m.182/3 hâkime cezai şartı re'sen indirme yetkisi verirken götürü tazminatta indirim sınırlı tutulur. Bu ayrım sözleşme yorumunda belirleyici kavramsal bir ayrımdır.
Cezai Şart ile Götürü Tazminat Farkı terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Cezai Şartın İndirilmesi (Hâkimin Tenzili)
Cezai şartın indirilmesi, TBK m.182/3 hükmünde düzenlenen ve hâkime, fahiş bulduğu cezai şartı re'sen indirme yetkisini tanıyan emredici nitelikte bir kurumdur. Hâkim, alacaklının korunmaya değer çıkarı, borçlunun kusurunun ağırlığı, ekonomik durumu ve gerçek zarar ölçütlerini birlikte değerlendirerek indirim yapar. Tacir-tacir ilişkilerinde TTK m.22 nedeniyle borçlunun indirim talebi sınırlıdır; tüketici işlemlerinde ise tenzil yetkisi tüketici lehine geniş yorumlanır.
Cezai Şartın İndirilmesi (Hâkimin Tenzili) terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Cezai Şart (TMK Atıf)
Medeni hukukta cezai şart, TBK m.179-182 ve TMK m.5 atfı uyarınca bir borcun ifa edilmemesi veya geç ifa edilmesi hâlinde borçlunun ödemekle yükümlü olduğu kararlaştırılmış cezadır. Boşanmada anlaşmalı sözleşmeler, mal rejimi sözleşmeleri, evlenme vaadi (m.120) gibi medeni hukuk işlemlerinde uygulanır; hâkim fahiş cezayı indirme yetkisine sahiptir (TBK m.182/3).
Cezai Şart (TMK Atıf) terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Cezanın Bireyselleştirilmesi
Cezanın bireyselleştirilmesi, hâkimin somut olayda failin durumuna ve suçun özelliklerine duyarlı şekilde cezayı belirlemesini sağlayan ilkedir. Modern ceza hukukunun temel ilkelerinden biridir. TCK m.61, m.62, m.31 gibi hükümler bireyselleştirme araçlarıdır. Hâkim suçun ağırlığı, failin geçmişi, sosyal durumu, kasıt yoğunluğu gibi unsurları değerlendirerek aynı suç için farklı failler için farklı ceza belirler.
Cezanın Bireyselleştirilmesi terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Cezanın Hesaplanması
Cezanın hesaplanması, hâkimin somut suç davasında nihai hapis süresi veya adli para cezası tutarını belirleme sürecidir. TCK m.61 temel ceza belirlemesi, TCK m.62 takdiri indirim, TCK m.35/2 teşebbüs indirimi, TCK m.43-44 içtima artırımı, yaş ve haksız tahrik gibi sebepler sıralı olarak uygulanır. Sıralama ihlali bozma sebebidir; her aşama kararda gerekçeli olarak gösterilmelidir.
Cezanın Hesaplanması terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği
Ceza sorumluluğunun şahsiliği, ceza hukukunda yalnızca suçu işleyen kişinin cezalandırılabileceğini, cezanın mirasçılara veya üçüncü kişilere geçemeyeceğini ve tüzel kişilere asli ceza verilemeyeceğini öngören temel ilkedir. 5237 sayılı TCK m.20 ve 1982 Anayasası m.38/7 düzenler. Modern ceza hukukunun kişiyi koruyucu temel ilkelerinden biridir; tüzel kişilere yalnızca güvenlik tedbiri uygulanabilir.
Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Ceza Türleri Tablosu
Ceza türleri tablosu, Türk Ceza Kanunu kapsamındaki temel cezaları ve özelliklerini sistematik olarak gösteren karşılaştırmalı yapıdır. Ana cezalar hapis cezası ve adli para cezasıdır; hapis cezası süreli (1 ay-20 yıl), müebbet (ömür boyu), ağırlaştırılmış müebbet (ömür boyu sıkı rejim) olarak üçe ayrılır. Adli para cezası gün sistemi (5-730 gün × 20-100 TL) ile hesaplanır. Güvenlik tedbirleri ek tedbirlerdir.
