Sözleşmenin devri, alacağın devri (alacak tarafı geçişi) ve borcun üstlenilmesi (borç tarafı geçişi) yanında borçlar hukukunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile getirilen üçüncü temel kurumdur. TBK m.205 hükmü, sözleşmedeki bir tarafın yerine üçüncü bir kişinin geçmesini ve sözleşmenin tüm hak ve borçlarının yeni tarafa devredilmesini düzenler. Sözleşmenin devri sözleşme bütününü kapsar; alacak devri ile borç üstlenilmesinin basit toplamı değil, ayrı bir kurumsal yapıdır.
TBK m.205 Hükmünün Yapısı
Hüküm üç temel unsur içerir: (i) Devreden (sözleşmeden çekilen taraf), devralan (sözleşmeye giren yeni taraf) ve karşı taraf (sözleşmenin diğer tarafı, devrede kalan). (ii) Üç tarafın anlaşması zorunludur: devreden ile devralan arasındaki devir anlaşması yetersizdir; karşı tarafın onayı geçerlilik şartıdır. (iii) Devre konu sözleşme, devre uygun nitelikte olmalıdır — kişiye sıkı sıkıya bağlı sözleşmeler (örneğin sanatçı sözleşmesi, kişisel hizmet sözleşmesi belirli ölçüde) devredilemez.
Alacağın Devri ve Borcun Üstlenilmesinden Yapısal Fark
Sözleşmenin devri sadece "alacak devri + borç üstlenilmesi" toplamı olmaktan ileridir; sözleşme bütünündeki tüm hak ve borçlar, yenilik doğuran haklar (fesih, dönme, iptal), opsiyonlar ve sözleşmeye bağlı yan yükümlülükler (sadakat, aydınlatma, koruma yükümleri) yeni tarafa geçer. Örnek: kira sözleşmesinde kiracının sözleşmeyi devri durumunda yeni kiracı sadece kira borcunu üstlenmez; aynı zamanda kira süresi uzatma opsiyonu, kiracılık hakları, kira artışına itiraz hakkı gibi tüm sözleşmesel konum yeni tarafa geçer.
Karşı Tarafın Onayı: Vazgeçilmez Şart
Karşı tarafın onayı sözleşmenin devrinin vazgeçilmez şartıdır. Onay olmadan devir hüküm doğurmaz; sözleşme eski hâlinde kalır. Onay sözlü, yazılı, açık veya zımnî olabilir. Önceden onay: Tip sözleşmelerde "taraf bu sözleşmeyi başkasına devredebilir" hükmü konulmuşsa karşı tarafın önceden onayı söz konusudur (sözleşme devrinde onay sayfasında ayrıntılı işlenir). Zımnî onay: Karşı taraf yeni tarafla doğrudan iletişime geçer, ifa kabul eder, dava açarsa zımnî onay sayılır.
Sözleşmeye Katılmadan Ayrımı
Sözleşmeye katılma (TBK m.206), sözleşmenin devrinden farklı bir kurumdur: sözleşmeye katılmada eski taraf sözleşmedeki konumunu korur ve yeni taraf eski tarafın yanında ek olarak sözleşmeye dahil olur. Sözleşmenin devrinde ise eski taraf sözleşmeden tamamen çıkar, yeni taraf onun yerini alır. Bu ayrım borcun üstlenilmesi (eski borçlu çıkar) ve borca katılma (eski borçlu kalır) ayrımına paraleldir.
Devir Sonuçları
Sözleşmenin devri tamamlandığında: (i) Devreden sözleşmeden tamamen çıkar: Karşı tarafa karşı hiçbir hak veya borç taşımaz. (ii) Devralan tüm sözleşmesel konuma sahip olur: Alacak, borç, yenilik doğuran haklar, opsiyonlar dahil her şey ona geçer. (iii) Sözleşme aynı kalır: İçeriği, vadesi, fer'î hükümleri değişmez; sadece taraf değişir. (iv) Fer'î haklar (kefalet, üçüncü kişi rehni): Fer'î hakların akıbeti rejimi kıyasen uygulanır; kefil/rehin verenin onayı alınmadıkça düşer. (v) Defi'ler: Devralana borca bağlı defi'ler geçer, devredene kişisel defi'ler düşer (borcun üstlenilmesinde defi'ler rejimi paralel uygulanır).
Hâkimlik Sınavı Açısından Kritik Noktalar
- Karşı tarafın onayı şarttır: Devir onaysız hüküm doğurmaz; onay sözlü, yazılı veya zımnî olabilir.
- Sözleşme bütünü geçer: Sadece alacak veya borç değil, yenilik doğuran haklar, opsiyonlar, yan yükümlülükler dahil her şey devralana geçer.
- Üç taraflı anlaşma: Devreden, devralan ve karşı tarafın anlaşması veya onayı zorunludur; iki taraflı devir geçerli değildir.
- Sözleşmeye katılmadan ayrı: Devirde eski taraf çıkar, katılmada kalır; bu ayrım hâkimlik klasiği bir tuzaktır.
- Önceden onay mümkün: Tip sözleşmelerde önceden onay verilebilir; bu durumda devralan belirlenince karşı tarafa bildirim yeterlidir.
- Kefalet ve 3. kişi rehni: Fer'î hakların akıbeti kıyasen uygulanır; kefilin yazılı onayı olmadıkça kefalet düşer.
- Defi rejimi: Borca bağlı defi'ler devralana geçer; devredene kişisel defi'ler düşer.
Pratik Uygulamalar
Sözleşmenin devri uygulamada şu durumlarda görülür: (i) Kira sözleşmesi devri: Kiracı kira sözleşmesindeki konumunu üçüncü kişiye devreder; ev sahibinin onayı gereklidir. (ii) Distribütörlük sözleşmesi devri: Yetkili satıcı, distribütörlük sözleşmesindeki konumunu başka şirkete devreder; üretici onayı gereklidir. (iii) İş sözleşmesi: İşçinin değil işverenin değişmesi söz konusudur; işyerinin devri ile birlikte iş sözleşmesi yeni işverene geçer (İK m.6 özel hüküm). (iv) Lisans sözleşmesi devri: Markanın veya patentin lisansını alan taraf, lisans hakkını başkasına devreder; lisans verenin onayı zorunludur.
Aynı Alandan Bağlantılar