Borçlunun defi hakları, alacağın devri sırasında borçlunun korunmasının temel mekanizmasıdır. TBK m.188 hükmü, borçlunun devirden önce devredene karşı sahip olduğu tüm defi'leri yeni alacaklıya karşı da ileri sürebileceğini öngörür. Bu kural, alacaklının iradî tasarrufu ile borçlunun durumunun ağırlaştırılamayacağı temel ilkesinin somut yansımasıdır.
TBK m.188 Hükmünün Kapsamı: Hangi Defi'ler Korunur?
Korunan defi'ler kapsamlı şekilde tanımlanır: (i) Asıl borç ilişkisinden doğan defi'ler — sözleşmenin geçersizliği, esaslı yanılma, hile, ehliyetsizlik. (ii) Borca özgü defi'ler — zamanaşımı defisi (alacağın zamanaşımına uğraması), ifa edilmiş olma defi'si, ifa imkânsızlığı defi'si, ödemezlik defisi (synallagmatik sözleşmelerde karşı edimin ifa edilmemesi). (iii) Genel defi'ler — takas defi'si, kötü niyetin ileri sürülmesi, dürüstlük kuralı (MK m.2). (iv) Yenilik doğuran haklar — fesih, dönme, iptal hakları. Borçlunun devirden önce alacaklıya karşı kazandığı tüm bu haklar yeni alacaklıya karşı da geçerlidir.
Takas Defi'sinin Özel Konumu
Takas defi'si, alacağın devrinde özel olarak ele alınan bir defidir. Borçlunun devrenden olan karşı alacağı vardı ve bu alacak devirden önce takas için elverişli hale gelmişti ise (vade, mahiyet uyumu) borçlu bu takas hakkını yeni alacaklıya karşı kullanabilir. Hatta borçlunun karşı alacağı devirden sonra muaccel hâle gelse bile, devirden önce takas için bekleyen bir alacak söz konusu ise korunabilir. Bu, alacağın devri rejiminin borçlu lehine yorumlanan kritik noktalarından biridir.
Defi'lerin İleri Sürülmesinin Zamanı
Borçlu, devirden öğrendiği andan itibaren defi'lerini öne sürebilir. Devre kadar mevcut tüm defi'ler korunur; devirden sonra doğan defi'ler yalnızca yeni alacaklıya karşı işlemiş ilişkiden kaynaklananlar olabilir (örneğin yeni alacaklı borçluya karşı vade uzatma sözleşmesi yapmışsa). Borçlu defi'lerini icra takibi başladığında, dava açıldığında veya alacaklı talebinde bulunduğunda kullanır; bazı defi'ler (zamanaşımı) hakim tarafından resen dikkate alınmaz, mutlaka borçlunun ileri sürmesi gerekir.
Defi'lerden Vazgeçme ve Sınırlamalar
Borçlu, devire bilgi sahibi olmadan veya bildirim sonrası yeni alacaklıya yapılan ifa sırasında defi'lerinden açıkça vazgeçebilir. Sözleşmesel olarak defi'lerden önceden vazgeçme genellikle geçerli sayılmaz; özellikle ahlaka aykırılık sınırına yaklaşan vazgeçmeler hükümsüzdür. Borçlu, devirden haberdar olduktan sonra yeni alacaklı ile yaptığı sözleşme sonucu defi'lerinden vazgeçmiş sayılabilir; ancak bu vazgeçme açık olmalıdır.
Hâkimlik Sınavı Açısından Kritik Noktalar
- Devir öncesi defi'ler tamamen korunur: TBK m.188 borçlunun devirden önce mevcut tüm defi'lerini yeni alacaklıya karşı kullanabileceğini öngörür.
- Takas defi'sinde özel rejim: Devirden önce takas için elverişli hale gelmiş karşı alacak, devirden sonra muaccel hâle gelse bile defi olarak ileri sürülebilir.
- Zamanaşımı defi'si resen dikkate alınmaz: Borçlu mutlaka ileri sürmelidir; aksi takdirde hakim resen uygulayamaz.
- Asıl ilişki defi'leri: Sözleşmenin geçersizliği, hile, esaslı yanılma defi'leri yeni alacaklıya karşı da geçerlidir; alacaklının iyi niyetli olması durumu değiştirmez.
- Yenilik doğuran haklar: Fesih, dönme, iptal hakkı borçlunun korunan haklarındandır; devirden önce kazanılmışsa yeni alacaklıya karşı kullanılabilir.
- Borçlunun durumu ağırlaştırılamaz: Alacaklının değişmesi borçlunun savunma araçlarını azaltamaz; bu temel ilkenin somut görünümüdür.
- Yeni alacaklı ile sonradan yapılan sözleşme: Borçlu yeni alacaklı ile bağlayıcı yeni bir sözleşme yapmışsa (vade uzatma, miktar değişikliği) o sözleşmeden doğan defi'ler ek olarak doğar.
Borcun Üstlenilmesindeki Defi Rejimi ile Mukayese
Borcun üstlenilmesinde defi'ler rejiminden kritik fark vardır: borcun üstlenilmesinde borçluya özgü kişisel defi'ler düşer (örneğin eski borçlunun alacaklıya karşı şahsi takas hakkı yeni borçluya geçmez), borca bağlı defi'ler ise korunur. Alacağın devrinde ise borçlu kendi defi'lerini koruduğu gibi devredene yönelik kişisel defi'lerini de yeni alacaklıya karşı sürdürebilir; bu yön borçlu açısından alacak devrinin daha avantajlı bir rejim olduğunu gösterir.
Aynı Alandan Bağlantılar