Ceza Türleri Tablosu terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Cezayı Etkileyen Sebepler Sırası
Cezayı etkileyen sebepler sırası, hâkimin cezayı belirlerken artırıcı, indirici ve diğer ek tedbir sebeplerini hangi sırayla uygulayacağını belirleyen ilkedir. TCK m.61 ve devamı hükümler çerçevesinde sıralı uygulama zorunludur. Sıra: temel ceza → suça özgü etkiler → teşebbüs → iştirak → içtima → bireysel sebepler → takdiri indirim → erteleme/seçenek yaptırım. Sıralama ihlali bozma sebebidir; her aşama gerekçeli gösterilmelidir.
Cezayı Etkileyen Sebepler Sırası terimi hakkında Detayları gör Ceza Hukuku
Ceza Zamanaşımı
Ceza zamanaşımı, kesinleşmiş cezanın belirli bir süre içinde infaz edilmemesi durumunda infaz yetkisinin sona ermesidir. TCK m.68'de düzenlenmiştir. Süreler suçun ağırlığına göre değişir: ağırlaştırılmış müebbet için 40 yıl, müebbet için 30 yıl, 10 yıl ve üzeri için 24 yıl, 5-10 yıl arası için 20 yıl, 5 yıl altı için 10 yıl. Adli para cezasında 10 yıldır. Dava zamanaşımından farklı olarak hüküm kesinleştikten sonra işler.
Ceza Zamanaşımı terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Ceza Zamanaşımının Uzaması
Ceza zamanaşımının uzaması, TBK m.72/2 uyarınca haksız fiil aynı zamanda cezayı gerektiren bir suç oluşturuyor ve ceza yasaları daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüyorsa tazminat istemi için bu uzun sürenin uygulanmasıdır. Hüküm, on yıllık objektif üst sınırı aşmaya elverişlidir; ceza davası açılmış olması veya mahkûmiyet şart değildir. Ceza yasasının fiil için öngördüğü zamanaşımı esas alınır.
Ceza Zamanaşımının Uzaması terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Cinsi Belirtilmiş Satış
Cinsi belirtilmiş satış, satılanın ferden değil cinsi, miktarı veya niteliği itibarıyla tanımlandığı; ifrazla (ayırt etmeyle) somutlaşacak bir cins borç türüdür (TBK m.209). Türk Borçlar Kanunu'nda cins satışında satıcı, kararlaştırılan cinsten kanun ve adete uygun nitelikte mal verme borcu altındadır. Hasar, cins borcun temel özelliği olarak ifraz anına kadar satıcıda kalır; ifrazdan sonra parça borç hâline gelir ve hasar alıcıya geçer.
Cinsi Belirtilmiş Satış terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Cinsiyet Değişikliği
Cinsiyet değişikliği, kişinin nüfus kayıtlarındaki cinsiyetinin mahkeme kararıyla değiştirilmesidir (TMK m.40). Asliye hukuk mahkemesi, kişinin transseksüel olduğunu ve evli olmadığını, cinsiyet değişikliğinin sağlık açısından zorunlu ve ruhsal yönden uyumlu olduğunu doğrulayan resmî sağlık kurulu raporu ile karar verir. Operasyon sonrası nüfus kaydı ve ad güncellenir.
Cinsiyet Değişikliği terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Condictio Causa Data Causa Non Secuta
Condictio causa data causa non secuta, Latincede "sebep verildi ama sebep gerçekleşmedi" anlamına gelen ve Roma hukukundan günümüze taşınan klasik bir condictio'dur; ileride doğacak bir sebebe güvenilerek yapılan edimin, beklenen sebebin gerçekleşmemesi üzerine geri istenmesini ifade eder. TBK m.77/1'in "gerçekleşmemiş sebebe dayalı zenginleşme" hâlinin doğrudan tarihsel kaynağıdır.
Condictio Causa Data Causa Non Secuta terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Condictio Indebiti
Condictio indebiti, Roma hukukundan günümüze taşınan ve borçlu olunmayan bir şeyin yanılma ile ödenmesi halinde ödeyene tanınan iade talep hakkını ifade eden klasik bir Latince kavramdır. Türk Borçlar Kanunu m.77/1'in geçersiz veya hiç var olmayan sebep haliyle, m.78/1'in yanılarak ifa kuralının tarihsel kaynağını oluşturur ve sebepsiz zenginleşmenin en eski tipidir.
