Tanım
Müteselsil sorumlular arasında rücu, 6098 sayılı TBK m.62/2'de düzenlenen ve dış ilişkide mağdura zararın tamamını ödeyen müteselsil sorumlunun, iç ilişkide kendi payını aşan kısım için diğer sorumlulara başvurma hakkıdır. Hüküm aynen şöyledir: "Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle olayın sebeplerinden her biri ile ilgili olarak yüklenebilecek kusurun ağırlığı göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur."
Halefiyet İlkesi
Rücu hakkı kanuni halefiyete dayanır — ödeme yapan sorumlu, mağdurun haklarına ödediği ölçüde halef olur (TBK m.62/2 son cümle, m.127 kıyasen). Bu halefiyetin pratik sonuçları: (i) ödeyen sorumlu, mağdurun alacağına bağlı teminatlardan (rehin, kefalet) yararlanabilir, (ii) mağdurun zamanaşımı süresi devam eder ancak rücu için ayrı zamanaşımı uygulanır — Yargıtay içtihadına göre TBK m.73 uyarınca 2 yıl (öğrenmeden) ve 10 yıl (olaydan), (iii) ödeyen sorumlu mağdurun ihtarlarından ve dava aşamasındaki ispat avantajlarından yararlanır. Eren halefiyetin kanuni olduğunu, ayrıca devir işlemine gerek olmadığını vurgular.
Pay Belirlemesinde Kriterler
Yargıtay 4. HD ve 17. HD yerleşik içtihadına göre rücu payı şu kriterlerle belirlenir:
- Kusur ağırlığı — kasıt > ağır kusur > hafif ihmal sıralaması esastır.
- Sebep ağırlığı — illiyetin doğrudanlığı/yakınlığı; doğrudan sebep olan fail genelde daha fazla pay alır.
- Olayın oluşumundaki etki — bilirkişi raporlarındaki yüzdesel kusur dağılımları temel alınır.
- Sıfat farkı — azmettiren, asıl fail, yardım eden ayrımı; eksik müteselsillikte sözleşme tarafı ile haksız fiil faili karşılaştırması.
- Hâl ve şartlar — somut olayın özel koşulları (örn. ticari ilişki, yardım, sosyal sorumluluk).
Hâkim takdir yetkisini TBK m.4 ve TMK m.4 çerçevesinde kullanır; Yargıtay denetimi yalnızca takdir hakkının açıkça aşılması hâlinde işler.
Kusursuz Sorumlu - Kusurlu Sorumlu Rücuu
Özellikle eksik müteselsillikte rücu sorununun en tartışmalı görünümü, kusursuz sorumlu (örn. adam çalıştıran m.66, araç işleteni KTK m.85) ile kusurlu fail (asıl çalışan veya sürücü) arasındaki paylaşımdır. Yargıtay HGK ve 17. HD bu noktada şu yaklaşımı benimser: adam çalıştıran, mağdura ödediği tazminatı çalışanından tam olarak rücu edebilir — çünkü kendi kusurundan değil, **kanuni karine**den sorumludur. Aynı şekilde araç işleteni, ehliyetsiz/kusurlu sürücüsünden tam rücu hakkına sahiptir. Oğuzman/Öz burada hâkimin TBK m.62/2 takdir yetkisini sınırlı kullandığını, çünkü gerçek failin kusurlu olduğunu vurgular.
İç İlişkide Pay Aşmayan Talepler
Rücu hakkı yalnızca kendi payını aşan ödeme için tanınır. Yani kendi payına düşeni ödeyen sorumlu, henüz ödemediği halde diğerlerine ön rücu yapamaz. Ayrıca rücu, ifa edilen miktarla sınırlıdır — mağdura ödenen tazminat oranında talep edilebilir. Faiz, masraf ve avukatlık ücreti de ödendiği ölçüde rücu kapsamına girer (Yargıtay 4. HD).
Kritik Noktalar
- Rücu TBK m.62/2 ile düzenlenmiş kanuni halefiyet kurumudur.
- Pay paylaşımı kusur ağırlığı, sebep yoğunluğu ve hâl-şartlar kriterleriyle yapılır.
- Kusursuz sorumlu, gerçek kusurlu faile karşı tam rücu hakkına sahiptir (adam çalıştıran-çalışan, işleten-sürücü).
- Rücu yalnızca kendi payını aşan ödeme için talep edilebilir.
- Rücu zamanaşımı ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlar — Yargıtay m.73 kıyasen 2/10 yıl uygular.
- Halefiyet sayesinde ödeyen sorumlu mağdurun teminatlarından da yararlanır.
Aynı Alandan Bağlantılar