Temlik sözleşmesi, devreden ile devralan arasında düzenlenen ve alacağın devri sonucunu doğuran yazılı sözleşmedir. TBK m.184 hükmü temlik sözleşmesi için yazılı şekli geçerlilik şartı olarak öngörür; sözlü veya zımnî temlik baştan hükümsüzdür. Sözleşme bir tasarruf işlemi niteliğindedir: alacağın aktif malvarlığından çıkarak devralanın aktif malvarlığına geçişini doğrudan sağlar.
TBK m.184 Şekil Şartının Anlamı ve Kapsamı
Temlik sözleşmesinin yazılı olması, sözleşme metninin yazılı kâğıt üzerinde düzenlenmesini ve devredenin imzasını taşımasını gerektirir. Devralanın imzası geçerlilik için zorunlu değildir; ancak ispat açısından devralanın imzası da yaygın uygulamadır. Resmî şekil veya noter tasdiki kural olarak aranmaz; bu fark temlik sözleşmesini gayrimenkul satım vaadi gibi resmî şekle tâbi sözleşmelerden ayırır. Belirli alacak türleri için özel kanunlarda farklı şekil aranabilir: ipoteğe bağlı alacağın temliki için tapuda işlem yapılması (ipoteğin de devrini sağlamak için), nama yazılı senetlerin temliki için sözleşmenin yanı sıra senet üzerine ciro veya ayrı bir devir beyanı gerekebilir.
Sözleşmenin Asgari İçeriği
Geçerli bir temlik sözleşmesi için şu unsurlar gereklidir: (i) devreden ve devralan taraflarının kim olduğu, (ii) devre konu alacağın belirli veya belirlenebilir biçimde tanımlanması (alacağın kaynağı, miktarı, vade, borçlu kim), (iii) devir iradesinin açıkça ifadesi, (iv) devredenin imzası ve (v) yazılılık. Devre konu alacak gelecekte doğacak bir alacak ise (toplu temlik, faktoring) belirlenebilirlik şartı sıkı yorumlanır; alacağın kaynağı, niteliği ve borçlu sınırı net olmalıdır.
Sebep Sözleşmesi ile İlişkisi
Temlik sözleşmesi tasarruf işlemi olduğundan sebep sözleşmesinden (satım, bağışlama, alacaklılık ilişkisi) ayrı düşünülür; ancak Türk hukukunda temlikin soyutluğu kabul edilmez. Sebep sözleşmesinin geçersizliği temlikin de geçersizliğine yol açabilir ve sebepsiz zenginleşme hükümleri devreye girer. Pratik olarak temlik sözleşmesinde sebep sözleşmesine atıf yapılması (örneğin "satım sözleşmesi gereği") yaygındır.
İvazlı/İvazsız Temlik ve Garanti
Temlik sözleşmesi ivazlı (satım, takas, alacaklılık ilişkisi karşılığı) veya ivazsız (bağışlama) yapılabilir. İvazlı temlikte temlikte garanti yükümlülüğü doğar; devreden alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti eder. İvazsız temlikte ise garanti yükümlülüğü kanun gereği aranmaz; bağışlayan devreden ek bir taahhüt vermedikçe sorumlu tutulamaz. Bu ayrım, hâkimlik sınavlarında "alacak çıkmadığında devralanın rücu hakkı var mı?" şeklinde sınanır.
Şekle Aykırılığın Sonuçları
Yazılı şekil şartına aykırı temlik mutlak butlan ile sakatlıdır; alacak hiçbir zaman devralana geçmez ve devralanın ifa talebi reddedilir. Sözleşmenin daha sonra yazılı olarak yenilenmesi durumunda geçiş ancak yenilemenin tarihinden itibaren hüküm doğurur. Şekle aykırı temlikin geçerli sayılması ancak çok sınırlı dürüstlük kuralı uygulamalarında, kapsamlı ifa ve karşı edimlerin yapılmış olması gibi istisnai hallerde gündeme gelir; kural değişmez (yazılılık zorunludur).
Hâkimlik Sınavı Açısından Kritik Noktalar
- Yazılılık = geçerlilik şartı: TBK m.184 yazılı şekli geçerlilik şartı olarak öngörür; sözlü temlik baştan hükümsüzdür.
- Devredenin imzası şart: Sözleşmenin geçerliliği için devredenin imzası zorunludur; devralanın imzası ispat için faydalı ama geçerlilik için şart değil.
- Borçlu taraf değildir: Borçlu temlik sözleşmesinde taraf olmadığı gibi rızası da aranmaz; ancak borçluya bildirim ve belgeler önem taşır.
- Sebep sözleşmesi ile bağ: Temlik sözleşmesi soyut değildir; sebep sözleşmesinin geçersizliği temlikin de geçersizliğine yol açabilir.
- Belirlenebilirlik: Devre konu alacak belirli veya belirlenebilir olmalıdır; toplu temlikte (faktoring) belirlenebilirlik sıkı yorumlanır.
- İpoteğe bağlı alacak: İpoteğe bağlı alacağın temliki için tapuda işlem zorunluluğu bulunur; aksi halde ipotek devralana geçmez.
- Şekle aykırılık mutlak butlan doğurur: Hakim resen dikkate alır; tarafların icazeti veya iyi niyeti şekle aykırılığı düzeltmez.
Aynı Alandan Bağlantılar