Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Nedir?
Tanım
Temel hakları kamu gücü tarafından ihlal edilen bireylerin, olağan kanun yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu ikincil nitelikteki olağanüstü hak arama yoludur.
Detaylı Açıklama
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini iddia eden kişilerin; idari ve yargısal tüm başvuru yollarını tükettikten sonra başvurabildikleri, istisnai ve ikincil nitelikte bir anayasal yargı yoludur. 2010 Anayasa değişikliği ile hukukumuza girmiş, 2012 yılında uygulanmaya başlanmıştır.
Hukuki Nitelik ve Amaç
Bireysel başvuru, bir "Temyiz Yolu" değildir. Anayasa Mahkemesi (AYM), bu incelemede yerel mahkemenin delil değerlendirmesini veya hukuk kuralını uygulamasını (keyfilik yoksa) denetlemez.
Kurumun temel amacı; hak ihlallerinin ulusal sınırlar içinde (Strasbourg'daki AİHM'e gitmeden önce) giderilmesini sağlamak ve Türkiye aleyhine uluslararası arenada çıkacak ihlal kararlarını azaltmaktır. Bu nedenle "ikincil" (tali) niteliktedir; asıl olan yerel mahkemelerin korumasıdır.
Kanuni Dayanak (Mevzuat)
Bireysel başvuru hakkı doğrudan Anayasa ile tanınmış ve özel kanunla detaylandırılmıştır.
- İlgili Mevzuat: Anayasa Madde 148/3 ve 6216 Sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun.
- Hükmün Özeti: "Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."
Bireysel Başvuru Şartları (Kabul Edilebilirlik Kriterleri)
AYM'nin bir dosyanın esasına girebilmesi için öncelikle şu şekli şartların varlığı gerekir:
- Olağan Kanun Yollarının Tüketilmesi: İddia edilen ihlal için gidilebilecek tüm idari ve yargısal yollar (İstinaf, Temyiz vb.) tamamlanmış, karar kesinleşmiş olmalıdır.
- Güncel ve Kişisel Menfaat (Mağdur Statüsü): Başvurucunun ihlalden doğrudan etkilenmiş olması gerekir. (Halk adına dava açılamaz / Actio Popularis yasağı).
- Kamu Gücü İşlemi: İhlal, devlet organları (yargı, yürütme, idare) tarafından yapılmalıdır. Özel hukuk kişilerinin (örneğin komşunuzun) eylemlerine karşı doğrudan bireysel başvuru yapılamaz (Ancak devletin pozitif yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle dolaylı yapılabilir).
- Konu Bakımından Yetki (Ortak Koruma Alanı): İhlal edilen hak, hem Anayasa'da hem de AİHS'de (veya buna ek protokollerde) yer almalıdır.
Başvuru Süresi
Sınavlarda ve uygulamada en kritik husus süredir. Süre hak düşürücüdür.
- Genel Süre: Olağan kanun yollarının tüketildiği (nihai kararın öğrenildiği) tarihten itibaren 30 gündür.
- Mazeret Hali: Ağır hastalık veya mücbir sebep gibi haklı bir mazeret varsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde başvuru yapılmalı ve mazeret belgelendirilmelidir.
"Ortak Koruma Alanı" Kavramı
Her hak ihlali için AYM'ye gidilemez. Hakkın "Ortak Koruma Alanı" içinde olması şarttır.
- Örnek 1: "Mülkiyet Hakkı" hem Anayasa'da hem AİHS'de vardır -> Başvuru Yapılabilir.
- Örnek 2: "Adil Yargılanma Hakkı" her ikisinde de vardır -> Başvuru Yapılabilir.
- Örnek 3: "Bilgi Edinme Hakkı" Anayasa'da vardır ancak AİHS'de bağımsız bir hak olarak düzenlenmemiştir -> Kural olarak Başvuru Yapılamaz. (Ancak ifade özgürlüğü ile bağlantılı ise incelenebilir).
Önemli Ayrım ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bireysel başvurunun kapsamı konusunda en çok karıştırılan nokta; Düzenleyici İşlemlerdir.
- Yasama işlemleri (Kanunlar) ve İdarenin düzenleyici işlemleri (Yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi vb.) aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz.
- Bireysel başvuru, genel kurala değil; o kuralın kişiye uygulandığı somut işleme (uygulama işlemine) karşı yapılır.
- Ayrıca; Anayasa Mahkemesi kararlarına ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararlarına karşı da bireysel başvuru yolu kapalıdır.
Sonuç
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, "Anayasa'nın mahkeme salonlarından çıkarıp vatandaşın hayatına dokunmasını sağlayan" en etkili mekanizmadır. Başvurunun başarısı; ihlalin doğru tespit edilmesine, 30 günlük sürenin kaçırılmamasına ve başvuru formunun teknik bir dille, "anayasallık denetimi" mantığıyla doldurulmasına bağlıdır.
Hayır, zorunlu değildir. Vatandaşlar bizzat kendileri de başvuru formunu doldurarak başvurabilirler. Ancak teknik bir hukuk yargılaması olduğu için profesyonel hukuki yardım alınması tavsiye edilir.