Condictio Indebiti terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Condictio Ob Causam Finitam
Condictio ob causam finitam, Latincede "sona ermiş sebep dolayısıyla dava" anlamına gelen ve Roma hukukundan modern Türk Borçlar Kanunu'na taşınan klasik bir condictio'dur; edim sırasında geçerli olan hukuki sebebin sonradan ortadan kalkması üzerine yapılan ifanın geri istenmesini ifade eder. TBK m.77/1'in "sona eren sebebe dayalı zenginleşme" hâlinin doğrudan tarihsel kaynağıdır ve iptal/dönme hâllerinde uygulanır.
Condictio Ob Causam Finitam terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Condictio Sine Causa
Condictio sine causa, Latincede "sebepsiz dava" anlamına gelen ve Roma hukukunda hukuki bir sebep (causa) bulunmaksızın elde edilen kazancın iadesi için açılan kişisel davaya verilen addır. Geniş anlamda dört klasik condictio'nun ortak çatısı, dar anlamda ise diğer üç condictio'nun kapsamı dışında kalan tüm sebepsiz zenginleşme hâllerinin teknik adıdır; modern TBK m.77 genel hükmünün doğrudan tarihsel temelidir.
Condictio Sine Causa terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Contra Legem (Kanuna Aykırı)
Contra legem (Latince "kanuna aykırı"), bir hâkim kararının veya hukuki düzenlemenin pozitif kanun hükmünün açık ifadesine ters düşmesini ifade eden klasik maksimdir. Hâkimin contra legem karar vermesi kural olarak yasaktır; ancak çok istisnai durumlarda — kanunun açıkça hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurması, anayasal değerlerle çatışması — yapılabilir. Praeter legem (kanun ötesi yorumlama) ile karşılaştırıldığında contra legem daha radikal bir aşımdır.
Contra Legem (Kanuna Aykırı) terimi hakkında Detayları gör Borçlar Hukuku
Culpa in Contrahendo
Culpa in contrahendo (sözleşme öncesi sorumluluk), pazarlık aşamasında doğan kusurlu davranışlardan dolayı taraflardan birinin diğerinin menfi zararını tazmin etme sorumluluğudur. Türk hukukunda kanunda açık düzenleme yoktur; TMK m.2 dürüstlük kuralı ve TBK m.49 haksız fiil hükümleri ile uygulanır. Tipik örneği görüşmeleri haksız yere kesip karşı tarafa zarar verme.
Culpa in Contrahendo terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanı
Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde hem devletin başı hem yürütmenin başı olan, doğrudan halk tarafından seçilen anayasal organdır. 2017 Anayasa değişikliğiyle Başbakanlık kaldırılarak yürütme yetkisi tek başına Cumhurbaşkanına verilmiştir (Anayasa m. 8). Anayasa m. 101-106 arasında düzenlenir; 40 yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları seçilebilir. Görev süresi 5 yıl, en çok iki dönem.
Cumhurbaşkanı terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanının Cezai Sorumluluğu
Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu, görevi sırasında işlediği iddia edilen suçlardan dolayı Anayasa Mahkemesi tarafından Yüce Divan sıfatıyla yargılanmasını düzenleyen mekanizmadır (Anayasa m. 105). TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğuyla soruşturma önergesi, 3/5 çoğunluğuyla soruşturma açma, 2/3 çoğunluğuyla Yüce Divana sevk kararı alınır. 2017 Anayasa değişikliğiyle kapsam genişletilmiş, görev dışı suçlar da bu usule tabi kılınmıştır.
Cumhurbaşkanının Cezai Sorumluluğu terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanının Görev ve Yetkileri
Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri, Anayasa m. 104'te sayılan ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde yürütme-yasama-yargı alanlarına yayılan anayasal yetkilerdir. Kanunları yayımlama veya geri gönderme, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarma, üst kademe kamu yöneticilerini ve AYM-HSK üyelerinin bir kısmını atama, olağanüstü hal ilan etme, seçimlerin yenilenmesine karar verme bu yetkiler arasındadır. Yetkiler hem anayasal hem yasal sınırlara tabidir.
