Siyasi Partilerin Anayasal Konumu
Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda özel bir konuma sahiptir. AY m.68 ve m.69, siyasi partilerin kuruluşunu, faaliyetlerini ve hukuki statülerini düzenleyen temel anayasal çerçeveyi oluşturur. Siyasi partiler, vatandaşların siyasi iradesini örgütlü biçimde temsil eden, iktidarın el değiştirmesini barışçıl yollarla sağlayan ve toplumsal talepleri siyasi karar alma süreçlerine taşıyan kuruluşlardır.
Anayasa'nın 68. maddesi, siyasi partilerin demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu açıkça ifade eder. Bu düzenleme, siyasi partilere anayasal düzeyde güvence sağlamakta ve onları basit derneklerden farklı bir hukuki statüye kavuşturmaktadır. Önceden izin almaksızın kurulabilen siyasi partiler, Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.
Kuruluş ve Üyelik Esasları
Siyasi partiler, önceden izin almadan kurulur ve Anayasa ile kanun hükükleri içinde faaliyetlerini sürdürür. On sekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı siyasi partilere üye olabilir. Ancak Anayasa bazı kişilerin parti üyeliğini yasaklamıştır: yükseköğretim öncesi öğrenciler, yükseköğretim elemanları ve öğrencileri (kanunla düzenlenen esaslar çerçevesinde), kamu hizmetlerinde görevli memurlar ve işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ile Silahlı Kuvvetler mensupları siyasi partilere üye olamazlar.
Siyasi partilerin tüzük ve programları ile faaliyetleri, devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz. Sınıf veya zümre diktatörlüğünü savunamaz ve destekleyemezler. Bu ilkeler, siyasi partilerin faaliyet sınırlarını belirleyen temel anayasal güvencelerdir.
Siyasi Partilerin İşlevleri ve Demokratik Önemi
Siyasi partiler, çoğulcu demokrasinin temel yapı taşlarıdır ve birçok kritik işlevi yerine getirirler. İlk olarak, toplumsal talepleri bir araya getirerek siyasi programa dönüştürme işlevi görürler (talep toplama ve birleştirme). İkinci olarak, seçimler aracılığıyla iktidarın barışçıl yollarla el değiştirmesini sağlarlar. Üçüncü olarak, vatandaşları siyasi süreçlere katılmaya teşvik ederek siyasi toplumsallaşmaya katkıda bulunurlar. Son olarak, iktidarı denetleme ve muhalefet işlevi ile demokratik denge ve denetim mekanizmasına hizmet ederler.
Anayasa Mahkemesi içtihatlarında da siyasi partilerin demokratik düzen için taşıdığı öneme sıklıkla vurgu yapılmış, partilerin siyasi çoğulculuğun ve katılımcı demokrasinin ayrılmaz parçaları olduğu kabul edilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de benzer şekilde siyasi partileri demokrasinin düzgün işleyişi için zorunlu örgütlenme biçimleri olarak değerlendirmektedir.
Devlet Yardımı ve Denetim
AY m.68/son uyarınca siyasi partilere yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapılması anayasal bir ilke olarak benimsenmiştir. Bu yardım, partilerin bağımsız ve etkin biçimde faaliyetlerini sürdürebilmeleri açısından büyük önem taşır. Siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesi tarafından yapılır ve partiler Anayasa'da belirlenen sınırlar dahilinde faaliyet göstermekle yükümlüdür.