Kavramın Kapsamı
Kanunların anayasaya uygunluğu denetimi, yasama organının çıkardığı kanunların anayasa normlarına uygun olup olmadığının yargısal yollarla incelenmesini ifade eden genel bir anayasa hukuku kavramıdır. Bu denetim, anayasanın üstünlüğü ve normlar hiyerarşisi ilkelerinin doğal sonucu olup anayasanın devlet organları tarafından ihlal edilmesini önlemeye yönelik en etkili güvence mekanizmasıdır.
Kanunların anayasaya uygunluğu denetimi, tarihsel olarak iki temel modelde gelişmiştir: Amerikan modeli (yaygın denetim) ve Kıta Avrupası modeli (merkezî denetim). Türkiye, Kıta Avrupası modelini benimsemiş olup denetim yetkisi münhasıran Anayasa Mahkemesi'ne aittir. Bu modelde genel mahkemeler, anayasaya aykırı buldukları bir kanunu uygulamaktan kaçınamaz; yalnızca konuyu AYM'ye taşıyabilirler.
1982 Anayasası döneminde bu denetim üç temel yolla gerçekleştirilmektedir: soyut norm denetimi (iptal davası), somut norm denetimi (itiraz yolu) ve 2010 değişikliğiyle eklenen bireysel başvuru. Her bir yol, farklı başvuru koşulları ve usulleri içermektedir.
Anayasal Dayanak
Kanunların anayasaya uygunluğu denetiminin anayasal temelleri şu hükümlerden oluşmaktadır:
- AY m.11: "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." Bu hüküm, denetimin felsefi temelini oluşturur.
- AY m.148: AYM'nin görev ve yetki alanını belirler. Kanunların, CBK'ların ve İçtüzüğün şekil ve esas yönünden anayasaya uygunluk denetimini kapsar.
- AY m.150: Soyut norm denetiminde iptal davası açma yetkisine sahip organları sayar.
- AY m.151: İptal davası süresini düzenler (altmış gün).
- AY m.152: Somut norm denetiminin (itiraz yolu) usulünü düzenler.
- AY m.153: AYM kararlarının niteliğini belirler; kesinlik, bağlayıcılık ve geriye yürümezlik ilkeleri bu maddede yer alır.
- AY m.148/3: Bireysel başvuruyu düzenler (2010 değişikliği ile eklenen fıkra).
Denetim Yolları ve Türleri
Anayasaya uygunluk denetimi çeşitli açılardan sınıflandırılabilir:
Zamana Göre Denetim
- Önleyici (a priori) denetim: Normun yürürlüğe girmesinden önce yapılan denetim. Türk hukukunda genel bir önleyici denetim mekanizması yoktur. Ancak Cumhurbaşkanının kanunları bir kere daha görüşülmek üzere TBMM'ye geri göndermesi (AY m.89), dolaylı bir önleyici denetim işlevi görmektedir.
- Düzeltici (a posteriori) denetim: Normun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan denetim. Türk sisteminde asıl denetim bu türdür (iptal davası ve itiraz yolu).
Başvuruya Göre Denetim
- Soyut norm denetimi (iptal davası): Somut bir uyuşmazlık aranmaksızın, AY m.150'de sayılan organlar tarafından açılır.
- Somut norm denetimi (itiraz yolu): Görülmekte olan bir davada uygulanacak normun anayasaya aykırılığı konusunda mahkeme tarafından AYM'ye başvurulur.
Kapsama Göre Denetim
- Şekil denetimi: Normun yapılış sürecindeki usul kurallarına uyulup uyulmadığının denetimi.
- Esas denetimi: Normun içerik olarak anayasa hükümlerine uygunluğunun denetimi.
Anayasa Mahkemesi Kararlarında Denetim İlkeleri
AYM, anayasaya uygunluk denetiminde çeşitli temel ilkeleri esas almaktadır:
- Ölçülülük ilkesi: Temel hakları sınırlayan kanun hükümlerinde elverişlilik, gereklilik ve orantılılık alt ilkeleri bakımından denetim yapılır.
- Hukuki belirlilik ilkesi: Kanun hükümlerinin açık, anlaşılır ve öngörülebilir olması gerekir.
- Eşitlik ilkesi: Aynı durumda olanlara farklı, farklı durumda olanlara aynı muamele yapılmaması denetlenir (AY m.10).
- Hukuk devleti ilkesi: Kanunların hukuk devleti gereklerine uygunluğu değerlendirilir (AY m.2).
- Yerindelik denetimine girmeme: AYM, yasama organının takdir yetkisini ikame edemez; yalnızca anayasaya aykırılığı tespit eder.
Sınav İçin Önemli Noktalar
- Türkiye'de merkezî denetim modeli geçerlidir; genel mahkemeler kanunları anayasaya aykırı bulsa bile doğrudan uygulamaktan kaçınamaz.
- İptal davası şekil ve esas, itiraz yolu ise yalnızca esas yönünden denetim imkânı sunar.
- Anayasa değişiklikleri yalnızca şekil yönünden denetlenebilir (AY m.148/1).
- Milletlerarası andlaşmalar (AY m.90/son) anayasaya uygunluk denetimine tabi tutulamaz.
- İnkılap kanunları (AY m.174) hakkında da anayasaya aykırılık iddiası ileri sürülemez.
- İptal kararları geriye yürümez; ancak AYM, ceza hukuku alanında bireysel başvuru yoluyla farklı sonuçlara ulaşabilir.
- AYM, iptal kararının yürürlüğünü en fazla bir yıl erteleyebilir.
- Kanunların şekil denetimi yalnızca son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı ile sınırlıdır.