Cumhurbaşkanının Görev ve Yetkileri terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanının Siyasi Sorumluluğu
Cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde TBMM'ye karşı klasik siyasi sorumluluk mekanizmasının (güvenoyu, gensoru) bulunmadığı; siyasi denetimin halkın seçim iradesi ve karşılıklı seçim yenileme yetkisi (Anayasa m. 116) üzerinden işletildiği rejimdir. 2017 Anayasa değişikliği ile TBMM'nin Cumhurbaşkanını siyasi olarak görevden alma yetkisi kaldırılmıştır; cezai sorumluluk Anayasa m. 105 usulüne tabidir.
Cumhurbaşkanının Siyasi Sorumluluğu terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanı Seçilme Yeterliliği
Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliği; Anayasa m.101'de düzenlenen aday olma koşullarıdır. Aday olabilmek için 40 yaşını doldurmuş, yükseköğretim mezunu Türk vatandaşı olmak ve milletvekili seçilme yeterliliğine sahip bulunmak gerekir. Aday gösterme yetkisi TBMM üye tam sayısının 1/5'ine, son seçimde geçerli oyların en az %5'ini alan siyasi partilere ve 100.000 seçmene aittir.
Cumhurbaşkanı Seçilme Yeterliliği terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanı Seçimi
Cumhurbaşkanı seçimi, halk tarafından doğrudan, eşit, genel oyla, gizli oy ve açık sayım esaslarına göre yapılan seçimdir. Anayasa m. 101-102 uyarınca görev süresi 5 yıl, en çok iki dönem. Aday olmak için 40 yaş, yükseköğrenim ve milletvekili seçilme yeterliliği aranır. İki turlu sistem uygulanır: birinci turda salt çoğunluk sağlanamazsa en yüksek iki aday arasında ikinci tur yapılır. Seçimin güvenliğini Yüksek Seçim Kurulu denetler.
Cumhurbaşkanı Seçimi terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanı Tarafsızlığı ve Parti İlişkisi
Cumhurbaşkanı tarafsızlığı ve parti ilişkisi; 2017 Anayasa değişikliğinden önce Anayasa m.101/son uyarınca Cumhurbaşkanının seçilmesinden sonra partisiyle ilişiği kesilmesi şeklinde hukuki zorunluluk taşırken, 2017 değişikliğiyle bu tarafsızlık şartı kaldırılmıştır. Günümüzde Cumhurbaşkanı parti üyeliğini sürdürebilir ve hatta siyasi parti genel başkanı olarak görev yapabilir; bu durum doktrinde kuvvetler ayrılığı ilkesi bakımından tartışılmaktadır.
Cumhurbaşkanı Tarafsızlığı ve Parti İlişkisi terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanı Yardımcısı
Cumhurbaşkanı yardımcısı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Cumhurbaşkanı tarafından atanan ve Cumhurbaşkanına yardımcı olarak görev yapan yürütme organıdır. 2017 Anayasa değişikliğiyle kaldırılan Başbakanlığın yerine getirilmemiş; yeni bir statüdedir. Anayasa m. 106 uyarınca Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınır; Cumhurbaşkanına karşı bireysel sorumludur. Cezai sorumluluğu Anayasa m. 105 usulüne tabidir. TBMM üyesi atanırsa milletvekilliği düşer.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanı Yetki Devri
Cumhurbaşkanı yetki devri; Anayasa m.106 uyarınca hastalık, yurt dışı seyahat veya görevin sona ermesi sebebiyle Cumhurbaşkanının geçici veya sürekli olarak görevini yapamadığı hâllerde yetkisinin Cumhurbaşkanı Yardımcısına vekâleten aktarılmasıdır. Yardımcı da yoksa TBMM Başkanı vekâlet eder. Sürekli boşalmada 45 gün içinde yeni seçim yapılır; eski CB'nin kalan süresi dolana kadar TBMM de aynı gün yenilenir.
