Anayasaya Aykırılık İtirazı Nedir?
Tanım
Bir davada uygulanacak normun anayasaya aykırı olduğu iddiasının taraflar veya mahkeme tarafından ileri sürülerek Anayasa Mahkemesine taşınmasıdır (AY m.152). Somut norm denetiminin işleyiş biçimidir.
Bir davada uygulanacak normun anayasaya aykırı olduğu iddiasının taraflar veya mahkeme tarafından ileri sürülerek Anayasa Mahkemesine taşınmasıdır (AY m.152). Somut norm denetiminin işleyiş biçimidir.
Anayasaya aykırılık itirazı, bir davada uygulanacak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla mahkemenin bu hükmü Anayasa Mahkemesi'ne taşıması mekanizmasıdır. AY m.152'de düzenlenen bu yol, somut norm denetimi (concrete judicial review) olarak adlandırılır ve bireysel davaların anayasallık denetimine köprü oluşturmasını sağlar.
Somut norm denetimi, soyut norm denetiminden (iptal davası) farklı olarak belirli bir davaya bağlı olarak işler. İptal davasında (AY m.150) Cumhurbaşkanı, belirli sayıdaki milletvekili veya iktidar/muhalefet partisi grupları doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilirken, itiraz yolunda başvuru hakkı yalnızca davayı gören mahkemeye aittir.
Bu mekanizma, anayasanın üstünlüğü ilkesinin somut biçimde uygulanmasını sağlar. Mahkemeler, Anayasaya aykırı gördükleri normları uygulama zorunluluğundan bu yolla kurtulur ve anayasal düzenin korunmasına katkıda bulunur.
İtiraz yoluna başvurulabilmesi için öncelikle bir mahkemede görülmekte olan bir dava bulunmalıdır. Soyut bir anayasallık değerlendirmesi yapılamaz; itiraz mutlaka somut bir uyuşmazlık bağlamında gündeme gelmelidir. Dava, herhangi bir yargı kolunda (adli, idari, askeri) görülebilir; hukuk davası, ceza davası veya idari dava olabilir.
Anayasaya aykırılığı ileri sürülen norm, davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmü olmalıdır. "Uygulanacak hüküm" ifadesi dar yorumlanmaktadır: mahkeme, söz konusu normu davayı çözerken doğrudan uygulayacak olmalıdır. Dolaylı olarak ilişkili normlar hakkında itiraz yoluna başvurulamaz.
AY m.152'ye göre itiraz iki şekilde gündeme gelir: davada taraflardan birinin ileri sürdüğü anayasaya aykırılık iddiasının mahkemece ciddi bulunması veya mahkemenin re'sen (kendiliğinden) anayasaya aykırılık kanısına varması. Her iki durumda da mahkeme, itirazı Anayasa Mahkemesi'ne götürme kararı verir.
Tarafların ileri sürdüğü aykırılık iddiasını ciddi bulmayan mahkeme, bu iddiayı reddeder ve davaya devam eder. Ancak ret kararı temyiz yoluyla üst mahkemede ileri sürülebilir. Mahkemenin ciddilik değerlendirmesi, itirazın Anayasa Mahkemesi'ne ulaşmasında filtre işlevi görmektedir.
İtiraz başvurusu Anayasa Mahkemesi'ne ulaştığında, öncelikle başvurunun kabul edilebilirlik koşullarını taşıyıp taşımadığı incelenir. Kabul edilebilirlik aşamasında uygulanacak norm koşulu, başvurunun süresi ve biçimsel şartlar değerlendirilir.
AY m.152/3 uyarınca Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse, mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak Anayasa Mahkemesi kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.
Anayasa Mahkemesi itirazı incelerken, yalnızca itiraz konusu hükmün anayasallığını değerlendirir. Mahkeme, itirazı yerinde bulursa ilgili hükmün iptaline karar verir. İptal kararları geriye yürümez; kural olarak Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. Ancak Anayasa Mahkemesi, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yıla kadar erteleyebilir (AY m.153).
İptal davası (soyut norm denetimi) ile itiraz yolu (somut norm denetimi) arasında önemli farklar bulunmaktadır. İptal davasında belirli anayasal organlar doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurur ve normun yayımından itibaren belirli bir süre içinde dava açılması gerekir (kanunlar için 60 gün, kararnameler için 60 gün). İtiraz yolunda ise süre sınırı yoktur; bir kanun yürürlüğe girdikten yıllar sonra bile somut bir davada itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne taşınabilir.
İptal davasında davacılar sınırlı sayıdadır (Cumhurbaşkanı, TBMM üye tamsayısının en az 1/5'i oranında milletvekili, en çok üyeye sahip iki parti grubu). İtiraz yolunda ise her mahkeme başvuru hakkına sahiptir. Bu özellik, itiraz yolunu daha geniş erişimli bir anayasallık denetim aracı haline getirir.