Tanım
Temerrüt faizi, muaccel hâle gelmiş bir para borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlunun borçlu temerrüdüne düşmesi üzerine, gecikilen süre boyunca alacaklıya kanunen ya da sözleşme ile belirlenen oranda ödenmesi gereken götürü gecikme tazminatıdır. TBK m.120 hükmü, para borcu için temerrüt faizini özel bir gecikme tazminatı olarak düzenler ve oranı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun belirler. Temerrüt faizi, sözleşmeyle kararlaştırılan akdi faiz ile karıştırılmamalıdır; akdi faiz ifa süresince işleyen sermaye getirisidir, temerrüt faizi ise gecikmenin yaptırımıdır.
Hukuki Niteliği
Doktrin temerrüt faizini, para borçlarına özgü "götürü gecikme tazminatı" olarak nitelendirir. Niteliği gereği üç temel sonuç doğurur. Birincisi, alacaklının fiilî bir zarara uğradığını ispat zorunluluğu yoktur; gecikmenin gerçekleşmesi ve borçlunun temerrüde düşmesi yeterlidir. İkincisi, borçlu kusurlu olmasa dahi temerrüt faizinden sorumludur; bu yönüyle tazminattan çok bir faiz kurumu özelliği taşır. Üçüncüsü, faiz oranı kanunla belirlendiği için tarafların ayrıca bir miktar üzerinde anlaşmasına gerek bulunmaz. Yargıtay yerleşik içtihatlarında temerrüt faizini, alacaklının asgari zararının kanuni karinesi olarak tanımlamaktadır.
Dayanak
- TBK m.117 (borçlunun temerrüdü ve ihtar)
- TBK m.120 (temerrüt faizi)
- TBK m.121 (faiz hesabında ay/yıl)
- TBK m.122 (aşkın zarar)
- 3095 sayılı Kanun m.1 (kanuni faiz)
- 3095 sayılı Kanun m.2 (temerrüt faizi; adi iş için kanuni faiz oranı, ticari iş için TCMB avans faizi seçim hakkı)
- 3095 sayılı Kanun m.3 (yabancı para borçlarında temerrüt faizi)
Temerrüt Faizinin Başlangıç Anı
- Belirli vadeli borç — Vadenin geldiği gün (TBK m.117/2), ihtara gerek yoktur. Bkz. belirli vadeli borç.
- Vadesiz borç — Alacaklının usulüne uygun ihtar çekmesi şarttır. İhtarın borçluya ulaştığı gün faiz işlemeye başlar.
- Haksız fiil tazminatı — Yargıtay, haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi gerektiğini kabul eder; ihtar gerekmez.
- Sebepsiz zenginleşme — Kötüniyetli zenginleşende zenginleşme tarihinden, iyiniyetlide ise dava ya da ihtar tarihinden itibaren faiz işler.
- Mahkeme/icra alacakları — Hüküm tarihinden değil, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işler; faiz başlangıcı talep tarihiyle sınırlanamaz.
Temerrüt Faizi ile Kanuni/Akdi Faiz Farkı
| Kavram | Hukuki niteliği | Doğum anı | Oran kaynağı |
|---|
| Akdi faiz | Sermaye getirisi | İfa süresince işler | Sözleşme |
| Kanuni faiz | Kanunî sermaye faizi | Sözleşme yoksa kanun gereği | 3095/m.1 |
| Temerrüt faizi | Götürü gecikme tazminatı | Temerrüt anı | 3095/m.2 |
Akdi faizin işlemesi, temerrüt faizinin de doğmasına engel değildir; iki faiz birbirini izleyebilir. Akdi faiz oranı kanuni/temerrüt faizi oranından yüksekse, taraflar aksini kararlaştırmadıkça temerrüt halinde de o yüksek oran uygulanmaya devam eder (3095/m.2/2).
Bileşik Faiz Yasağı ile İlişkisi
Adi işlerde faize faiz yürütülmesi mümkün değildir (3095/m.3, TBK m.121/2). Sözleşmeyle kararlaştırılsa dahi temerrüt faizi üzerinden tekrar temerrüt faizi işletilemez; bkz. bileşik faiz yasağı. Ticari işlerde ise TTK m.8 hükmü, üç aydan az olmamak şartıyla bileşik faize cevaz verir; bu istisna sadece ticari işler için geçerlidir.
Aşkın Zarar İle İlişkisi
Temerrüt faizi alacaklının zararının asgari karşılığını verir. Faizi aşan zarar varsa, alacaklı bunu TBK m.122 uyarınca ayrıca talep edebilir; borçlu kusursuzluğunu ispatlamadıkça aşkın zarar bedelini ödemekle yükümlüdür. Yargıtay HGK kararlarında, enflasyon veya kur farkından doğan değer kayıplarının aşkın zarar kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanır; ancak aşkın zarar somut delillerle ispatlanmalıdır.
Yabancı Para Borçlarında Durum
Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, yabancı para borcu için döviz cinsi üzerinden, devletin o paraya uyguladığı en yüksek faiz oranında temerrüt faizi işletilir (3095/m.4-a). Alacaklı isterse vade tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip kanuni temerrüt faizi de talep edebilir; seçim alacaklınındır.
Kritik Noktalar
- Zarar ispatı gerekmez — Temerrüt faizi için alacaklının somut zarar göstermesi şart değildir; gecikmenin gerçekleşmesi yeterlidir. Bu yönüyle tazminat hukukunun genel ispat kuralından ayrılır.
- Borçlunun kusuru aranmaz — TBK m.119/1 kazadan sorumluluğu düzenler; ancak temerrüt faizi için kusur unsuru zaten aranmaz, kusursuz borçlu da faizden sorumludur.
- Kanuni asgari oran — Tarafların kararlaştırdığı temerrüt faizi oranı, kanuni faiz oranından düşük olamaz (3095/m.2/2).
- Faiz başlangıcı resen değil talep üzerinedir — Hâkim, faizi talep edilmedikçe resen hükmedemez (HMK m.26 taleple bağlılık).
- Bileşik faiz adi işte yasak — Adi işte faize faiz yürütmek mümkün değildir; ticari işte TTK m.8 ile sınırlı istisna vardır. Bkz. bileşik faiz yasağı.
- Akdi faizden bağımsız doğar — Sözleşmede akdi faiz kararlaştırılmamış olsa dahi temerrüt faizi işler; iki faiz farklı hukuki temellere dayanır.
- Aşkın zarar ayrı talep konusudur — TBK m.122 kapsamındaki aşkın zarar talebi, temerrüt faiziyle birlikte ya da ayrı dava olarak ileri sürülebilir; iki talep birbirini dışlamaz.
Aynı Alandan Bağlantılar