Bağışlama sözü verme, bağışlayanın gelecekte bir mal varlığı kazandıracağına dair taahhütte bulunduğu, borçlandırıcı nitelikteki bağışlama sözleşmesi türüdür. Türk Borçlar Kanunu m.288/2 hükmüne göre yazılı şekilde yapılması zorunludur; taşınmaz konusunda resmi şekil gerekir. Elden bağışlamadan farkı, mülkiyet geçişinin sözleşme anında değil, ifa anında gerçekleşmesidir; sözleşme ile yalnızca borç doğar.
Hukuki Niteliği
Bağışlama sözü verme, klasik anlamda bir borç sözleşmesidir:
- Borçlandırıcı işlem: Bağışlayan, ifada bulunma borcu altına girer
- Tasarrufî işlem değil: Mülkiyet sözleşme anında geçmez; ifa zorunludur
- Yazılı şekle tabi: Sözleşmenin geçerliliği için yazılı belge zorunlu
- Taşınmazda resmi şekil: Tapu memuru huzurunda düzenlenme şartı (TBK m.237 kıyasen)
- Tek tarafa borç yükler: Yalnızca bağışlayan borç altındadır
Bu yapı, satış sözleşmesinin borçlandırıcı niteliğine benzer; ancak ivazsızlık unsuru farklıdır.
Şekil Şartı
TBK m.288/2 uyarınca bağışlama sözü verme yazılı şekilde yapılmalıdır:
- Yazılı şekil zorunlu: Sözleşme bağışlayan tarafından yazılı ve imzalı olmalı; bağışlananın imzası şart değildir ancak kabulün açıklığı için tercih edilir
- Adi yazılı yeterli (taşınırda): Notere veya başka bir resmi makama gerek yok
- Resmi şekil (taşınmazda): Taşınmaz bağışlamasında tapu memuru huzurunda resmi senet zorunludur (TBK m.237 kıyasen)
- Şekle aykırılık: Sözleşme kesin hükümsüzdür; ancak ifa edilmişse şekil eksikliği iyileşir (m.288/3)
TBK m.288/3: İfanın Şekil Eksikliğini İyileştirmesi
Bu hüküm Türk hukukunun ilginç istisnalarından biridir:
"Yazılı şekle aykırı olmasına rağmen yapılan bağışlama, ifa edilmişse geçerlidir."
Bu kural:
- Şekil eksikliğini iyileştirir: Yazılı belge yokluğuna rağmen ifa gerçekleşmişse bağışlama geçerlidir
- Sebepsiz iadeye engel olur: Bağışlayan, "yazılı belge yoktu, ifa geçersiz" diyerek malı geri alamaz
- Sınırı: taşınmaz: Bu kural yalnızca taşınırlarda işler; taşınmazda resmi şekil eksikliği iyileşmez (mülkiyet tescile bağlı olduğu için)
- Doktrin tartışması: Bazı yazarlar bu hükmü "elden bağışlama"ya dönüştüren bir köprü olarak yorumlar
Sınavda kritik: yazılı şekle aykırı bağışlama vaadi kesin hükümsüz ama ifa varsa geçerli sayılır.
Bağışlananın Aynen İfa Hakkı
Bağışlayan sözünden cayar veya ifa etmezse, bağışlanan ne yapabilir?
- Aynen ifa davası: Bağışlanan, mahkemeye başvurarak bağışlamanın ifasını talep edebilir; mahkeme kararı bağışlayanın iradesi yerine geçebilir
- Tazminat: İfa imkansızsa veya bağışlayan kasıtlı engelliyorsa, olumsuz zarar tazminatı talep edilebilir
- Genel borca aykırılık hükümleri: TBK m.112 vd. hükümleri uygulanır
Ancak bağışlamanın özel niteliği gereği bazı sınırlar vardır:
- Bağışlayanın mali durumu kötüleşmişse, m.289 uyarınca ifadan kaçınma hakkı doğar
- Bağışlamadan dönme sebepleri (m.295-296) dava sırasında ileri sürülebilir
- Saklı paylı mirasçıların tenkis riski varsa bu da etkili olabilir
Bağışlayanın Mali Durumunun Kötüleşmesi (m.289)
TBK m.289 hükmü, bağışlayanın korunmasına yönelik özel bir hak verir:
"Bağışlayan, sözleşmenin yapılmasından sonra mali durumunda önemli bir kötüleşme olursa, vaad ettiği bağışlamayı ifadan kaçınabilir."
Bu hak:
- Önemli kötüleşme şartı: Sıradan mali zorluk yetmez; bağışlayanın ekonomik durumunu ciddi şekilde etkileyen bir değişiklik gerekir
- Sözleşme sonrası: Kötüleşme sözleşmenin kuruluşundan sonra gerçekleşmiş olmalı
- İfadan kaçınma: Bağışlayan, ifa borcundan kurtulur; bağışlama sözleşmesi sona erer
- Geri alma değil: Bu hak ifa öncesinde geçerlidir; ifa gerçekleşmişse bağışlananın yoksulluğa düşmesi hükmü (m.296) ayrıca uygulanabilir
Bağışlayanın Ölümü
Bağışlama sözü verme, bağışlayanın ölümüne kadar hâlâ icra edilebilir bir borçtur:
- Bağışlayan ölürse: Mirasçılar bağışlama vaadinin ifasından sorumlu olur (TBK genel kuralı)
- Saklı pay riski: Tenkis edilebilir, mirasçılar tenkis davası açabilir (TMK m.565)
- Ölmeden önce ifa edilmişse: Bağışlama tamamlanmıştır; ifa sonrası dönme sebepleri ayrıca işler
Mirasçıların sorumluluğu mirasla orantılıdır.
Hâkimlik Sınavı Açısından Kritik Noktalar
- TBK m.288/2: Yazılı şekil; taşınmazda resmi şekil zorunlu.
- Borçlandırıcı işlem: Mülkiyet sözleşme anında değil, ifa anında geçer.
- Şekil eksikliği iyileşir: TBK m.288/3 — ifa gerçekleşmişse yazılı şekil eksikliği iyileşir (taşınırda).
- Aynen ifa davası: Bağışlayan sözünden cayarsa mahkeme yoluyla ifa zorlanabilir.
- m.289 ifadan kaçınma: Bağışlayanın mali durumu önemli ölçüde kötüleşmişse ifadan kaçınılabilir.
- Tenkis riski: Saklı paylı mirasçılar tenkis davası açabilir.
- Elden bağışlamadan farkı: Borç doğurur, mülkiyet ifa anında geçer; elden bağışlamada anlık.
Aynı Alandan Bağlantılar