Yaşlıların Korunmasının Anayasal Çerçevesi
Yaşlıların korunması hakkı, 1982 Anayasası'nın 61. maddesinde "Yaşlılar, devletçe korunur. Yaşlılara devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir" hükmüyle güvence altına alınmıştır. Aynı madde engelliler, korunmaya muhtaç çocuklar ve şehit yakınları gibi korumaya muhtaç gruplarla birlikte yaşlıları da kapsadığından, Türk anayasa hukukunda yaşlılık, özel anayasal koruma gerektiren bir sosyal kategori olarak kabul edilmiştir. Bu hak, Sosyal Haklar (2. Kuşak) kategorisi içinde Sosyal Devlet ilkesinin yaşlılara yönelik tezahürüdür; devlete yalnızca pasif koruma değil, aktif yardım ve hizmet sunma yükümlülüğü getirir.
Sosyal Güvenlik ve Emeklilik Boyutu
Yaşlıların korunmasının en güçlü somutlaşması Sosyal Güvenlik Hakkı kapsamındaki emeklilik sistemidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile birleşik yapıya kavuşturulan sistem, hastalık, malullük, yaşlılık, ölüm, iş kazası ve meslek hastalığı kollarını tek çatı altında toplar; yaşlılık aylığı yaş ve prim gün sayısı kriterlerine bağlanmıştır. 2022 sayılı Kanun çerçevesinde ise 65 yaş üstü muhtaç vatandaşlara yaşlılık aylığı bağlanır; bu parasal koruma Anayasa m.61'in pozitif edim boyutunun güncel kurumsal tezahürüdür. Sistemin sürdürülebilirliği Anayasa m.65 çerçevesinde mali olanaklarla sınırlıdır.
Sağlık, Bakım ve Konut Hizmetleri
Yaşlı bireylerin sağlık hizmetlerine eşit ve erişilebilir biçimde ulaşması Anayasa m.56 (sağlık hizmetleri) ile m.61 arasındaki sistematik bağın gereğidir. Genel Sağlık Sigortası kapsamında yaşlıların sağlık hizmetlerinden yararlanması, evde sağlık hizmetleri, Huzurevleri mevzuatı çerçevesinde kamu bakım hizmetleri sunulması bu pozitif yükümlülüğün uygulama araçlarıdır. Konut Hakkı ile birlikte değerlendirildiğinde, yaşlı bireylere yönelik huzurevi ve yaşam evleri kamu politikalarının anayasal dayanağı güçlenir; Ailenin Korunması Hakkı da yaşlının aile içinde korunmasını güvence altına alır.
2010 anayasa değişikliğiyle Anayasa m.10'a eklenen "yaşlılar için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz" hükmü, yaşlılara yönelik Pozitif Ayrımcılık tedbirlerinin meşruiyetini anayasal düzeyde güvence altına almıştır. Bu sayede emekli indirimleri, ücretsiz toplu taşıma kartı, sağlık hizmetlerinde öncelik, yargılamada hızlı muhakeme gibi uygulamalar Kanun Önünde Eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. AİHM içtihadında ise yaş ayrımcılığı AİHS m.14 kapsamında özel bir inceleme konusu olup, Schwizgebel/İsviçre kararı gibi örneklerde yaşa dayalı farklı muamelenin makul bir amaç gütmesi gerektiği vurgulanır.
Yaşlıların korunması hakkı, tek başına Bireysel Başvuru konusu yapılamamakla birlikte, emeklilik aylığı hesaplama uyuşmazlıkları, sağlık hizmetlerine erişim, bakım hizmetleri gibi konular mülkiyet, özel hayat, ayrımcılık yasağı gibi doğrudan başvurulabilir temel haklar üzerinden AYM önüne gelmektedir. Yaşlı bireylerin özgür iradeye dayalı hukuki işlemleri koruma altına alan kısıtlılık kararları, yaşlı ihmal ve istismarı davaları İnsan Onuru güvencesi altında değerlendirilir.
Kritik Noktalar
- Yaşlıların korunması Anayasa m.61'de düzenlenir; "yaşlılar, devletçe korunur" hükmüyle açık bir sosyal anayasal statü verilir.
- 2010 anayasa değişikliğiyle m.10'a eklenen pozitif ayrımcılık hükmü yaşlılara yönelik koruyucu tedbirlerin meşruiyetini güvenceler.
- Sosyal Güvenlik Hakkı çerçevesinde yaşlılık aylığı (5510 sk), 2022 sayılı Kanun aylığı ve sağlık hizmetleri devletin pozitif edimlerinin güncel araçlarıdır.
- Yaşlı istismarı ve ihmali İnsan Onuru ihlali olarak değerlendirilir; koruma tedbirleri 6284 sayılı Kanun kapsamına da girer.
- Emeklilik sisteminin sürdürülebilirliği Anayasa m.65 çerçevesinde mali olanaklarla sınırlıdır.
- Yaşlı bireylere yönelik ücretsiz toplu taşıma, öncelikli sağlık hizmeti gibi uygulamalar Kanun Önünde Eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.