Borcun iç üstlenilmesi, üçüncü kişinin (üstlenenin) borçluya karşı borcu ifa etmek veya alacaklıyı tatmin etmek yükümlülüğü altına girdiği, borçlu ile üstlenen arasındaki ön anlaşmadır. TBK m.195 hükmü, borcun üstlenilmesinin iki aşamalı yapısının ilk basamağı olan iç üstlenilmeyi düzenler. İç üstlenilme henüz alacaklıyı bağlamayan, sadece borçlu-üstlenen iç ilişkisinde hüküm doğuran bir anlaşmadır.
TBK m.195 Hükmünün Yapısı
Borçlu ve üstlenen arasında yapılan iç üstlenilme anlaşması iki temel yükümlülük doğurur: (i) Üstlenen borçluyu borçtan kurtarmak için borcu ifa etmeyi veya alacaklıdan onay almak için gayret göstermeyi taahhüt eder. (ii) Borçlu üstlenenin borcu ifa etmesi karşılığında genellikle bir karşı edim (ücret, mal devri vb.) borcu altına girer; ya da iç üstlenilme bağışlama biçiminde olabilir. İç üstlenilme yazılı şekilde yapılması zorunlu değildir; ancak ispat açısından yazılılık tavsiye edilir.
Alacaklının Konumu: Bağlanmaz
İç üstlenilme alacaklı için kural olarak hüküm doğurmaz. Alacaklı eski borçluya karşı talep haklarını sürdürür: ifa talebinde bulunabilir, dava açabilir, icra takibi başlatabilir. Üstlenen alacaklıya karşı doğrudan borçlu değildir; alacaklı üstlenenden ifa isteyemez. Bu yön, iç üstlenilmenin sözleşme dışı üçüncü kişiye etki yapmaması ilkesinin (relativitas obligationum) somut yansımasıdır. Alacaklı borcun dış üstlenilmesi gerçekleşinceye kadar eski borçluyu borçlu olarak görür.
Üstlenenin Borçluya Karşı Yükümlülüğü
Üstlenen iç üstlenilme anlaşmasıyla üç biçimde yükümlü olabilir: (i) İfayı kendisi yapmak — alacaklıya doğrudan ödeme yaparak borçluyu kurtarmak (üçüncü kişinin ifası — TBK m.83 ile ilgili), (ii) Alacaklının onayını sağlamak — dış üstlenilmenin gerçekleşmesi için gerekli onayı alma çabası göstermek, (iii) Borçluyu sorumluluktan kurtarmak — alacaklı borçludan tahsil etmeye çalışırsa borçlunun zararını tazmin etmek. Hangi yükümlülüğün geçerli olduğu iç üstlenilme anlaşmasının yorumuna bağlıdır; tipik olarak üstlenen alacaklının onayını almak için gayret gösterir, başarısız olursa ifayı kendisi yapar.
İç Üstlenilmenin Alacaklı Tarafından Talep Edilebilirliği
İç üstlenilme bir üçüncü kişi yararına sözleşme (alacaklı yararına) niteliğinde kural olarak değildir. Alacaklı iç üstlenilmeden doğrudan hak elde etmez; üstlenenden ifa talep edemez. Ancak taraflar açıkça alacaklıyı yararlandıran bir hüküm koymuşlarsa (örneğin "üstlenen alacaklıya doğrudan ödeme yapacaktır") bu istisnai olarak alacaklıya doğrudan talep hakkı verebilir; bu durumda iç üstlenilme aynı zamanda üçüncü kişi yararına sözleşme niteliği kazanır.
İfa Sonrası Durum
Üstlenen iç üstlenilme gereği alacaklıya ifa yaparsa: (i) Borç söner; alacaklı tatmin edilmiştir. (ii) Eski borçlu borçtan kurtulur; ancak iç ilişkide üstleneni tazmin etmek (anlaşma gereği) yükümlülüğü olabilir. (iii) Üstlenen alacaklının haklarına halef olabilir mi? TBK m.83 üçüncü kişinin gönüllü ifasında halefiyetin alacaklı rızasına bağlı olduğunu öngörür; ancak iç üstlenilme borçlu ile üstlenen arasındaki anlaşma olduğundan ilişki niteliği değişebilir.
Hâkimlik Sınavı Açısından Kritik Noktalar
- İç üstlenilme alacaklıyı bağlamaz: Alacaklı eski borçluya karşı taleplerini sürdürür; üstlenenden doğrudan ifa isteyemez.
- Yazılı şekil zorunlu değildir: TBK m.184 alacak devri için öngörülen yazılılık şartı borcun üstlenilmesi (iç ve dış) için kanun gereği aranmaz; ancak ispat için yazılılık tavsiye edilir.
- İki temel yükümlülük: Üstlenen ya borcu kendisi ifa eder ya da alacaklının onayını sağlamaya çalışır.
- Borcun dış üstlenilmesi için zemin: İç üstlenilme dış üstlenilmenin öncülüdür; üstlenen iç üstlenilme dayanağıyla alacaklıya başvurarak onay alma çabası gösterir.
- Üçüncü kişi yararına sözleşme niteliği değil: Kural olarak alacaklı iç üstlenilmeden doğrudan hak elde etmez; istisnai olarak taraflar açık hüküm koymuşsa kazanabilir.
- Üstlenenin halefiyeti: Üstlenen ifa yaparsa alacaklının haklarına halef olabilir, ancak halefiyet alacaklı rızasına bağlı (TBK m.83).
- Eski borçlunun korunması: Üstlenen yükümlülüğünü yerine getirmezse borçlu üstlenene karşı tazminat talep edebilir; ancak alacaklıya karşı borçluluğu devam eder.
Aynı Alandan Bağlantılar