AİHS 14. Madde Ayrımcılık Yasağı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)'nde en çok başvurulan kavramlardan biridir. Madde, Sözleşme'nin diğer haklarının kullanımında her türlü ayrımcılığı yasaklayan "aksesuar" nitelikli bir haktır; yani tek başına değil, Sözleşme'nin başka bir maddesiyle birlikte ileri sürülebilir. Hâkimlik sınavında aksesuar niteliği ve 12. Protokol ile ilişkisi yoğun biçimde test edilir.
Madde Metni ve Kapsamı
AİHS m.14'ün Türkçe meali şöyledir: "Bu Sözleşme'de tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensup olma, servet, doğum veya başka herhangi bir statü gibi herhangi bir ayrımcılık yapılmaksızın güvence altına alınır."
Sayım Örnekleyici (Exemplary), Tahdidi Değildir
Maddede sayılan ayrımcılık temelleri örnekleyicidir. "Başka herhangi bir statü" ifadesi sayımı açık uçlu yapar. AİHM, cinsel yönelim, yaş, sağlık durumu, askerlik statüsü, ikamet ve işsizlik gibi temellerde de ayrımcılık iddialarını inceleyebilir.
Aksesuar Nitelik
Tek Başına İleri Sürülemez
M.14 bağımsız bir hak değildir; Sözleşme'nin diğer maddeleriyle birlikte ileri sürülmelidir. Örneğin bir ayrımcılık iddiası m.8 özel yaşama saygı ile birlikte ya da m.10 ifade özgürlüğü ile birlikte sunulmak zorundadır. Bu özellik maddenin "aksesuar" niteliğini oluşturur.
Bağlantılı Hakkın İhlali Şart Değildir
AİHM içtihadına göre ayrımcılık iddiasının kabul edilmesi için bağlantılı hakkın ihlal edilmiş olması zorunlu değildir. Bağlantılı hakkın kapsamına girmesi yeterlidir. Örneğin eğitim hakkı (1. Protokol m.2) ile birlikte ileri sürülen ayrımcılık iddiasında eğitim hakkı ihlal edilmemiş olsa bile m.14 ihlali tespit edilebilir.
Genel Ayrımcılık Yasağı
- Protokol, AİHS'ye ek olarak "kanuna dayalı her hakkın kullanılmasında" ayrımcılık yasağı getirir. Bu düzenleme bağımsız (özerk) nitelikte olduğu için başka bir Sözleşme maddesiyle bağlantı kurulmasına gerek yoktur.
| Özellik | AİHS m.14 | 12. Protokol |
|---|
| Nitelik | Aksesuar | Özerk |
| Kapsam | Sözleşme hakları | Kanuna dayalı her hak |
| Türkiye onayı | Evet (Sözleşme ile) | Hayır |
Türkiye'nin 12. Protokolü Onaylamamış Olmasının Etkisi
Türkiye 12. Protokol'ü onaylamadığı için ayrımcılık yasağı Türkiye bakımından yalnızca m.14 çerçevesinde geçerlidir. Yani ayrımcılık iddiası her zaman Sözleşme'deki başka bir hakla bağlantılı olarak ileri sürülmelidir.
AİHM İçtihadında Ayrımcılık Testi
Karşılaştırılabilir Durum
İlk adım, başvurucunun farklı muameleye tabi tutulduğunu iddia ettiği grupla karşılaştırılabilir durumda olduğunu göstermektir.
Farklı Muamele
Karşılaştırılabilir iki durumun farklı muameleye tabi tutulduğunun veya farklı durumların aynı muameleye tabi tutulduğunun saptanması gerekir.
Objektif ve Makul Gerekçe
Farklı muamelenin objektif ve makul bir gerekçesi varsa ayrımcılık oluşmaz. Orantılılık ilkesi test ölçütüdür: Amaç meşru ve araç orantılı olmalıdır.
Dolaylı Ayrımcılık
AİHM, açık ayrımcılık yanında dolaylı ayrımcılığı da tanır. Görünüşte nötr bir düzenleme belirli bir grup üzerinde orantısız etki yaratıyorsa dolaylı ayrımcılık söz konusudur. D.H. v. Czech Republic (2007) kararı Roman çocukların özel okullara orantısız yerleştirilmesinin dolaylı ayrımcılık olduğunu tespit etmiştir.
Türkiye Aleyhine İçtihatlar
Türkiye aleyhine açılmış davalarda m.14, özellikle din özgürlüğü (m.9), özel yaşama saygı (m.8) ve adil yargılanma (m.6) ile bağlantılı biçimde ihlal tespitlerine konu olmuştur. Opuz v. Türkiye (2009) kararı, kadına yönelik şiddet vakalarında cinsiyete dayalı sistematik ayrımcılığın m.14 ve m.2-3 ile birlikte ihlalini ortaya koydu. Bu içtihat Türkiye için etkililik ilkesi çerçevesinde pozitif yükümlülük doğuran bir dönüm noktasıdır.
Kritik Noktalar
- AİHS m.14 "aksesuar" niteliktedir; tek başına değil, Sözleşme'nin başka bir maddesiyle birlikte ileri sürülmelidir.
- Sayılan ayrımcılık temelleri örnekleyicidir; "başka herhangi bir statü" ifadesi sayımı açık uçlu yapar.
- 12. Protokol özerk genel ayrımcılık yasağı getirir; Türkiye bu protokolü onaylamamıştır.
- Ayrımcılık testi üç aşamalıdır: karşılaştırılabilir durum, farklı muamele, objektif ve makul gerekçe.
- Dolaylı ayrımcılık (görünüşte nötr düzenlemenin orantısız etkisi) D.H. v. Czech Republic (2007) ile tanınmıştır.
- Opuz v. Türkiye (2009) kararı kadına yönelik şiddette cinsiyete dayalı sistematik ayrımcılığı tespit eder.