Hukuki Niteliği
Millî egemenlik, modern anayasal devletin en temel ilkelerinden biridir ve devlet kudretinin kaynağı ile kullanılma biçimini belirler. Egemenlik kavramının millet sahipliğine bağlandığı doktriner biçimdir; 18. yüzyılın anayasal devrim söyleminde şekillenmiş ve modern Türk anayasal düzeninin kurucu taşı olmuştur. 1921 Anayasası'ndan halen geçerli Anayasa'na kadar tüm Türk anayasalarının m.1 veya m.3-m.6 arasında sabit hükmü olmuştur. Kuvvetler ayrılığı, demokratik devlet ve anayasanın üstünlüğü ilkelerinin anayasal öncülüdür.
Dayanak (Anayasa m. 6)
Anayasa m. 6:
"Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz."
Son cümle, anayasanın üstünlüğü ilkesinin müşterek formülüdür.
Unsurları
Kayıtsız Şartsızlık
Millî egemenlik mutlak ve bölünmezdir. Hiçbir dış otorite, başka devlet veya uluslarüstü organ ile paylaşılamaz. Ancak Türk Milletinin kendi iradesiyle uluslararası kuruluşlara belirli yetkileri devretmesi mümkündür (AB süreci, uluslararası yargı yetkileri).
Millet Sahipliği
Egemenlik belirli bir kişi, grup veya kurumun değil, millet tüzel kişisinindir. Devlet başkanı, hükümet, meclis gibi organlar milletin yetkilerini kullanır, ancak egemenliğe sahip değildirler.
Anayasa Çerçevesi
Egemenlik Anayasanın koyduğu esaslara göre kullanılır. Yani millî egemenlik sınırsız değil, anayasal çerçeveli bir iktidardır. Anayasa millet iradesinin iç sınırıdır.
Yetkili Organlar
Egemenlik Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanı ve bağımsız mahkemeler gibi yetkili organlar eliyle kullanılır (yasama m.7, yürütme m.8, yargı m.9).
Kimse veya Sınıf Bırakma Yasağı
Egemenliğin kullanımı kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Bu kural teokrasi, monarşi ve oligarşi gibi rejim biçimlerini anayasal olarak dışarıda bırakır.
Anayasa-Dışı Yetki Yasağı
"Kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanılamaz." Bu hüküm hukuk devleti, anayasanın bağlayıcılığı ve kanuni idare ilkesi ile iç içedir.
Millî Egemenliğin Tezahürleri
Temsili demokrasi, millî egemenliğin Sieyès'ci anlayışın doğal sonucudur. Milletvekilileri halk tarafından seçilir; milletin temsili ilkesi (Anayasa m. 80) emredici vekâleti dışlar.
Doğrudan Demokrasi Araçları
Doğrudan demokrasi araçları (özellikle halkoylaması) millî egemenliğin halka doğrudan başvurma biçimleridir. Anayasa m. 175 anayasa değişikliklerinde halkoylamasını düzenler; 1961, 1982 Anayasaları ve 2017 değişikliği halkoylamasıyla kabul edilmiştir.
Millî egemenliğin birey düzleminde ifadesidir. Aktif seçme ve pasif seçim hakkı birlikte egemenliğin bireysel paydalarını oluşturur.
Her vatandaşın eşit oyu, millî egemenliğin eşitlik boyutudur.
Millî Egemenlik × Değiştirilemezlik
Anayasa m. 6 doğrudan değiştirilemez hükümler (Anayasa m. 4) arasında sayılmaz. Ancak:
- Anayasa m. 1 Cumhuriyet niteliği, millî egemenliğin kurumsal ifadesidir ve değiştirilemez.
- Anayasa m. 2 demokratik devlet niteliği, millî egemenliğin siyasî rejim boyutudur.
- Doktrinde genel olarak kabul edilir ki millî egemenlik ilkesinin ortadan kaldırılması, Cumhuriyetin demokratik niteliğini yok eder ve Anayasa m. 4 değiştirilemezlik koruması altında dolaylı olarak yer alır.
Uluslararası Hukukla İlişki
Millî egemenlik mutlak değildir. Devletler kendi iradeleriyle uluslararası yükümlülükler altına girerler:
- Milletlerarası andlaşmalar iç hukuk karşısında öncelikli konuma gelebilir (Anayasa m. 90/5/son).
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargı yetkisi Türkiye tarafından tanınmıştır.
Bu, egemenliğin kendisinin değil, bazı yetkilerin uluslararası kullanılmasıdır; millî egemenlik ilkesiyle çelişmez.
Hâkimlik Sınavı Açısından Kritik Noktalar
- Anayasa m. 6/1: "Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir" — 1921'den beri değişmeyen formül.
- Anayasa m. 6/2: Egemenlik anayasa çerçevesinde yetkili organlar eliyle kullanılır — sınırlı egemenlik.
- Anayasa m. 6/3 son cümle: Kaynağını Anayasadan almayan Devlet yetkisi kullanılamaz — anayasanın üstünlüğü formülü.
- Millet ≠ Halk egemenliği: Sieyès-Rousseau ayrımı; Türkiye Sieyès'ci millet egemenliği modeline yakındır.
- Kişi-zümre-sınıf yasağı: Teokrasi, monarşi, oligarşi anayasal olarak dışlanır.
- Halkoylaması: Millî egemenliğin doğrudan demokratik tezahürü; anayasa değişikliklerinde önemli mekanizma.
- Değiştirilemezlik: Anayasa m. 4'te doğrudan sayılmasa da m.1 ve m.2 üzerinden dolaylı korunur.
- Anayasacılık: Sınırlı iktidar modeli; millî egemenlik + anayasa birlikte anlam kazanır.