Makbuz İsteme Hakkının Hukuki Niteliği
TBK m.144/1 hükmüne göre "Borcunu ifa eden borçlu, alacaklıdan bir makbuz ve borcun tamamen ödenmiş olması durumunda, borç senedinin geri verilmesini veya iptalini isteyebilir." Bu hüküm borçlunun ifa eylemini doğrudan ispat aracına kavuşturur. Ödeme tek başına ispat doğurmaz; alacaklının kontrolündeki belgeler — defterler, ekstreler — borçlu erişimine kapalı olabilir. Makbuz, ifanın somut ve elden teslim edilebilir kanıtıdır.
Makbuz isteme hakkının üç pratik fonksiyonu vardır: birincisi, borçlunun icra takibinde def'i olarak kullanabileceği belge oluşturmak; ikincisi, tekrar ödeme istenmesi hâlinde sebepsiz zenginleşme iadesi talebine zemin hazırlamak; üçüncüsü, fer'i hakların sona erdiğini m.131 ve m.132 karinesi yoluyla yansıtmak. Makbuzda ödeme tarihi, ödenen miktar, borç ilişkisinin gösterilmesi ve alacaklının imzası bulunması zorunlu unsurlardır.
Doktrinde baskın görüş, makbuz isteme hakkının emredici nitelikte olduğu yönündedir; sözleşmeyle borçlunun bu hakkı önceden bertaraf edilemez. Aksi düzenleme TBK m.27 kapsamında kesin hükümsüz sayılır. Bunun gerekçesi makbuzun sadece ispat aracı değil, aynı zamanda borçlunun ekonomik güvenliğini koruyan bir araç olmasıdır.
Alacaklının Makbuz Vermekten Kaçınması ve Sonuçları
Alacaklı makbuz vermekten kaçınırsa borçlu birkaç hukuki imkâna sahip olur. Birincisi ve en önemlisi, borçlu ödemeyi geri çekme hakkıdır; ifa için makbuz verilmesi zorunlu olduğundan alacaklı bunu reddederek alacağı tahsil edemez ve alacaklı temerrüdü hâline düşer. İkincisi, borçlu ödemeyi tevdi mahalli yoluyla yatırarak ifa etmiş sayılabilir.
Üçüncü ve en kritik sonuç şudur: borçlu makbuz alamadığı için ödemeyi yapmazsa bu durumdan dolayı temerrüde düşmez. TBK m.144 borçlunun makbuz alma hakkını koruma altına alır; alacaklının bu hakkı engellemesi alacaklı temerrüdüne yol açar ve borçlunun temerrüt faizi ödeme yükümlülüğü doğmaz. Doktrinde genel olarak kabul edilir ki, makbuz vermekten kaçınma alacaklının ifaya hazır olmaması ile eşdeğerdir.
Makbuz ücretsizdir; alacaklı ek ücret talep edemez. Bu kural emredici niteliktedir. Ancak makbuzun noterde tasdiki veya özel form aranıyorsa bu maliyetlere borçlu katlanabilir; özel form ihtiyacı taraf iradesinden değil, üçüncü kişiler veya idare bakımından doğmuşsa.
Kısmi Ödeme ve Pratik Uygulama Farkları
Kısmi ödemelerde de makbuz hakkı tam olarak işler. Borçlu kısmi olarak ödediği miktar için makbuz isteyebilir; alacaklı "tam ödemeyince makbuz vermem" diyemez. Ancak borç senedinin iadesi hakkı sadece tam ödeme hâlinde doğar; kısmi ödemede borçlu sadece kısmi ödemeye ilişkin makbuz alabilir, senedi geri alamaz.
Tediye sırası bakımından da makbuz belirleyicidir. Birden fazla borç varsa makbuzda hangi borca mahsuben ödendiği belirtilmelidir; belirtilmemişse TBK m.101 ve m.102 sırası uygulanır. Borçlu, makbuza "hangi borca mahsuben ödediğini" yazılmasını isteme hakkına sahiptir. Bkz. mahsup önceliği.
Hâkimlik Sınavı Açısından Kritik Noktalar
- TBK m.144/1 — Borçlu, ifa karşılığında makbuz isteme hakkına sahiptir; bu hak emredici nitelikte ve ücretsizdir.
- Alacaklı makbuz vermekten kaçınırsa borçlu temerrüde düşmez; alacaklı kendisi temerrüde düşer (m.106 vd.).
- Makbuzun zorunlu unsurları: ödeme tarihi, ödenen miktar, borç ilişkisi ve alacaklı imzası; bu unsurlar olmazsa ispat değeri sınırlıdır.
- Kısmi ödemede de makbuz alma hakkı vardır; ancak borç senedinin iadesi hakkı sadece tam ödeme hâlinde doğar (m.144/2).
- Makbuz, m.132 faiz karinesi için temel delildir; çekincesiz makbuz önceki dönem faizlerinin de ödendiğine karine doğurur.
- Makbuzda mahsup açıklaması bulunmazsa TBK m.101-102 sırası uygulanır.
- Sözleşmeyle makbuz isteme hakkı önceden engellenemez; aksine düzenleme TBK m.27 uyarınca kesin hükümsüzdür.
Aynı Alandan Bağlantılar