Mülkiyet Hakkı Nedir?
Tanım
Herkesin mülkiyet ve miras hakkına sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği güvencesidir (AY m.35). Kamulaştırma bedelinin peşin ödenmesi esastır.
Herkesin mülkiyet ve miras hakkına sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği güvencesidir (AY m.35). Kamulaştırma bedelinin peşin ödenmesi esastır.
Mülkiyet hakkı, kişilerin maddi ve gayri maddi varlıklar üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkilerini kapsayan temel bir haktır. Anayasal düzeyde güvence altına alınan bu hak, bireylerin ekonomik özgürlüklerinin temelini oluşturur ve sosyal devlet ilkesiyle dengelenen bir yapıya sahiptir.
Mülkiyet hakkı, klasik liberal haklar geleneğinde doğal haklar arasında kabul edilmekle birlikte, modern anayasa hukukunda sosyal işlevi de olan bir hak olarak ele alınmaktadır. 1982 Anayasası, mülkiyet hakkını "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" bölümünde düzenlemiş olup bu tercih, mülkiyetin salt bireysel bir hak değil, toplumsal işlevi olan bir kurum olarak değerlendirildiğini göstermektedir.
Mülkiyet hakkının kapsamı yalnızca taşınır ve taşınmaz mallarla sınırlı değildir. AYM ve AİHM içtihadına göre mülkiyet hakkı; alacak hakları, fikri mülkiyet hakları, lisanslar, ticari itibar, hisseler ve hatta meşru beklentiler gibi ekonomik değer taşıyan tüm varlıkları kapsar.
1982 Anayasası'nın 35. maddesi mülkiyet hakkını düzenlemektedir. Maddeye göre herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
AY m.46 kamulaştırmayı düzenlemektedir. Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılığını peşin ödemek şartıyla özel mülkiyetteki taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını kanunla gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir.
AY m.47 devletleştirmeyi düzenlerken, AY m.44 toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve topraksız çiftçiye toprak sağlamak amacıyla toprak mülkiyetine sınırlamalar getirilebileceğini belirtmektedir.
Genel sınırlama rejimi olan AY m.13 de mülkiyet hakkı bakımından uygulanır. Ayrıca AY m.35/2'deki kamu yararı özel sınırlama sebebi olarak belirlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkını üç kural çerçevesinde değerlendirmektedir: (1) mülkiyetten barışçıl yararlanma hakkı, (2) mülkiyetten yoksun bırakma (kamulaştırma/devletleştirme), (3) mülkiyetin kullanımının düzenlenmesi. Bu üçlü test, AİHM'nin 1 No'lu Protokol m.1 içtihadıyla paralel bir yapı sergilemektedir.
Mahkeme, mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerde kamu yararı amacının bulunmasını, müdahalenin kanuni dayanağının olmasını ve ölçülülük ilkesine uygun olmasını aramaktadır. Ölçülülük değerlendirmesinde, bireye yüklenen külfet ile kamu yararı arasında adil bir denge kurulması gerektiği vurgulanmaktadır.
AYM bireysel başvuru kararlarında özellikle kamulaştırmasız el atma, kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi, imar planı değişiklikleriyle mülkiyetin kısıtlanması ve uzun süreli yapı yasakları konularında mülkiyet hakkı ihlali tespit etmiştir.
| Müdahale Türü | Anayasal Dayanak | Koşulları | Tazminat |
|---|---|---|---|
| Kamulaştırma | AY m.46 | Kamu yararı, kanuni dayanak | Gerçek karşılık, kural olarak peşin |
| Devletleştirme | AY m.47 | Kamu hizmeti zorunluluğu, kanun | Gerçek karşılık |
| Mülkiyetin düzenlenmesi | AY m.35/2 | Kamu yararı, kanun | Kural olarak tazminat gerekmez |
| Kamulaştırmasız el atma | Hukuka aykırı fiili durum | Kanuni dayanağı yoktur | Tam tazminat gerekir |