Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Nedir?
Tanım
İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi, ayrımcılığın önlenmesi amacıyla kurulmuş bağımsız idari otoritedir. Bireysel başvuruları inceleme ve re'sen araştırma yapma yetkisine sahiptir.
İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi, ayrımcılığın önlenmesi amacıyla kurulmuş bağımsız idari otoritedir. Bireysel başvuruları inceleme ve re'sen araştırma yapma yetkisine sahiptir.
Kanun Önünde Eşitlik
Herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olması ilkesidir (AY m.10). Devlet bu eşitliği fiilen sağlamakla yükümlüdür.
Ombudsman (Kamu Denetçiliği Kurumu)
İdarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceleyerek idareye önerilerde bulunan bağımsız anayasal kuruluştur (AY m.74). TBMM Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösterir.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), insan haklarının korunması ve geliştirilmesi ile ayrımcılık yasağının etkin biçimde uygulanmasını sağlamak amacıyla kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip bağımsız bir kurumdur. 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu ile 2016 yılında faaliyete geçen TİHEK, ulusal insan hakları kurumu ve ulusal eşitlik kurumu olarak çifte işlev üstlenmektedir.
TİHEK'in kurulması, Birleşmiş Milletler Paris İlkeleri doğrultusunda ulusal insan hakları kurumlarının oluşturulması yükümlülüğüne dayanmaktadır. AY m.10'da güvence altına alınan eşitlik ilkesi ve AY m.17 vd. maddelerinde düzenlenen temel haklar, TİHEK'in anayasal temelini oluşturmaktadır. Kurum, idari ve mali özerkliğe sahip olup herhangi bir bakanlığa bağlı değildir.
TİHEK'in başlıca görevleri şunlardır: insan haklarının korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak, ayrımcılık yasağı ihlallerine ilişkin başvuruları incelemek, kamu kurum ve kuruluşlarına insan hakları alanında görüş ve önerilerde bulunmak, ulusal önleme mekanizması olarak işkence ve kötü muameleyi önleme görevi üstlenmek.
Kurum, ayrımcılık yasağı kapsamında cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hâl, sağlık durumu, engellilik ve yaş gibi temellerle yapılan ayrımcılıkla mücadele eder. Bu kapsam, AY m.10'daki eşitlik ilkesinin somutlaştırılmasıdır.
TİHEK ayrıca ulusal önleme mekanizması sıfatıyla, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin tutulduğu yerleri ziyaret etme, bu yerlerdeki koşulları inceleme ve iyileştirme önerilerinde bulunma yetkisine sahiptir. Bu yetki, İşkencenin Önlenmesine Dair BM Seçmeli Protokolü (OPCAT) kapsamında üstlenilen uluslararası yükümlülüğün yansımasıdır.
TİHEK'e başvuru, ayrımcılık yasağı ihlalinden zarar gördüğünü iddia eden herkes tarafından yapılabilir. Başvurular yazılı olarak, elektronik ortamda veya şahsen yapılabilir. Başvuru ücretsizdir ve herhangi bir harca tabi değildir. Başvuru sahiplerinin öncelikle ihlali gerçekleştirdiği iddia edilen kurum veya kuruluşa başvurmaları ve 30 gün içinde yanıt alamamaları ya da aldıkları yanıtın yeterli bulmamaları halinde TİHEK'e başvurabilmeleri öngörülmüştür.
Kurum, başvuruyu inceleme sürecinde tarafların görüşlerini alır, gerekli belge ve bilgileri toplar. İnceleme sonucunda ihlal tespit edilirse Kurum, ihlali gerçekleştirene uyarıda bulunabilir veya idari para cezası uygulayabilir. Ayrımcılık yasağını ihlal edenlere 6701 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verilebilir. Bu cezalar, ihlallerin caydırıcılığını sağlamaya yönelik önemli bir yaptırım aracıdır.
TİHEK, Kurul ve Başkanlık olmak üzere iki ana organdan oluşur. Kurul, biri başkan ve biri ikinci başkan olmak üzere toplam on bir üyeden meydana gelir. Üyeler farklı organlar tarafından seçilir: Cumhurbaşkanı, TBMM ve Bakanlar Kurulu tarafından atanır. Üyelerin görev süresi dört yıldır ve bir kez yeniden seçilebilirler.
Kurumun bağımsızlığı, etkin biçimde görev yapabilmesi açısından hayati öneme sahiptir. BM Paris İlkeleri, ulusal insan hakları kurumlarının yapısal ve işlevsel bağımsızlığını zorunlu kılmaktadır. TİHEK'in idari ve mali özerkliği kanunla güvence altına alınmış olsa da uygulamada kurumun bağımsızlık düzeyine ilişkin tartışmalar sürmektedir.