Kişiler arası ilişkileri düzenleyen hukuk dalı. Kişilik hakları, aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukuku konularını kapsar.
Medeni hukuk, kişiler arasındaki özel hukuk ilişkilerini düzenleyen ve hâkimlik sınavının en geniş kapsamlı alanlarından birini oluşturan temel hukuk dalıdır. Türkiye'de medeni hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve onun ayrılmaz parçası olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çatısı altında işler. TMK; kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukuku olmak üzere dört kitaptan oluşur ve 1030 madde ile bireyin doğumdan ölüme kadar olan hukuki yaşamının çerçevesini çizer.
TMK''nın Dört Kitabı ve Hâkimlik Sınavındaki Ağırlığı
Birinci Kitap — Kişiler Hukuku (m. 8-117): Kişiliğin başlangıcı, ehliyet (tam ehliyet, sınırlı ehliyetsiz, tam ehliyetsiz), yerleşim yeri, kişilik haklarının korunması, dernekler ve vakıfları kapsar. ÖSYM formatında ehliyet türleri ve kişilik hakkına saldırı davaları en sık çıkan başlıklardır.
Tam ehliyetsiz kim sayılır, hukuki işlemleri nasıl değerlendirilir?
TMK m. 14-15 uyarınca ayırt etme gücü bulunmayan kişiler ile küçükler ve kısıtlılar tam ehliyetsizdir. Tam ehliyetsizlerin doğrudan kendi başına yaptığı hukuki işlemler kural olarak kesin hükümsüzdür (mutlak butlan). Ancak TMK m. 16 uyarınca ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, kanuni temsilcilerinin rızasıyla işlem yapabilir; rıza eksikse askıda hükümsüzlük doğar. Karşılıksız kazandırma (örn. bağışlama kabulü) gibi salt yararına olan işlemler kanuni temsilci rızası olmadan da geçerlidir.
TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma için (1) evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, (2) eşlerin birlikte mahkemeye başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi, (3) hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi ve (4) boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu konusunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi (protokol) hâkimin onaylaması gerekir. Şartlardan biri eksikse dava çekişmeli boşanmaya dönüşür.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde tasfiye nasıl yapılır?
TMK m. 218-241''de düzenlenen edinilmiş mallara katılma rejimi, eşlerin kişisel mallarını korurken evlilik içinde edinilen malların yarısı kadar katılma alacağı doğurur. Tasfiye dört aşamada işler: (1) eşlerin malları kişisel mal–edinilmiş mal olarak ayrıştırılır (m. 220-222), (2) eklenecek değerler ve denkleştirme yapılır (m. 229-230), (3) her eşin edinilmiş mallarının net artık değeri hesaplanır (aktif − pasif), (4) eşler birbirinin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı talep edebilir (m. 236). Aile konutu ve ev eşyası için TMK m. 240 ek koruma sağlar.
İkinci Kitap — Aile Hukuku (m. 118-494): Nişanlanma, evlenme, boşanma (anlaşmalı/çekişmeli), mal rejimleri (edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, mal ortaklığı), velayet ve vesayet rejimini düzenler. Hâkimlik sınavlarında en ağırlıklı bölümdür; özellikle boşanma sebepleri, edinilmiş mal tasfiyesi ve soybağı kurulması vaka sorularında sık kullanılır.
Üçüncü Kitap — Miras Hukuku (m. 495-682): Yasal mirasçılar (zümre sistemi), saklı pay, vasiyetname türleri (resmi, el yazılı, sözlü), mirastan yoksunluk, miras sözleşmeleri ve tenkis davalarını kapsar. Saklı pay hesabı ve denkleştirme soruları klasiktir.
Dördüncü Kitap — Eşya Hukuku (m. 683-1030): Mülkiyet (taşınır/taşınmaz), zilyetlik, sınırlı ayni haklar (intifa, sükna, üst hakkı, irtifak), rehin (taşınmaz rehni, ipotek), tapu sicili ve tapu kütüğü işlemlerini düzenler. İyiniyetli kazanım, tapuya itimat ilkesi ve ipotek dereceleri sınavın hesaplama-içerikli soru kaynağıdır.
Bu Sözlüğü Nasıl Kullanmalısınız?
Aşağıdaki 102 terim, hâkimlik müfredatının medeni hukuk başlıklarına göre kategorize edilmiştir. Her terim sayfası tanım, ilgili TMK maddesi, somut örnek ve sınav tipi soru bağlantıları içerir. Konuyu sistematik çalışmak için önce Medeni Hukuk soru bankasını inceleyebilir, terim açıklaması gerektikçe buradan tarayabilirsiniz.
Zilyetliğin devri, bir kişinin eşya üzerindeki fiilî hâkimiyetini diğerine aktarma sürecinin hukuki yollarını düzenleyen TMK m.977-979 hükümleridir. Fiili teslim, kısa elden teslim, hükmen teslim ve vasıta ile teslim türleri bulunur; taşınır mülkiyetinin devrinde teslim kurucu unsur iken, taşınmazda tapu sicilindeki tescil bu işlevi üstlenir. Her türün özgül şekil şartları vardır.
TMK m. 506 uyarınca saklı paylı mirasçılar; altsoy, ana-baba ve sağ kalan eştir. Saklı pay oranları yasal miras payına oranla şöyledir: altsoy için yasal payın 1/2''si, ana-baba için yasal payın 1/4''ü, sağ kalan eş için ise altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal payın tamamı, tek başına mirasçı olduğunda yasal payın 3/4''üdür. Kardeşler 4721 sayılı yeni TMK ile saklı pay sahibi olmaktan çıkarılmıştır. Saklı pay ihlal edildiğinde tenkis davası (m. 560 vd.) açılarak orantısal indirim talep edilir.
