Tanım
Hakkın kullanılması, hukuk düzeninin kişiye tanıdığı bir hak veya yetkinin kullanımı sırasında üçüncü bir kişiye zarar verilmesi durumunda bu zararın hukuka aykırı sayılmamasını ifade eden klasik bir hukuka uygunluk sebebidir. TBK m.63/1'e göre kanunun verdiği bir yetkiye dayanılarak yapılan fiil, dış görünüşte bir haksız fiil oluştursa dahi hukuka aykırılık unsurunu taşımaz ve tazminat sorumluluğu doğmaz. Eren bu kurumu, "hukuk düzeninin kendi içindeki çelişmeyi giderici bir mekanizma" olarak değerlendirir; bir norm bir hak verirken başka bir norm bu hakkın kullanımını hukuka aykırı sayamaz.
TBK m.63/1 Çerçevesi
TBK m.63/1, "kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan bir fiil, zarara yol açsa bile hukuka aykırı sayılmaz" düzenlemesini içerir. Bu hüküm üç ana kategori için uygulanır: (i) kanundan doğan haklar (örneğin TMK m.683 kapsamındaki mülkiyet hakkı, TBK m.97 kapsamındaki hapis hakkı, anne-baba terbiye yetkisi), (ii) yargı kararından doğan yetkiler (icra memurunun haciz işlemi, mahkeme kararıyla yıkım), (iii) idari işlemden doğan yetkiler (ruhsata dayalı inşaat, kamulaştırma). Oğuzman/Öz, hakkın kullanımının hukuka uygunluk sağlayabilmesi için fiilin hakkın sınırları içinde kalması ve dürüstlük kuralına uygun olması gerektiğini vurgular. Sınırı aşan veya kötüye kullanılan hak, hukuka aykırılığı yeniden doğurur.
Hakkın Kötüye Kullanılması Sınırı (TMK m.2)
TMK m.2 "bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" hükmü, TBK m.63/1'in en önemli sınırını oluşturur. Mülkiyet hakkı sırf komşuya zarar vermek (şikân) amacıyla kullanılırsa hakkın açıkça kötüye kullanımı doğar ve TMK m.2 ile TBK m.49 birlikte tazminat sorumluluğu yaratır (örneğin manzarayı kapatmak için sırf eziyet kastıyla yüksek duvar dikme). Alacaklının borçlunun mallarına yönelik aşırı haciz talebi de TMK m.2 kapsamında hakkın kötüye kullanımı sayılabilir. Doktrinde Reisoğlu, hakkın kötüye kullanımı için objektif olarak menfaat dengesinin bozulmasının yeterli olduğunu, subjektif zarar verme kastının mutlak şart olmadığını savunur.
Uygulama Alanları ve Yargıtay Uygulaması
Pratikte hakkın kullanımı sıkça başvurulan alanlar şunlardır: basın özgürlüğü kapsamında haber verme hakkı (gerçeklik, güncellik, kamu yararı, ölçülülük şartları aranır), eleştiri hakkı (sanat eseri hakkındaki olumsuz değerlendirmeler), rekabet hakkı (dürüst rekabet sınırları içinde), savunma hakkı (mahkemede yapılan beyanlar), yönetim hakkı (apartman yöneticisinin tasarrufları). Bu alanların hepsinde Yargıtay, hakkın kullanımının kapsamı, amacı ve oranı üzerinden bir denge testi yapmaktadır. TCK m.26/1'deki "hakkın kullanılması" düzenlemesi ile özünde aynı mantığı paylaşır; ceza hukukunda beraat, özel hukukta tazminatsızlık sonucunu doğurur.
Kritik Noktalar
- TBK m.63/1, kanun, yargı kararı veya idari işlemden doğan yetkilerin kullanımını hukuka uygun sayar.
- Hakkın sınırları içinde kalmak ve dürüstlük kuralına uymak zorunludur (TMK m.2).
- Hakkın kötüye kullanımı (chicane, eziyet kastı) hukuka aykırılığı yeniden doğurur.
- Basın haberi için gerçeklik, güncellik, kamu yararı, ölçülülük dörtlü test uygulanır.
- TCK m.26/1 ile paralel mantık taşır; ceza hukukunda da hak kullanımı hukuka uygunluk sebebidir.
- Yargı kararı veya idari işlemin yetki sınırları aşılırsa hakkın kullanımı sona erer.
Aynı Alandan Bağlantılar
- Meşru Savunma — TBK m.63/2 kapsamındaki ilk klasik hukuka uygunluk sebebi.
- Zorunluluk Hâli — TBK m.63/2 kapsamındaki ikinci klasik hukuka uygunluk sebebi.
- Mağdurun Rızası — rıza temelli, üçüncü tipik hukuka uygunluk sebebi.
- Haksız Fiil — hak kullanımı bu sorumluluğun hukuka aykırılık unsurunu bertaraf eder.
- Hukuka Aykırılık — TBK m.63/1 ile bertaraf edilen temel unsur.
- Kişilik Haklarına Aykırılık — basın haberi gibi olaylarda hak kullanımı/aykırılık dengesi kurulur.
- Ahlaka Aykırılık — hakkın kötüye kullanımı bu kavrama yaklaşabilir.
- Sözleşme Özgürlüğü — sözleşme yapma hakkı da TBK m.63/1 kapsamında değerlendirilebilir.
- Manevi Tazminat — kişilik hakkı ihlali iddialarında hak kullanımı savunması.