Çalışma Hakkı Nedir?
Tanım
Herkesin çalışma hakkına sahip olduğu, devletin çalışanların yaşam düzeyini yükseltmek ve çalışma hayatını geliştirmek için gerekli tedbirleri alması yükümlülüğüdür (AY m.49).
Herkesin çalışma hakkına sahip olduğu, devletin çalışanların yaşam düzeyini yükseltmek ve çalışma hayatını geliştirmek için gerekli tedbirleri alması yükümlülüğüdür (AY m.49).
Sendika Kurma Hakkı
Çalışanların ve işverenlerin üyelerinin çalışma ilişkilerinde ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak amacıyla önceden izin almaksızın sendika ve üst kuruluş kurma hakkıdır (AY m.51).
Sosyal Devlet
Devletin vatandaşlarına insan onuruna yaraşır asgari yaşam düzeyi sağlamakla yükümlü olduğu ilkedir (AY m.2). Sosyal hakların güvencesi olarak eğitim, sağlık ve çalışma haklarını kapsar.
Çalışma hakkı, bireylerin özgürce çalışabilme, geçimlerini sağlayabilme ve insanca çalışma koşullarından yararlanabilme hakkını kapsayan temel bir sosyal haktır. AY m.49 ve m.50, çalışma hakkı ve çalışma koşullarını düzenleyen temel anayasal hükümlerdir. AY m.49/1, çalışmanın herkesin hakkı ve ödevi olduğunu belirtmekte; devlete çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü yüklemektedir.
Çalışma hakkı, hem bir özgürlük (çalışma özgürlüğü) hem de sosyal bir hak olarak çifte nitelik taşımaktadır. Özgürlük boyutuyla herkesin istediği alanda çalışabilmesini güvence altına alırken; sosyal hak boyutuyla devlete istihdam olanaklarının artırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için aktif tedbirler alma yükümlülüğü yükler.
AY m.49/2, devlete çalışma hakkının korunması için kapsamlı yükümlülükler yüklemektedir. Bu yükümlülükler şu başlıklar altında sınıflandırılabilir:
İstihdam politikaları: Devlet, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak zorundadır. Bu yükümlülük, makroekonomik politikalar, mesleki eğitim programları, istihdam teşvikleri ve iş piyasasının etkin işleyişini sağlamaya yönelik düzenlemeleri kapsar.
Çalışma hayatının geliştirilmesi: Devlet, çalışma hayatının geliştirilmesi için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. İş mevzuatının güncellenmesi, çalışma standartlarının yükseltilmesi ve çalışanların haklarının etkin korunması bu yükümlülüğün bileşenleridir.
Hayat seviyesinin yükseltilmesi: Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek için asgari ücretin belirlenmesi, sosyal güvenlik hizmetlerinin sunulması ve ekonomik kalkınmanın çalışanlara yansıtılması gibi tedbirler almalıdır.
Çalışma özgürlüğü, çalışma hakkının negatif statü hakları boyutunu oluşturur. Bu özgürlük, bireylerin kendi istekleriyle çalışıp çalışmamayı, hangi işte çalışacaklarını ve nerede çalışacaklarını serbestçe belirleyebilmelerini güvence altına alır. Zorla çalıştırma yasağı, çalışma özgürlüğünün ayrılmaz bir parçasıdır.
AY m.18, hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacağını açıkça düzenlemiştir. Angarya yasaktır. Bu hüküm, çalışma özgürlüğünün negatif boyutunun en önemli güvencesidir. Zorla çalıştırma yasağının istisnaları, anayasal düzeyde sınırlı biçimde belirlenmiştir.
Çalışma özgürlüğü, sözleşme özgürlüğüyle de yakından bağlantılıdır. İşçi ve işveren arasındaki iş sözleşmesi, çalışma ilişkisinin hukuki temelini oluşturur. Ancak sözleşme özgürlüğü mutlak değildir; işçinin korunması amacıyla asgari ücret, çalışma süreleri ve iş güvencesi gibi konularda kanuni sınırlamalar getirilmiştir.
AY m.50, çalışma koşullarını ve çalışanların korunmasına yönelik özel güvenceleri düzenlemektedir. Bu maddeye göre kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunur.
Dinlenme hakkı, çalışma hakkının tamamlayıcısıdır. AY m.50/3-4 uyarınca dinlenmek çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir. Bu düzenlemeler, çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığının korunmasına yönelik anayasal güvencelerdir.
İş güvenliği ve işçi sağlığı, çalışma koşullarının önemli bir boyutunu oluşturur. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, bu alanda ayrıntılı düzenlemeler içermektedir. Devletin iş güvenliğini sağlama yükümlülüğü, AY m.49-50'nin birlikte yorumlanmasından kaynaklanmaktadır.