Hukuki Niteliği
"Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz." — TMK m.3
İyiniyet (bona fides), sübjektif anlamıyla, bir kişinin bir hukukî durumun gerçek mahiyetini bilmemesi ve göstermesi beklenen özeni göstermiş olsa dahi bilememesi hâlini ifade eder. Türk Medeni Kanunu m.3, iyiniyetin hukuken korunduğu hâllerde bu iyiniyetin varlığının asıl olduğunu kabul eder; böylece iyiniyetli kişinin aleyhine olabilecek olumsuz ispat yükünden kurtulmasını sağlar.
İyiniyet iki farklı kavramı ifade eder. Sübjektif iyiniyet (TMK m.3) kişinin bilgi durumuna ilişkindir; kişinin bir vakıayı bilip bilmemesi ölçüt alınır. Dürüstlük kuralı (objektif iyiniyet — TMK m.2/1) ise kişinin davranışının, dürüst bir kimsenin o durumda göstereceği davranış ölçüsüne uyup uymadığını sorgular. Birincisi bilişsel, ikincisi davranışsal bir ölçüttür.
Kanun, iyiniyetin varlığının asıl olduğunu kabul eder: kendi lehine iyiniyet iddia eden, bunu ispatla yükümlü değildir; iyiniyetsizliği iddia eden taraf ispatla yükümlüdür (ispat yükü bu yönde tersine döner). Karine yasaldır ve aksi ispatlanmadıkça iyiniyet varsayılır. Ancak karinenin işlemesi için ilgili hukuk kuralının "iyiniyete hukukî bir sonuç bağlaması" gerekir.
Özen Ölçüsü (TMK m.3/2)
İyiniyet iddiası mutlak değildir. Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. Özen ölçüsü objektif değerlendirilir: ortalama, makul bir kişinin o koşullarda göstereceği dikkat esas alınır. Meslekî faaliyet içindeki kişilerden (örneğin emlakçı, banka, noter) daha yüksek özen beklenir. Özen göstermemek "ağır ihmal" düzeyinde ise iyiniyetin koruması kalkar.
Uygulama Alanları
Taşınırda İyiniyetli İktisap
Zilyetliğin iyiniyetli devriyle bir taşınırın mülkiyetinin kazanılması mümkündür (TMK m.988-989). Hırsızlık veya kayıp malda iyiniyetli iktisap kural olarak korunmaz (m.989).
Taşınmazda İyiniyetli İktisap (TMK m.1023)
Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle güvenen üçüncü kişi, bu tescilin haksız olduğunu bilmiyor ve bilmesi gerekmiyorsa ayni hakkı kazanır. Tapu kütüğünün açıklığı ve güvenilirliği ilkesinin temelini oluşturur.
İyiniyetli zilyet, hakkı olduğunu sandığı malın semerelerinden yararlanabilir ve iadede dar bir sorumluluk rejimine tabidir (TMK m.993-995).
Temsil Yetkisi (TBK m.42)
Temsil yetkisinin sona ermesine rağmen temsilcinin iyiniyetli üçüncü kişilerle yaptığı işlemler, iyiniyetli üçüncü kişi bakımından geçerlidir.
Butlan kararına rağmen iyiniyetli eş, geçerli evlenmenin sonuçlarından yararlanır; çocukların soybağı etkilenmez.
Hâkimlik Sınavı Açısından Kritik Noktalar
- TMK m.3: İyiniyet = sübjektif; m.2 = objektif (dürüstlük kuralı) — bu ayrım sınav klasiğidir.
- Karine yasaldır: İyiniyet asıldır; iyiniyetsizliği iddia eden ispatla yükümlüdür.
- Özen şartı: Gerekli özeni göstermeyen iyiniyet iddia edemez; meslekî kişilerden yüksek özen beklenir.
- Korunan hâller: Taşınır-taşınmaz iyiniyetli iktisap, zilyetlik, temsilde üçüncü kişi, evlenmenin butlanı, alacağın devri.
- Korunmayan hâller: Hırsızlık-kayıp taşınır (TMK m.989), hakkın kötüye kullanımı, emredici hükümlere aykırılık.
- Ağır ihmal iyiniyeti ortadan kaldırır; basit ihmal ilke olarak ortadan kaldırmaz.
İlgili Kavramlar
- Dürüstlük Kuralı — TMK m.2/1 objektif karşı kavram
- Hakkın Kötüye Kullanılması — TMK m.2/2 kötüniyet uç hali
- Türk Medeni Kanunu — TMK m.3 dayanağı
- Hâkimin Takdir Yetkisi — iyiniyetin denetimi
- Örf ve Âdet Hukuku — iyiniyetin belirlenmesi
- İspat Yükü — iyiniyet karinesi
- Hukuk Devleti (Anayasa) — hukuki güvenlik