Temel Hakların Durdurulmasının Anayasal Çerçevesi
Olağanüstü hallerde temel hakların kullanılmasının durdurulması, AY m.15'te düzenlenmiş olan ve olağanüstü koşullarda devletin temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını geçici olarak askıya alma yetkisini ifade eden anayasal bir mekanizmadır. Bu düzenleme, olağanüstü hallerin olağan hukuk düzeniyle yönetilemeyeceği gerçeğinden hareketle, devlete olağanüstü tedbirler alma imkanı tanır.
AY m.15/1'e göre savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Durdurmanın Koşulları
Olağanüstü Hal, Savaş veya Seferberlik Hali
Temel hakların kullanılmasının durdurulabilmesi için öncelikle olağanüstü hal, savaş veya seferberlik halinin ilan edilmiş olması gerekir. Olağan dönemde temel hakların kullanılmasının durdurulması mümkün değildir. Bu koşul, durdurma yetkisinin istisnai niteliğini vurgular.
Ölçülülük İlkesi
AY m.15, durdurma tedbirlerinin "durumun gerektirdiği ölçüde" olmasını şart koşar. Bu ifade, ölçülülük ilkesinin olağanüstü dönemlerde de geçerli olduğunu gösterir. Alınan tedbirler, olağanüstü halin gerektirdiği ölçüyü aşamaz. Orantılılık, elverişlilik ve gereklilik alt ilkeleri bu bağlamda da uygulanır.
Milletlerarası Hukuk Yükümlülükleri
Temel hakların durdurulması, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırı olamaz. Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) m.15, olağanüstü hallerde dahi bazı haklardan sapma yapılamayacağını düzenlemiştir. Bu nedenle ulusal düzeyde alınan tedbirler, uluslararası insan hakları hukukuyla uyumlu olmak zorundadır.
Çekirdek Haklar (Dokunulmaz Haklar)
Mutlak Güvence Altındaki Haklar
AY m.15/2, olağanüstü hallerde dahi dokunulamayacak çekirdek hakları belirler. Bu haklar şunlardır:
- Yaşam hakkının özü (savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler hariç)
- Maddi ve manevi varlığın bütünlüğüne dokunulamaz (işkence ve insanlık dışı muamele yasağı)
- Kimsenin din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaması ve bunlardan dolayı suçlanamaması
- Suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi
- Masumiyet karinesi (suçluluğu mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar suçsuz sayılma)
Çekirdek Hakların Önemi
Çekirdek haklar, insan onurunun korunmasına yönelik en temel güvencelerdir. Bu haklar, hiçbir olağanüstü durumda, hiçbir gerekçeyle durdurulup askıya alınamaz. Uluslararası insan hakları hukukunda da benzer düzenlemeler mevcuttur; AİHS m.15/2 ve BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m.4/2 çekirdek hakları güvence altına alır.
Durdurmanın Hukuki Sonuçları
Temel hakların kullanılmasının durdurulması, hakların ortadan kaldırılması anlamına gelmez. Durdurma geçici bir tedbirdir ve olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte temel haklar otomatik olarak tam kapsamıyla yeniden kullanılabilir hale gelir. Durdurma döneminde alınan tedbirlerin hukuka uygunluğu, olağanüstü halin sona ermesinden sonra yargısal denetime tabi tutulabilir.
Durdurma, kısmen veya tamamen yapılabilir. Kısmi durdurma, belirli hakların belirli yönlerinin askıya alınmasıdır. Tam durdurma ise bir hakkın kullanılmasının tamamen askıya alınmasıdır. Her iki durumda da ölçülülük ilkesine uyulması zorunludur.