İpotek dereceleri arasındaki ilişki nasıl çalışır?
TMK m. 871-875 uyarınca taşınmaz rehni belirli bir derece ile kurulur ve sıra-derece sistemi sabittir; üst derece boşalsa bile alt derecedekiler kendiliğinden yükselmez (m. 871/2). Bu sabit derece sistemi, malikin boş dereceyi yeniden kullanma serbestisini korur. Ancak taraflar aksini kararlaştırmışsa veya kanun farklı düzenlemişse derece yükselebilir. İpotek paraya çevrildiğinde alacak öncelik sırasına göre tatmin edilir; aynı derecedekiler ise garameten paylaşır. İpotek serbest dereceden istifade hakkı (m. 870) malikin kullanılmayan derece kapasitesini koruyabilmesini sağlar.
Zilyetlik ile mülkiyet arasındaki temel farklar nelerdir?
Mülkiyet (TMK m. 683 vd.) bir eşyaya hukuken sahip olma yetkisi veren ayni haktır; sahibine kullanma, yararlanma ve tasarruf etme tam yetkisini tanır. Zilyetlik (TMK m. 973 vd.) ise bir eşya üzerindeki fiilî hâkimiyettir; hak değil, fiili durumdur. Mülkiyet tapu siciliyle, zilyetlik fiili kullanımla görünür. Mülkiyet kural olarak süresiz ve mutlaktır; zilyetlik korumaları görece (TMK m. 981-995) ve süreye tabidir (zilyetlikten geri kazandırma davası 1 yıl). Zilyetlik karinesi (TMK m. 985) zilyetin malik sayılması yönünde çalışır; bu karine tapuya itimat ilkesi (m. 1023) ile birleşince iyiniyetli kazanım koruması doğurur.
Velayetin kapsamı 2002 sonrası TMK''da nasıl düzenlenmiştir?
TMK m. 335-351 uyarınca velayet, ergin olmayan çocuk üzerinde ana-babaya tanınan ve çocuğun bakımını, eğitimini, malvarlığının yönetimini, yasal temsilini içeren haklar bütünüdür. Evlilik birliği içinde velayet eşlerin ortak hakkıdır (m. 336/1). Ortak hayata son verilirse velayet hâkim kararıyla bir eşe bırakılır (m. 336/3). Boşanmada velayet hâkim takdiriyle bir eşe verilir (m. 182/2); çocuğun yararı temel ölçüttür. 2017 sonrası AYM içtihadı ile ortak velayet uygulamasının önü açılmıştır. Velayet kötüye kullanılırsa hâkim kararıyla sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir (m. 348-351).
Vasiyetname türleri ve şekil şartları nelerdir?
TMK m. 531-544''te düzenlenen vasiyetname üç biçimdedir. (1) Resmî vasiyetname (m. 532-537): noter, sulh hâkimi veya yetkili memur huzurunda iki tanıkla düzenlenir; en güvenli formdur. (2) El yazılı vasiyetname (m. 538): vasiyetçinin baştan sona kendi el yazısıyla yazıp tarih ve imza koyması zorunludur; daktilo veya bilgisayar ile yazılması butlan sebebidir. (3) Sözlü vasiyetname (m. 539-541): yalnızca olağanüstü hâlde (yakın ölüm tehlikesi, ulaşım kesintisi, salgın gibi) iki tanığa beyan edilerek yapılır; vasiyetçi olağan şekilde vasiyetname yapma olanağı bulduğu andan itibaren bir ay içinde olağan vasiyetname düzenlemezse sözlü vasiyet hükümden düşer (m. 541). Şekil şartlarına aykırılık iptal sebebidir (m. 557).
İyiniyetli kazanım hangi hallerde mümkündür?
İyiniyetli kazanım, hak sahibi olmayan kişiden kazanan kimsenin korunmasıdır. Taşınırlarda TMK m. 988 uyarınca iyiniyetli kazanan, sahibinin elinden rızasıyla çıkmış (emanet, kira gibi) eşya üzerinde tam mülkiyet kazanır; rızası dışında çıkmış eşyalarda (çalıntı, kayıp) ise m. 989 uyarınca beş yıl boyunca asıl malik talep hakkını saklı tutar. Taşınmazlarda TMK m. 1023 (tapuya itimat ilkesi) iyiniyetli kazananı, tapu sicilinin yanlış olduğunu bilmesi mümkün olmadığı sürece korur. İyiniyet, kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı sürece varlığı kabul edilir (TMK m. 3); ancak m. 988-989 ve 1023 uygulanmasında özel hâl gerektirir.
Hâkimin hukuk yaratması (TMK m. 1) ne zaman devreye girer?
TMK m. 1, hâkimin uygulanacak hukuk kaynaklarının sırasını belirler: (1) öncelikle kanun (yazılı hukuk) uygulanır, (2) kanunda hüküm bulunmayan hâllerde örf ve âdet hukukuna başvurulur, (3) bu da yoksa hâkim kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacaksa o yönde karar verir. Bu üçüncü aşama hâkimin hukuk yaratması olarak adlandırılır ve gerçek bir kanun boşluğu (lacuna) bulunduğu hâllerde devreye girer. Hâkim, doktrin ve yargısal içtihatlardan yararlanmakla beraber soyut bir norm değil, somut uyuşmazlık için bir kural üretir; ancak bu kural sonraki davalar için emsal teşkil edebilir. M. 1 hâkime mutlak takdir vermez; objektiflik, hukuk düzeninin ruhuna uygunluk ve hakkaniyet sınırlarını gözetmek zorundadır.