2017 Anayasa Değişikliği Nedir?
Tanım
16 Nisan 2017 halkoylamasıyla kabul edilen ve parlamenter hükümet sisteminden Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişi sağlayan kapsamlı anayasa değişikliğidir.
16 Nisan 2017 halkoylamasıyla kabul edilen ve parlamenter hükümet sisteminden Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişi sağlayan kapsamlı anayasa değişikliğidir.
Başkanlık Sistemi (Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi)
2017 Anayasa değişikliğiyle benimsenen, yürütme yetkisinin doğrudan halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanında toplandığı hükümet sistemidir. Yasama ve yürütme arasında sert kuvvetler ayrılığı öngörür.
Kanun Hükmünde Kararname (Tarihi)
2017 Anayasa değişikliğiyle kaldırılan, TBMM'nin yetki kanunuyla Bakanlar Kuruluna verdiği düzenleme yetkisine dayalı işlemdir. Yerini Cumhurbaşkanlığı kararnamesi almıştır.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkardığı düzenleyici işlemdir (AY m.104). Kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda ve temel haklar alanında kararname çıkarılamaz.
2017 Anayasa değişikliği, Türkiye'nin hükümet sistemi tarihinde köklü bir dönüşüm noktasıdır. 1876'dan itibaren parlamenter sistem geleneğine sahip olan Türkiye, bu değişiklikle birlikte Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş yapmıştır. 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, TBMM tarafından 21 Ocak 2017 tarihinde kabul edilmiş ve 16 Nisan 2017'de yapılan halkoylamasında %51,41 oranında "evet" oyu ile onaylanmıştır.
Değişiklik sürecinin temel gerekçeleri arasında yürütmenin istikrarının sağlanması, çift başlı yürütme yapısının ortadan kaldırılması ve vesayet mekanizmalarının tasfiyesi gösterilmiştir. Parlamenter sistemde yaşanan koalisyon krizleri ve hükümet istikrarsızlıkları da değişikliğin motivasyonları arasında yer almıştır.
Yeni sistemin en belirgin özelliği, yasama ve yürütme organları arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanmasıdır. Cumhurbaşkanı artık doğrudan halk tarafından seçilmekte ve yürütme yetkisini tek başına kullanmaktadır. Başbakanlık makamı kaldırılmış, Bakanlar Kurulu yerine Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar sistemi getirilmiştir.
Cumhurbaşkanının yetkileri önemli ölçüde genişletilmiştir: Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkisi (AY m.104), üst düzey kamu görevlilerini atama ve görevden alma, bütçe teklifini hazırlama ve TBMM'ye sunma bu yetkiler arasındadır. Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı olabilmektedir.
Parlamenter sistemdeki yumuşak kuvvetler ayrılığı yerini daha sert bir kuvvetler ayrılığı modeline bırakmıştır. Yasama ve yürütme organları birbirini feshetme/seçimleri yenileme yetkisine sahip olsa da, bu yetki karşılıklı olarak düzenlenmiştir. TBMM üye tamsayısının 3/5 çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir; Cumhurbaşkanı da aynı şekilde seçimleri yenileme yetkisine sahiptir. Her iki durumda da hem TBMM hem de Cumhurbaşkanlığı seçimleri birlikte yapılır.
Gensoru mekanizması kaldırılmış, yazılı soru ve meclis araştırması denetim araçları olarak korunmuştur. Meclis soruşturması ise Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar için düzenlenmiştir. Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu yeni bir usule bağlanmıştır (AY m.105): TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önerge ile soruşturma açılabilir, üye tamsayısının 3/5 çoğunluğuyla Yüce Divana sevk kararı alınabilir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun yapısı değiştirilmiş, üye sayısı 22'den 13'e indirilmiştir. Cumhurbaşkanına HSK üyelerinin bir kısmını doğrudan atama yetkisi verilmiştir. Askeri yargı büyük ölçüde kaldırılmış, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kapatılmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin üye sayısı 17'den 15'e düşürülmüştür.
Bu değişiklikler, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ilkesi açısından doktrinde yoğun tartışmalara neden olmuştur. Eleştirmenler, yürütmenin yargı üzerindeki etkisinin arttığını ileri sürerken; savunucular, demokratik meşruiyetin güçlendirildiğini vurgulamıştır.