Hakkın Özüne Dokunma Yasağı Nedir?
Tanım
Temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması halinde bile hakkın kullanılmasını imkansız kılacak ölçüde özüne dokunulamaması yasağıdır (AY m.13). Sınırlamanın mutlak sınırını oluşturur.
Temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması halinde bile hakkın kullanılmasını imkansız kılacak ölçüde özüne dokunulamaması yasağıdır (AY m.13). Sınırlamanın mutlak sınırını oluşturur.
Temel Hakların Sınırlanması
Temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla, Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ölçülülük ilkesine uygun biçimde sınırlanabilmesidir (AY m.13). Sınırlama rejiminin genel çerçevesidir.
Sınırlamanın Sınırı
Temel hak sınırlamalarının tabi olduğu anayasal güvencelerin bütünüdür: kanunla sınırlama, meşru amaç, ölçülülük, hakkın özüne dokunmama ve demokratik toplum düzeninin gerekleri (AY m.13).
Hakkın özüne dokunma yasağı, temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması sırasında hakkın kullanılmasını anlamsız kılacak ölçüde daraltılmasının yasaklanmasını ifade eder. AY m.13'te yer alan "özlerine dokunulmaksızın" ibaresi bu güvencenin anayasal dayanağıdır. Kavram, Alman hukukundaki Wesensgehaltgarantie (özsel içerik güvencesi) kavramının karşılığıdır ve Alman Anayasası (Grundgesetz) m.19/2'den esinlenerek Türk anayasa hukukuna aktarılmıştır.
Hakkın özü, bir temel hakkın varlık sebebini oluşturan, ortadan kaldırıldığında hakkın tanınmamış sayılacağı asgari çekirdeği ifade eder.
AY m.13: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir."
Bu hüküm, sınırlamanın sınırları arasında en güçlü korumayı sağlayan güvencedir. Kanun koyucu, diğer tüm koşulları sağlasa bile hakkın özüne dokunan bir sınırlama yapamaz.
Uluslararası hukukta paralel düzenlemeler:
Hakkın özünün belirlenmesinde iki temel yaklaşım bulunur:
Hakkın özü, somut olaydan bağımsız, sabit ve değişmez bir çekirdek alandır. Bu çekirdeğe hiçbir koşulda, hiçbir gerekçeyle dokunulamaz. Hakkın doğasından kaynaklanan bu alan, soyut düzeyde belirlenebilir. Örneğin yaşam hakkının özü, keyfi olarak yaşamdan yoksun bırakılmama güvencesidir ve bu güvence hiçbir dengelemeye tabi tutulamaz.
Hakkın özü, somut olayda yapılan bir değerlendirmeyle belirlenir. Ölçülülük denetimi sonucunda orantısız bulunan her müdahale, aynı zamanda hakkın özüne dokunmuş sayılır. Bu yaklaşımda öz, bağımsız bir ölçüt olmaktan çıkıp ölçülülük ilkesiyle iç içe geçer.
AYM'nin yaklaşımı: AYM, ağırlıklı olarak göreli teoriye yakın kararlar vermektedir. Mahkeme, ölçülülük denetimi ile öz güvencesini birlikte değerlendirmekte ve orantısız bulunan müdahaleyi genellikle hakkın özüne de dokunan bir müdahale olarak nitelendirmektedir. Ancak bazı kararlarda mutlak teoriye yakın ifadeler de kullanılmıştır.
| Hak | Özü (çekirdek alan) | Öze dokunan sınırlama örneği |
|---|---|---|
| Mülkiyet hakkı | Mülkiyetten yararlanma | Tazminatsız ve süresiz el koyma |
| Eğitim hakkı | Eğitime erişim | Belirli bir grubun eğitimden tamamen dışlanması |
| Adil yargılanma | Mahkemeye erişim | Dava açma hakkının tamamen kaldırılması |
| Seyahat özgürlüğü | Ülke içinde hareket | Süresiz ve gerekçesiz yurt dışı çıkış yasağı |