Cumhurbaşkanı Yetki Devri terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK), 2017 Anayasa değişikliğiyle getirilen, Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkardığı normatif işlemdir (Anayasa m. 104/17). Temel hak ve özgürlükler, kişi hakları-ödevleri ve siyasi haklar CBK ile düzenlenemez. Kanunla açıkça düzenlenen konularda CBK çıkarılamaz; kanun-CBK çatışmasında kanun üstündür. Anayasa Mahkemesinin denetimine tabidir. Kanun Hükmünde Kararname (KHK) sisteminin yerini almıştır.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Konu Bakımından Sınırı
Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin konu bakımından sınırı; Anayasa m.104/17 uyarınca temel haklar, kişi hak ve ödevleri ile siyasi hak ve ödevler alanının CBK ile düzenlenememesi, Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda CBK çıkarılamaması ve kanunda açıkça düzenlenen konularda CBK yolunun kapalı olmasıdır. Kanunla çelişen CBK hükümleri uygulanmaz; aynı konuda sonradan kanun çıkarılırsa CBK kendiliğinden hükümsüz hâle gelir.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Konu Bakımından Sınırı terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Yargısal Denetimi
Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin yargısal denetimi; CBK'ların anayasaya uygunluğunun Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesidir. Doğrudan iptal davası yoluyla (Cumhurbaşkanı, TBMM üye tam sayısının 1/5'i, en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu), görülmekte olan davada somut norm denetimi yoluyla (m.152) ve dolaylı olarak bireysel başvuruda uygulanan işleme karşı denetim mümkündür. Şekil denetimi iptal kararının yayımından itibaren on gün içinde yapılır.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Yargısal Denetimi terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanlığı Ofisleri
Cumhurbaşkanlığı Ofisleri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Cumhurbaşkanlığı bünyesinde belirli alanlarda uzmanlaşmış koordinasyon ve araştırma işlevi gören birimlerdir. 2017 Anayasa değişikliği sonrası Cumhurbaşkanlığı teşkilatını düzenleyen 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulmuştur. Dijital Dönüşüm Ofisi, Finans Ofisi, İnsan Kaynakları Ofisi ve Yatırım Ofisi başlıca örneklerdir. İdari bağımsızlığa sahip, Cumhurbaşkanına bağlı kamu kurumlarıdır.
Cumhurbaşkanlığı Ofisleri terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları
Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde belirlenmiş politika alanlarında Cumhurbaşkanına stratejik danışma ve politika önerisi sunan istişari kurumlardır. 2017 Anayasa değişikliği sonrası 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulmuştur. Cumhurbaşkanı başkanlığında, alanında uzman üyelerden oluşur. Dokuz kurul: hukuk, eğitim-öğretim, kültür-sanat, sağlık-gıda, sosyal politika, ekonomi, güvenlik, yerel yönetim ve bilim-teknoloji.
Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları terimi hakkında Detayları gör Anayasa Hukuku
Cumhuriyet
Cumhuriyet, devlet başkanının halk tarafından seçildiği ve egemenliğin monarşi veya dinî otoriteden değil millete ait olduğu devlet şeklidir. Anayasa m. 1 uyarınca Türkiye Devletinin şekli Cumhuriyettir; Anayasa m. 4 ile değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Anayasa m. 2'deki demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti nitelikleri Cumhuriyeti tamamlar. 29 Ekim 1923'te ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı monarşisinden modern ulus devlete geçişin kurucu anıdır.
Cumhuriyet terimi hakkında Detayları gör Medeni Hukuk
Cüz'i Halefiyet
Cüz'i halefiyet, hukukî bir işlem (devir, satım, bağışlama, vasiyet) sonucu belirli bir mal veya hakkın bir kişiden diğerine geçmesidir. Külli halefiyetten farklı olarak tereke bütünü değil; yalnızca tek tek mal/hak üzerinde halefiyet doğar. Cüz'i halef, devraldığı mal veya hak ile sınırlı sorumluluk taşır; devredenin diğer borçlarından sorumlu tutulmaz. Belirli mal vasiyet alacaklısı tipik örnektir.
Cüz'i Halefiyet terimi hakkında Detayları gör