İkincilik İlkesi (subsidiarity), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) koruma sistemindeki kurumsal konumunu tanımlayan temel ilkedir. İlkeye göre AİHM, taraf devletlere göre ikincil ve tamamlayıcı bir denetim organıdır; hak ve özgürlüklerin birincil koruma sorumluluğu ulusal makamlarda kalır. Hâkimlik sınavında AİHS yapısal temel ilkesi olarak test edilir ve iç hukuk yolu tüketme kuralı, takdir marjı, pilot karar usulü gibi birçok kavramla bağlantılıdır.
İlkenin Anayasal Statü Kazanması: 15. Protokol (2013)
İkincilik ilkesi, 15. Protokol'ün 2013 yılında kabul edilmesi ve 2021'de yürürlüğe girmesiyle AİHS Önsözü'ne eklendi. Eklenen paragraf, taraf devletlerin Sözleşme haklarının korunmasında birincil sorumluluk taşıdıklarını ve AİHM'nin buna tamamlayıcı bir denetim sunduğunu ifade eder.
Brighton Bildirgesi (2012)
Protokolün hazırlık aşamasında Brighton Bildirgesi, AİHM'nin iş yükü krizi ve taraf devletlerle dengeli ilişki kurma ihtiyacını gerekçelendirdi. İkincilik ilkesi bu dengenin kuramsal dayanağı olarak öne çıktı.
İlkenin Pratik Uzantıları
İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi
AİHS m.35/1 uyarınca bireysel başvuru için önce iç hukuk yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu kural ikincilik ilkesinin birinci derecede uzantısıdır; taraf devletlere hak ihlalini önce kendi iç yapıları içinde düzeltme fırsatı verilir. Türkiye'de bu çerçevede AYM bireysel başvuru yolunun kurulması öngörülmüştür.
Takdir marjı, ikincilik ilkesinin uygulamaya somutlanmış biçimidir. AİHM, ulusal makamların yerel koşulları daha iyi değerlendirebileceği varsayımına dayanarak devletlere belirli bir değerlendirme alanı tanır.
AİHM'nin sistemsel sorunları çözmek için geliştirdiği pilot karar usulü, ikincilik ilkesinin ters yönüdür: AİHM sorunu tespit ve devlete çözüm için belirli süre tanıyarak birincil koruma organı olan ulusal makamlara inisiyatif bırakır.
Dördüncü Derece Mahkeme Olmama
AİHM, bireysel başvuruda bir "dördüncü derece mahkeme" olarak çalışmaz. İç hukukta somut dava kurgusuna, olayların değerlendirmesine veya kanıtın takdirine karışmaz; yalnızca Sözleşme haklarının ihlal edilip edilmediğine bakar. Bu sınır, ikincilik ilkesinin somut bir ifadesidir.
Türkiye Bakımından İkincillik
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru mekanizması 2012'de yürürlüğe girdikten sonra AİHM, Hasan Uzun v. Türkiye (2013) kararıyla bu yolu etkili iç hukuk yolu olarak kabul etti. Bu kabul ikincilik ilkesinin Türkiye lehine uygulanmasıdır: AİHM'den önce AYM'ye başvuru zorunluluğu doğdu. Bu yapı aynı zamanda etkililik ilkesi ile birlikte okunmalıdır; iç hukuk yolunun etkin olması şartı getirir.
İlkenin Eleştirileri
İkincilik ilkesi, bir yandan ulusal koruma kapasitesinin güçlendirilmesini teşvik ederken bir yandan AİHM'nin koruma standartlarını aşağı çekme aracı olarak kullanılabileceği eleştirisine muhatap olmuştur. Özellikle takdir marjının aşırı geniş tutulmasının ikincilik gerekçesiyle meşrulaştırılması, hakların koruma seviyesini düşürme potansiyeli taşır.
Kritik Noktalar
- İkincilik ilkesi, AİHM'nin taraf devletlere göre ikincil denetim organı olduğu ilkesidir.
- İlke 15. Protokol (2013/2021) ile AİHS Önsözü'ne eklenmiştir.
- İç hukuk yollarının tüketilmesi kuralı, takdir marjı doktrini, pilot karar usulü ilkenin pratik uzantılarıdır.
- AİHM dördüncü derece mahkeme olarak çalışmaz; iç hukukun uygulanmasına doğrudan müdahale etmez.
- AYM bireysel başvuru mekanizması Türkiye'de ikincilik ilkesinin somut uzantısıdır.
- İlke etkililik ilkesi ile birlikte okunur: İkincil olan yolun etkin olması gerekir.