Pozitif Statü Hakları Kavramı
Pozitif statü hakları, Georg Jellinek'in geliştirdiği hak sınıflandırmasında bireylerin devletten belirli edim ve hizmetleri talep etme yetkisini ifade eden haklardır. "İsteme hakları" olarak da adlandırılan bu haklar, devletin aktif bir tutum sergilemesini ve bireylere belirli hizmetleri sunmasını gerektirir. Negatif statü haklarının (koruyucu haklar) devletten müdahale etmemesini talep etmesinin aksine, pozitif statü hakları devletin olumlu bir eylemde bulunmasını zorunlu kılar.
Jellinek'in dörtlü sınıflandırmasında haklar; negatif statü (devletten müdahale etmemesini isteme), pozitif statü (devletten hizmet talep etme), aktif statü (devlet yönetimine katılma) ve pasif statü (devlete itaat yükümlülüğü) olarak ayrılır. Pozitif statü hakları bu sınıflandırmada "status positivus" kategorisine karşılık gelir.
Pozitif Statü Haklarının Türk Anayasasındaki Yeri
1982 Anayasası, temel hak ve hürriyetleri üçlü bir sınıflandırmayla düzenlemiştir: kişi hakları (AY m.17-40), sosyal ve ekonomik haklar (AY m.41-65) ve siyasi haklar (AY m.66-74). Pozitif statü hakları ağırlıklı olarak sosyal ve ekonomik haklar bölümünde yer almaktadır.
Eğitim ve Öğrenim Hakkı
AY m.42 uyarınca eğitim ve öğrenim hakkı devletin düzenleme ve denetimi altında gerçekleştirilir. Devlet, ilköğretimin zorunlu ve devlet okullarında parasız olmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu hak, devletin eğitim kurumları açması, müfredat belirlemesi ve eğitim altyapısını oluşturması şeklinde somutlaşır.
Sağlık Hakkı ve Sosyal Güvenlik
AY m.56 herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu belirtir. AY m.60 ise sosyal güvenlik hakkını düzenleyerek devletin bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri almasını ve teşkilatı kurmasını öngörür. Genel sağlık sigortası sistemi bu hakkın somut yansımasıdır.
Çalışma Hakkı ve Konut Hakkı
AY m.49 çalışma hakkını güvence altına alarak devletin çalışanların hayat seviyesini yükseltmek ve çalışma hayatını geliştirmek için gerekli tedbirleri almasını emreder. AY m.57 ise devletin konut ihtiyacını karşılayacak tedbirler almasını ve toplu konut girişimlerini desteklemesini öngörür.
Pozitif Statü Haklarının Hukuki Niteliği
Pozitif statü haklarının yargısal olarak ne ölçüde talep edilebilir olduğu tartışmalı bir konudur. Doktrinde baskın görüşe göre bu hakların büyük bölümü "program hüküm" niteliğindedir; yani devlete bir yön ve hedef gösterir ancak bireylere doğrudan dava açma hakkı vermez. Devletin bu hakları gerçekleştirmesi, mali kaynaklarına ve yasama organının takdirine bağlıdır.
Ancak Anayasa Mahkemesi kararlarında sosyal hakların tamamen program hüküm olmadığı, asgari bir çekirdeğinin yargısal olarak korunabileceği kabul edilmiştir. Özellikle eğitim hakkı ve sosyal güvenlik hakkı gibi alanlarda devletin asgari yükümlülüklerini yerine getirmemesi anayasaya aykırılık oluşturabilir.
AY m.65, sosyal ve ekonomik hakların gerçekleştirilmesini devletin mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde güvence altına almıştır. Bu madde, devletin sınırsız bir yükümlülük altında olmadığını ancak mevcut kaynakları bu hakların gerçekleştirilmesi için seferber etmesi gerektiğini ifade eder.