Kanuni Sınırlama İlkesi, temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasının yalnızca Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından çıkarılan kanunla mümkün olabileceğini öngören anayasal güvencedir. 1982 Anayasası m.13'ün birinci cümlesinde "temel hak ve hürriyetler özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir" biçiminde düzenlenmiştir. Hâkimlik sınavında temel hak sınırlama testinin ilk aşaması olarak test edilir.
Anayasal Dayanak: 1982 AY m.13
Madde Metninin Yapısı
Madde şu altı unsuru içerir:
- Temel hak ve hürriyetler sınırlanabilir
- Ancak hakkın özüne dokunulamaz
- Sınırlama sadece Anayasa'da belirtilen sebeplere dayanabilir
- Sınırlama ancak kanunla yapılabilir
- Sınırlama Anayasa'nın sözüne ve ruhuna aykırı olamaz
- Demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz
Bu altılı çerçeve içinde "ancak kanunla" ifadesi kanuni sınırlama ilkesinin kurucu normudur.
Karşılıklı Bağlantı ile Sınırlama Rejimi
Anayasa'daki temel haklar için özel sınırlama sebepleri ilgili maddesinde sayılmıştır (ör. m.26/2 ifade özgürlüğü sınırlama sebepleri). M.13'teki kanunilik, bu özel sebeplerin kanunla somutlaştırılmasını zorunlu kılar. Temel hak ve özgürlükler ancak özel ve genel şartlar birlikte varsa sınırlanabilir.
Kanunilik İlkesinin Üç Unsuru
Yasama Tarafından Çıkarılmış Kanun
Sınırlama aracı, TBMM'nin yasama yetkisi çerçevesinde çıkardığı kanun olmalıdır. İdari işlem, yönetmelik, tebliğ veya yargı kararı ile sınırlama yapılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, AY m.104'te CBK konu bakımından sınırı gereği temel hakları düzenleyemez.
Genel, Belirli ve Öngörülebilir
Sınırlayıcı kanun genel nitelikte olmalı; kişi veya olay özel kanunları yoluyla hak sınırlaması yapılmamalıdır. Kanun yeterince belirli ve öngörülebilir olmalı; birey hangi durumda hakkın sınırlandığını bilebilmelidir. Bu şart AİHM'nin "öngörülebilirlik" (foreseeability) standardı ile örtüşür.
Yürütmeye Genel Yetki Devri Yasağı
Yasama, hakkın sınırlama çerçevesini bizzat çizmeli; kanun içeriğini tamamen yürütmeye bırakmamalıdır. Bu yasak yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin somut uzantısıdır. Yürütme yalnızca kanundaki temel çerçeve içinde uygulayıcı düzenleme yapabilir.
AYM İçtihadında Kanuni Sınırlama
AYM birçok iptal kararında kanuni sınırlama ilkesini esas almıştır:
- Yönetmelikle sınırlama yapılmasının iptali
- Kanunun çerçeveyi çizmeyip tamamen yürütmeye bıraktığı hallerde iptal
- "Tebliğ ile düzenlenir" biçimindeki atıfların iptali
AYM bireysel başvuru içtihadında da kanuni dayanağı olmayan sınırlamalar sistematik olarak ihlal sayılmıştır.
Testin İlk Aşaması
Kanuni sınırlama ilkesi, temel hak sınırlama testinin birinci aşamasıdır. Sınırlama kanuni dayanağa sahip değilse diğer aşamalar (meşru amaç, demokratik toplum düzeni, orantılılık) incelenmez; sınırlama anayasaya aykırı sayılır.
Kritik Noktalar
- Kanuni sınırlama ilkesi 1982 AY m.13'te "ancak kanunla sınırlanabilir" ifadesiyle güvence altına alınmıştır.
- İdari işlem, yönetmelik, tebliğ veya yargı kararıyla temel hak sınırlanamaz.
- Sınırlayıcı kanun genel, belirli ve öngörülebilir olmalıdır.
- Yürütmeye genel yetki devri yasağı ilkenin doğal sonucudur.
- Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile temel haklar sınırlanamaz (AY m.104).
- İlke temel hak sınırlama testinin ilk aşamasıdır; kanuni dayanak yoksa diğer aşamalar incelenmez.