Koşulun gerçekleşmesine dürüstlüğe aykırı müdahale, TBK m.175 hükmüyle düzenlenen ve koşul rejimini dürüstlük kuralı ekseninde dengeleyen önemli bir kuraldır. Bu hüküm, erteleyici koşul veya bozucu koşul içeren bir sözleşmede tarafların koşul olayının seyrine müdahale etmesini engellemeye yönelik bir hukuki çare öngörür ve hâkimlik adaylarının olay sorularında sıklıkla karşılaştığı bir konudur.
TBK m.175 Hükmünün Lafzı ve Anlamı
TBK m.175 iki yönlü bir kural içerir: "Koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olan taraf bakımından koşul gerçekleşmiş sayılır. Koşulun gerçekleşmesinde dürüstlük kurallarına aykırı olarak yarar sağlayan taraf bakımından ise koşul gerçekleşmemiş sayılır." Hüküm, koşul çeşitleri bakımından ayrım gözetmeksizin uygulanır; ister erteleyici ister bozucu koşul olsun, müdahale eden taraf aleyhine fictio legis (kanuni varsayım) işler.
Engelleyici Müdahale ve Sonuçları
Erteleyici koşulun gerçekleşmesine engel olan taraf, kendi yararına olan koşulun ortaya çıkmasını dürüstlük kuralına aykırı şekilde önlemeye çalışırsa, hukuk düzeni bu davranışı koruma altına almaz; aksine koşul gerçekleşmiş sayılır ve edim yükümlülüğü doğar. Örneğin, "satıcı belirli bir tarihe kadar imar izni alırsa arsayı satacak" şeklinde kurulan sözleşmede, satıcının başvuruları engellemesi veya bilerek eksik dosya sunması koşulu gerçekleşmiş sayma sonucu doğurur. Bu durum muacceliyet doğurur ve borçlu temerrüdü kapısını açabilir.
Kötü Niyetle Gerçekleştirme ve Yansıması
Hükmün ikinci yüzü, koşulun gerçekleşmesinden yarar sağlamak için dürüstlüğe aykırı biçimde olayı tetikleyen tarafa ilişkindir. Bu kişi yönünden koşul gerçekleşmemiş sayılır; yani kanun, kendi haksız fiili ile koşulu kuran tarafa hakkını kullandırmaz. Bozucu koşul içeren bir sözleşmede borçlu, kendisini borcundan kurtaracak olayı kötü niyetle yaratmışsa sözleşme sona ermez ve borç ifa edilmek zorunda kalır.
Dürüstlük Kuralının Ölçütü
Müdahalenin "dürüstlüğe aykırı" sayılabilmesi için davranışın objektif olarak makul ve dürüst bir taraftan beklenmeyecek nitelikte olması gerekir. Salt menfaat çatışması yetmez; kişinin kendi yararı doğrultusunda davranması doğaldır. Ölçüt, sözleşme özgürlüğünün sınırını belirleyen TMK m.2 ile aynı çizgidedir: kötü niyet, hile, kasten engelleme veya makul olmayan davranışlar bu kapsamda değerlendirilir.
İspat yükü, dürüstlüğe aykırı müdahale iddiasında bulunan tarafa aittir; bu taraf hem müdahalenin varlığını hem de dürüstlüğe aykırılığını ispat etmelidir. Hâkimlik sorularında sıkça karşılaşılan örnekler arasında satıcının koşul olarak öngörülen ruhsatı almamak için bürokratik engeller yaratması, kiracının kira sözleşmesini sona erdirecek bozucu koşulu kasten tetiklemesi veya sigortalının prim ödemeyerek poliçe geçerliliğini düşürmeye çalışması yer alır.
Hâkimlik Sınavı Açısından Kritik Noktalar
- TBK m.175 iki yönlüdür: dürüstlüğe aykırı engelleme koşulu gerçekleşmiş, dürüstlüğe aykırı gerçekleştirme ise gerçekleşmemiş sayar. Soru kökünde "hangi sonuç doğar" sorusu çıkar.
- Hüküm, hem erteleyici koşul hem bozucu koşul bakımından uygulanır; ayrım yapmaz.
- TMK m.2 dürüstlük ilkesinin TBK koşul rejimine özel yansıması olduğu için iki düzenleme birlikte değerlendirilir.
- İspat yükü iddia eden taraftadır; salt menfaat sağlama dürüstlüğe aykırılığı tek başına kanıtlamaz.
- Müdahale kabul edildiğinde muacceliyet ve borçlu temerrüdü sonuçları doğabilir; tazminat tartışması da gündeme gelir.
Aynı Alandan Bağlantılar